YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yaşayan tarih Kemal Karpat'tan bomba açıklamalar
Dünyaca ünlü Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Kemal Karpat, Derin Tarih dergisine Osmanlı ve Cumhuriyet tarihiyle ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.
Yaşayan tarih Kemal Karpat'tan bomba açıklamalar
05 Haziran 2015 / 16:56 Güncelleme: 05 Haziran 2015 / 16:58

İşte Karpat'ın 'bilinmeyen tarihe' ışık tutan o açıklamaları

İnönü demokrasi yolundan saptı

İnönü döneminde demokrasi özünden koptu. İsmet İnönü toplumun gelişmesini yavaşlatmış, serbest düşüncenin ortaya çıkışını engellemiş, ülkeyi kendisine göre evvelinden hazırlanmış hedeflere göre yönetmek istemiştir. Burada da devreye kimlik, millet, laiklik ve din meseleleri girer. Bunlar nihayet bir yol arayışının sendelemesidir.

Bu arada her şeyin bir faydası var tabii. Tek Parti devrinde sınırlar kesinleşmiş, kurumlar kökleşmiş, yarını düşünebilecek kimseler, serbest düşünce olamamakla beraber o kapasiteye sahip insanlar yetişmiş ve demokrasiyi de onlar meydana getirmişlerdir. Böylece demokrasi ile halkın baskısı, yeni bir aydınlar kitlesinin uyanması, yeni düşüncelerin ortaya atılmasıyla kaidesinden kaymış olan modernleşme yavaş yavaş rayına oturmaya başlamıştır.

Türkiye ana şeklini Abdülhamid devrinde almıştır

Osmanlı bilerek veya bilmeyerek kendine mahsus bir modernleşme meydana getiriyor. Fakat unutmayınız ki, burada Osmanlı ile Batı’yı birleştiren, bir yerde kapitalizmin doğurduğu bir orta sınıf var. Bu orta sınıfın kültürü, dini ayrıdır. Fakat çıkarları, düşünce tarzı birbirine yakındır. Bunun temeli menfaattir. Sonunda Osmanlı yavaş yavaş kendine mahsus bir modernleşme yolu arıyor. Bu yol II. Abdülhamid zamanında tartışılmaya başlanıyor. Ancak bu arada çok daha önemli bir şey oluyor: Yeni bir “millet” doğuyor. İşte bu “millet” bugünkü Türkiye’dir. Türkiye ana şeklini II. Abdülhamid devrinde almıştır. Bir yandan dil, yavaş yavaş birinci derecede kimlik tayin etmeye başlıyor. Diğer taraftan din var. Osmanlı’da din her zaman önemli olmuştur. Devlet daima bir Müslüman ülke olarak kendini muhafaza etmiştir.

Türkiye’nin meydana gelişini yeni tarihî ve sosyolojik kavramlarla incelememiz lazım. Çünkü bunlar bir bakıma Batı’nın etkisiyle oluşmuş hadiseler. Fakat Osmanlı daha başlangıçta kendine mahsus, tarihine, kimliğine, geleneğine uygun bir yol takip etmiş, Batı modernleşmesine esas olan bazı unsurları almamıştır.

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler