YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
WSJ açıkladı: İşte Ortadoğu'nun yeni aktörü
ABD'nin Ortadoğu'da yol açtığı güç boşluğunu Ankara, Tahran ve Riyad'daki istihbarat şeflerinin doldurduğu ileri sürülüyor. WSJ, MİT Müsteşarı Fidan'ı Suudi Bandar ve İranlı Süleymani ile birlikte yeni Ortadoğu'nun yeni yüzü ilan etti.
WSJ açıkladı: İşte Ortadoğu'nun yeni aktörü
11 Ekim 2013 / 11:00 Güncelleme: 11 Ekim 2013 / 11:05

Arap Baharı, Suriye'deki iç savaş ve Mısır'daki darbeyle Ortadoğu'da yeniden şekillenen 'güçler dengesi'nde Türk, İran ve Suudi istihbarat şeflerinin öne çıktığı iddia edildi.

Mili İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan'la ilgili çok konuşulacak bir analize yer veren Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, 'Türkiye'nin istihbarat şefi Suriye'de kendi yolunu çizdi' dedi.

Gazete, Fidan'ın yanısıra Suudi mevkidaşı Prens Bandar bin Sultan bin Abdülaziz el-Suud ile İran'ın daha çok yurt dışında faaliyet gösteren Kudüs Gücü'nün Komutanı General Kasım Süleymani'yi Ortadoğu'daki yeni güvenlik politikalarını şekillendiren 'trio' olarak niteledi.

Haberde, Fidan'ın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla birlikte Türkiye'nin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu'daki politikasının en önemli mimarlarından olduğu vurgulandı.

Üç istihbarat şefi 

Gazeteye göre Fidan, 'Ortadoğu'da ayaklanmanın ardından baş gösteren lider eksikliğini doldurmak için birbiriyle yarışan üç istihbarat şefinden biri.' Diğer iki isimden ilki Suudi Arabistan istihbarat şefi Bandar bin Sultan el-Suud.

Suriye konusunda CIA ile işbirliği yapan el-Suud, diğer yandan Mısır'da darbeyi destekleyerek ABD'nin bu ülkedeki politikalarını zora sokmuştu. Diğer kişi ise İran Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani. Süleymani, askeri destekle Esed'in iktidarda kalmasına yardımcı oluyor.

Memnuniyetsizlik var

WSJ, Türkiye'ye karşı daha önce sert eleştirileriyle bilinen ancak üslubunda yumuşama görülen Washington'ın Fidan'ın yıldızının parlamasından duyduğu memnuniyetsizliği ise şöyle aktardı: 'Fidan'ın, giderek daha da önemli bir isim olması Washington'da şüphe ve gönülsüz bir saygı ile karşılandı. Yetkililer, Fidan'ı Erdoğan'ın Mısır, Libya ve Suriye'nin geleceği gibi konulara yaklaşımı açısından güvenilir bir vekili olarak görüyor.'

Devletin 'sır küpü'

Gazetenin yorumunda MIT Müsteşarı'nın mütevazı bir tablo çizdiği belirtilirken, 'Türk yetkililer Fidan'ı nazik ve alçak gönüllü biri olarak tanımlıyor.

Hakan Fidan'ın Bandar gibi olmadığını söyleyen bir ABD yetkilisi, 'Puro içmez, pahalı takım elbiseler giymez, koyu renk gözlükler takmaz. Gösterişli biri değil' diye konuştu. Maryland Üniversitesi Siyaset ve Yönetim Bilimi mezunu olan Fidan, Bilkent Üniversitesi'nden de Siyaset Bilimi alanında doktora derecesine sahip.

2003 yılında ise TİKA'nın başına getirilmişti. 2007'de ise dış politika danışmanı olarak Erdoğan'ın ekibine katıldı. Üç yılın ardından istihbaratın başındaki isim oldu. Erdoğan 2012'de Fidan için, kendisinin ve devletin 'sır küpü' olduğunu belirtmişti.

İş bitiren bir isim

Mayıs ayında Başbakan Erdoğan'ın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile ABD Başkanı Barack Obama ve Dışişleri Bakanı John Kerry ile Kırmızı Salon'da yaptığı toplantıyı hatırlatarak başlayan yazıda, 'Ortadoğu dışında pek tanınmayan Fidan, Arap Baharı'nın ardından Türkiye'nin bölgesel güvenlik stratejilerinin ana mimarlarından biri oldu' deniliyor.

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'nin 'Fidan işleri bitirebilen bir isim olduğu için onunla çalışmamız gerekiyor ama ABD'nin kayıtsız şartsız dostu olduğunu düşünmemeliyiz; çünkü öyle değil' sözleri de dikkat çekiyor.

'Bandar Bush' iş başında

Bandar bin Sultan, Suudi tahtının varislerinden ve Suudi Arabistan Krallığı'nın en etkili kişilerinden biri. Suriye'de silahlı grupları yönlendirdiği söyleniyor. Kendisine 22 yıl Washington'da büyükelçi olarak çalıştığından ve Bush ailesinin dostu olarak tanındığından 'Bandar Bush' lakabı takılmıştı. Bandar bin Sultan'ın geçtiğimiz aylarda Suriye krizi konusunda Moskova'ya anlaşma teklif ettiği öne sürülmüştü. İddialara göre Bandar, Esed'e askeri ve diplomatik desteğin azaltılması karşılığında Moskova'ya 15 milyar dolarlık Rus silah alımı için teklifte bulundu.

Suudilerin 'çekindiği' İranlı

Suriye'de Esed rejimine İran desteği devam ederken, Kudüs Gücü Komutanı General Süleymani yaptığı son açıklamalarda, 'ABD ne Mısır'da demokrasi, ne de Suriye'de insan hakları peşinde ve ne de İran'da nükleer enerji meselesinden dolayı endişe duymaktadır. ABD'nin asıl hedefi direniş hattını kırmak. Artık Suriye konusu Amerika için bir haysiyet meselesine dönüşmüştür. Ama biz Suriye'yi sonuna kadar savunacağız' demişti. Suudi yönetiminin, Hizbullah'la yakın diyaloğu nedeniyle Süleymani'ye mesafeli yaklaştığı biliniyor.

 

YENİ ŞAFAK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler