YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Yağmur yağıyorsa ıslanırsın'
Dünyayı etkileyen ekonomik krize ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Dışarıda yağmur yağıyorsa ve siz yağmurun altındaysanız, ıslanacaksınız.' dedi.
'Yağmur yağıyorsa ıslanırsın'
08 Ağustos 2011 / 16:41 Güncelleme: 08 Ağustos 2011 / 16:46

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, küresel krizin geriye tekrar döneceği söylentileri ve ABD'nin kredi kuruluşlarından eksi puan almasıyla dış piyasalardaki yeni dalgalanmalara ilişkin, ''Bunlar, tabii Türkiye'yi de etkilemeye matuftur. Dışarıda yağmur yağıyorsa ve siz yağmurun altındaysanız, ıslanacaksınız. Mümkün olan, bu yağmurdan kaçabilmek, tedbirler alabilmek ve diğerlerinin sırılsıklam olduğu bir yerde Türkiye'nin bu yağmuru rahatlıkla dışarıdan seyredebilmesidir'' dedi.

Tebrik ziyaretinde bulunan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve beraberindekileri, Başbakanlık 1 No'lu salonda kabul eden Arınç, burada yaptığı konuşmada, MÜSİAD'ın, 21 yıldır ilkeli ve kararlı tutumunu sürdüren, sadece mesleki çıkarlarını ve ekonomik dayanışmayı düşünen değil, ülkenin sorunlarını da sahiplenen bir örgüt olduğunu belirtti.

Arınç, MÜSİAD'ın her zaman söylediklerinin arkasında durduğunu ve bazı sivil toplum örgütleri gibi görüşlerinden çark etmediğini ifade ederek, ''Dolayısıyla MÜSİAD ne demişse, bize göre bize göre doğru demiştir. O doğru, dün neyse bugün de değişmemektedir'' dedi.

Bugünlerde küresel krizin geriye tekrar döneceği endişeleri ve ABD'nin meşhur kredi kuruluşlarından eksi puan almasıyla dış piyasalarda yaşanan dalgalanmalara işaret eden Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bunlar tabii Türkiye'yi de etkilemeye matuftur. Dışarıda yağmur yağıyorsa ve siz yağmurun altındaysanız, ıslanacaksınız. Mümkün olan, bu yağmurdan kaçabilmek, tedbirler alabilmek ve diğerlerinin sırılsıklam olduğu bir yerde, Türkiye'nin bu yağmuru rahatlıkla dışarıdan seyredebilmesidir. Ben inanıyorum ki ekonomik yönetimimiz de hükümet yönetimimiz de dün, bugün yaptığı bütün tedbirlerle veya para, kredi politikalarını özellikle değerlendiren Merkez Bankamız, Bankalar Birliği ve diğer kuruluşlarla iyi konsantrasyon içinde meseleyi götürüyorlar. Dış kaynaklı bir takım dalgaların Türkiye'yi çok fazla etkilememesi için kendi içimizde alacağımız tedbirler alınıyor ve bu tedbirler güven veriyor. Önemli olan bu güvenin ekonomide sağlanmasıdır. Çünkü istikrar dediğimiz şeye hepimizin ekmek kadar, su kadar ihtiyacı var.

Geçmişte günübirlik endişelerin bile ne büyük dalgalar meydana getirdiğini, tsunamilere dönüştüğünü hepimiz biliyoruz. Şimdi Türkiye 10 yıldan bu yana çok iyi finans sistemiyle, çok akıllı bir ekonomi yönetimiyle çok cesur bir Merkez Bankası yönetimiyle ve bu istikrara katkıda bulunan MÜSİAD gibi kuruluşlarımız da meseleyi sağa sola yalpa yapmadan götürmeye gayret ediyor. Son ihracat rakamları da iyidir. Büyüme devam edecek gibi gözüküyor. Büyümenin getireceği veya götüreceği şeyler hükümet tarafından değerlendiriliyor. Faizin, dövizin hareketleri takip ediliyor. Önemli olan 24 saat müteyakkız, her zaman görev bilinciyle hareket eden bir yönetimin iş başında olmasıdır.''


-''TÜRKİYE'DE KRİZ ÇIKMASINI İSTEYENLER VAR''-


Arınç, Türkiye'de bir kriz çıkmasını hem içeride hem dışarıda isteyenlerin bulunduğuna dikkati çekerek, ''Hükümetlerin yıpratılması, Türkiye'deki istikrarın bozulması birilerinin işine geliyor olabilir. Bunların da farkındayız. Türkiye'de, öylesine yapay gündemler zaman zaman çıkıyor ki altını deşeliyorsunuz, altında hükümetin yıpratılması gibi hesaplar çıkıyor'' diye konuştu.

Geçmişte bu tür hesapların başka konularda da ortaya çıktığını belirten Arınç, bu hesapları güdenlerin muvaffak olmadığını söyledi.

Arınç, Türkiye'deki istikrarın bozulmamak üzere devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, ''Çünkü siyasi istikrarın ekonomik istikrarla siyam ikizleri gibi beraberliği var. İkisini birbirinden ayırmak mümkün değil. Siyasi istikrar da tek başına bir partinin iktidarda olmasının yanında tek başına kafi değil. Bir hukuk devleti olmamız, toplumsal barışın kurulmuş olması, toplumdaki huzurun bürokrasinin kendi şartları içinde iyi işlemesiyle mümkün. Çok şükür bugün öylesine ilk defa yaşanan olaylar geçmişte olsaydı Türkiye kaosun içine girerdi'' değerlendirmesinde bulundu.


-''TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE ADAPTE OLMALI''-


MÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan da AK Parti Hükümetinin, Türkiye siyasi tarihinde üst üste üç kez seçilen ve her seçilişinde oylarını yükselten tek parti olduğunu ifade ederek, Arınç'ı kutladı ve yeni görevinde başarılar diledi.

AK Parti'nin 10 yıl içinde yaptığı icraatlarla halktan büyük teveccüh görmesinin takdire şayan olduğunu belirten Vardan, hükümetin geçmiş dönemlerdeki başarılarını devam ettirmesini diledi.

Vardan, MÜSİAD'ın da geçmişte olduğu gibi ülkenin gelişimi için çabalarını sürdürmeye devam edeceğini, hükümetin bu doğrultudaki çalışmalara katkı vermeyi sürdüreceklerini söyledi.

Seçimlerin ardından istikrarın devamı yönünde önemli bir tablo ortaya çıktığını belirten Vardan, bazı siyasi parti ve milletvekillerinin yemin etmemelerinden duydukları üzüntüyü dile getirdi.

Vardan, Türkiye'nin, TBMM'de yüzde 90'ın üzerinde temsil oranını yakalamasının önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

''Biz de böyle bir ortamda, ülkemizin 2023 hedeflerine koşma noktasında, ortak aklın üretilmesi anlamında çalışmalar bekliyoruz. Her ne kadar kişi başına milli geliri 10 bin dolara çıkarmak oldukça önemli bir başarı ve oldukça zor bir iş idiyse de bundan sonra 25 bin dolara çıkma hedefini düşündüğümüzde bu, bir o kadar daha zor olacak diye düşünüyoruz. Çünkü bundan sonra bizim rekabet edeceğimiz ülkeler yüksek gelir sınıfında, ileri teknoloji üreten ve rekabet gücü oldukça yüksek olan ülkeler. Bizim bu alanda çalışma yapmamız gerekiyor.

Geçen yıl hem ekonomide önemli bir büyümeyi gerçekleştirdi Türkiye hem de demokraside oldukça sıkıntılı bir süreci referandumla atlayarak, sıkıntı duyduğumuz kişisel hak ve hürriyetlerin temini noktasında başarılı bir sınav verdi. Bizce hem ekonomide hem de demokraside Türkiye yükseldi. Bundan sonraki dönemde de özellikle 2011'in ilk çeyreğinde yüzde 11 gibi şampiyon bir büyüme gerçekleştirmiş olmak, akabinde ikinci çeyrekte önemli bir büyümeyi bekliyor olmamız bizim bu büyümeleri sürdürülebilir kılmamızı gerekli kılıyor.''

Türkiye'nin, bundan sonra çalışma şekillerini, stratejilerini değiştirmesi ve yeni dünya düzenine kendisini adapte etmesi gerektiğini vurgulayan Vardan, topyekun bir zihniyet değişikliğine gerek olduğunu kaydetti.

Vardan, istikrar ortamında istihdam oluşturulması, araştırma geliştirmeye önem verilmesi, ihracatın ileri teknolojili ve yüksek katma değerli ürünlerden oluşması, eğitim, yargı ve kamu yönetimi reformlarının tamamlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler