18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Altın155,771
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1428
  • İstanbul11 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya8 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır7 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli16 °C
  • Şanlıurfa9 °C
  • Gaziantep8 °C
  • İçel15 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yeni anayasa ülke için bir şans
Yeni anayasa ülke için bir şans
17 Ağustos 2011 09:24
Anamuhalefet partisinin ikinci adamı Gürsel Tekin, 31 yıl sonra Türkiye'ye dönen Kemal Burkay'dan andıç davasına, yeni anayasadan CHP'deki değişime kadar pek çok konuda Zaman'a önemli açıklamalarda bulundu.

Tekin, yeni anayasa konusunda toplumda oluşan mutabakatı 'ülke için bir şans' olarak değerlendirdi. Trenin bu kez kaçırılmaması gerektiğini belirten Tekin, kemikleşmiş sorunların ancak yeni ve sivil bir anayasa ile çözüme kavuşabileceğinin altını çizdi. Tekin, "Yaşım 50'ye dayandı. Doğdum Kürt sorunu, Alevî sorunu, türban sorunu vardı. Öleceğiz bu sorunlarla. Yeni bir anayasayla kurtuluruz. Ancak yeni anayasanın AKP ve CHP mutfağında pişmemesi lazım. Türkiye anayasası yapılmalı." dedi. Kürt aydın ve siyasetçi Kemal Burkay'ın ülkesine dönüşünü çok olumlu bulan Tekin, silahı, şiddeti reddeden bütün aydınların gelmesi için yasal engellerin kaldırılmasını istedi.

Kemal Burkay'ın dönüşünün duygusal yönüne dikkat çeken Tekin, "Türkiye'mi, İstanbul'umu, Diyarbakır'ımı görmek istiyorum, diyen bu ülkemin çocuklarının hepsinin bu ülkede olması lazım. Türkiye ne kazandı Burkay gitti diye? Çok şey kaybetti. 25 yıldır bu ülkenin çocukları Kemal Burkay'ın yazdığı şiiri dinliyor. Hiç kimse bilmez bunun dehası kaynağı kimdir. Belki Kemal Burkay daha fazlasını üretebilirdi." diye konuştu.

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) öncesinde komuta kademesinin emekliye ayrılmasının ardından 'deprem' beklentisine girmenin yanlış olduğuna işaret eden Tekin, meselenin çok lüzumsuz bir şekilde tartışıldığını kaydetti.

Gelinen noktanın askerin de iktidarın da memnun olacağı bir konsensüs olduğuna inandığını dile getirdi. Tekin, YAŞ'taki oturma düzeninin ise bir anlam ifade etmediğini öne sürerek, "Şekle takılmamak lazım. Bu şekilcilik Türklere mahsustur." görüşünü dile getirdi.

ANDIÇ DAVASI CİDDİye ALINMAYACAK GİBİ DEĞİL

Son günlerin en önemli gündem maddelerinden biri hükümeti yıpratmak amacıyla Genelkurmay tarafından kurulan 'kara propaganda' siteleriyle ilgili dava. 'İnternet andıcı' olarak bilinen davanın ciddiye alınması gerektiğini belirten Tekin, andıcı hazırlayan askerlerin itiraflarını, "Suçu itiraf etmek erdemli bir şeydir." ifadesiyle yorumlarken, davanın bir an önce sonuca bağlanması gerektiğini vurguladı: "Ciddiye alınmayacak bir iş değildir. Önemli olan ivedilikle andıç davasının sonuca bağlanması lazım. İtiraflar belli. Sonuca ivedilikle bağlansın. Yoksa ciddiyetini kaybeder. Bu olayı Sayın Genel Başkanımız seçimden önce birkaç kez sordu 'Madem sana bağlı bir kurum. Niye orada?' diye. Sayın Başbakan ciddiye almamıştı. Bu andıç işini hükümet işini ciddiye almış değillerdir. Şimdi kaldırıldı ve doğrusu da oldu."

Ergenekon'da birçok bildik isim var, bunları savunacak durumda olabilir miyiz?

CHP'nin Ergenekon davasındaki tavrına da değinen Tekin, baştan beri yargılama sistemine karşı çıktıklarını savundu.

Tekin bu konuda şu görüşü dile getirdi: "Biz çeteyi, yolsuzluklara mafyaya ve faili meçhul cinayetlere bulaşmış insanları savunacak durumda değiliz. Yargılama sürecinde bir sürü bildik isimler var. Bunları savunabilecek durumda olabilir miyiz? Bizim hassasiyetimiz yargılama sisteminin doğru olmadığını düşünüyoruz. İkincisi yazar-çizer, düşünür ve şu anda milletvekili olan kişilerin yargılama süreci içinde olmaması gerekir düşüncesi içindeyiz. Doğrudur yanlıştır ama yargı ivedilikle karar verirse hepimizin vicdanı rahatlayacak."

Ramazan ayıyla ilgili duygularını da aktaran Gürsel Tekin, kutsal ayın her Müslüman evladı gibi kendisi için de önemli şeyler ifade ettiğini söyledi. Şehit cenazelerine üzüldüğünü kaydeden Tekin, Ramazan'ın kavgaların, kan dökmelerin sona ermesi için bir vesile olması gerektiğinin altını çizdi: "Ramazan anları oruç tutan tutmayan için en duygusal anlardır. Ben doğu çocuğuyum. Bir sürü tarla kavgaları, farklı kavgalar olurdu. Ama Ramazan ayında kavgalar bırakılırdı. Kan davalılar birbirini Ramazan ayında görmezden gelirdi. Gidişatın kötülüğüne bir set olsun Ramazan. Ramazan ayında şehit olan 3 gencin ailesinin nasıl bir durumda olduğunu herkesin düşünmesi lazım."

'Değişim' kolay olmuyor

"Partideki değişime alışmak bir süreç alacaktır. Değişimler çok kolay değildir. Kuaförde saçınızı değiştiriyorsunuz. 10 gün garipsiyorsunuz. Yılların alışkanlığı var. Bir değişim süreci başlamıştır. Değiştim demekle değişmez. Ciddi bir süreçtir."

Siyasete 'paraşütle gelmedim'

Şu anki konumumu hızlı çıkış olarak görmüyorum. Şundan dolayı görmüyorum. Eğer ben dışarıdan paraşütle gelen bir siyasetçi olsam bunu doğru kabul edebilirim. 1983-2011... 28 yıldır bu okulun öğrencisiyim. CHP'de bu konuma gelene kadar mahalle örgütlerinden ilçe örgütlerine, il başkanlığından parti yöneticiliğine kadar her kademede görev yaptım. Ben partide ihtiyaç hissediliyorsa göreve devam ederim. Hissedilmiyorsa saygı duyarım. Genel Başkan'ın rahat çalışabileceği bir kadroyla çalışmasını isterim."

'Okeyi' en çok 'AKP'lilerle oynarım'

"Okeyi severim ama 5 yıldır oynamıyorum. Vaktim yok. Parayla pulla ilgisi yok. En çok oynadığım kişiler de AKP'lilerdir. Kumarbaz gibi lanse ettiler. Gören de der ki: 'Bu kumarbaz mı? Allah belanızı versin sizin.' Her vatandaş Ramazan'da ne kadar okey oynarsa ben de o kadar oynamışımdır. Başbakan oyun oynayan arkadaşlarını merak ediyorsa fotoğraf çeker gönderirim. (gülüyor)"

bunları tanıyoruz...
 // ibrahim çelikoğlu
İlk isteyecekleri laik devlet değil,"laik millet",yüzde on barajı,dokunulmazlıkların kaldırılması,çok partili değil "tek"partili devlet vs..Bunlarla yola çıkılmaz.İnsanı çöle götürür susuzlıktan öldürürler......
17 Ağustos 2011 13:37
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler