25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul5 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana11 °C
  • Antalya7 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-2 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa0 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel13 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Volkan Bozkır: 50 yıl sonra Kıbrıs'ta çözüme çok yaklaştık
Volkan Bozkır: 50 yıl sonra Kıbrıs'ta çözüme çok yaklaştık
14 Aralık 2015 07:20
AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, "50 yıl sonra Kıbrıs'ta çözüme çok yaklaştık" dedi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır Yeni Şafak'tan Nil Gülsüm'e önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Bozkır'ın o açıklamaları;

Türkiye-AB ilişkilerinde bahar havası esiyor. Şu an bu ilişki ne noktada?

Bir süredir Türkiye-AB ilişkilerinde bir durgunluk yaşandı. Ama bu daha ziyade Türkiye tarafında değil AB tarafında yaşandı. Türkiye üzerine düşen sorumluluğu aynı hızla ve kararlılıkla yerine getirirken maalesef Avrupa Birliği tarafında bir yavaşlama görüldü. Biz bu dönemde Avrupa Birliğine üç şey söyledik.

Nedir onlar?

Üç büyük tehlike ile karşı karşıyasınız, öncelikle ekonomik bir depreme doğru gidiyorsunuz. Aranızda bulunan bazı ülkelerde meydana gelen krizler, bütün sistemin depreme girmesine yol açacak. Maastricht Kriterlerine bir tek Almanya ve Türkiye uyuyor. Maastricht Kriterlerine uymayan ülkelerin varlığıyla bir ekonomik depreme gideceksiniz ve bu depremden çıkış sadece Türkiye'nin üye olmasıyla mümkün. Neticede biz haklı çıktık.

KAPIYI İNSANİYET NAMINA AÇTIK

Ya diğer söyledikleriniz?

İkinci konu mülteci meselesiydi. Biz misafir olarak hitap ettiğimiz bu mültecilere sadece insaniyet namına kapımızı açtık. Bundan yaklaşık 522 yıl önce engizisyondan kaçan Sefarad Yahudilerine de yine bu ülke kapılarını açmıştı. Halepçe'de kimyasala maruz kalan Kürt kardeşlerimize, Bulgaristan'daki soydaşlarımıza da kapılarımızı açtık. Suriyeli mülteciler için de aynı şekilde kapılarımızı açtık. Ama bunun bir istiap haddi var.

Eğer sadece, 'Ne kadar güzel kamplarınız var. İyi ki siz varsınız ve bu mültecileri Türkiye'de tutuyorsunuz' şeklinde bir yaklaşım içinde olursanız, bu yanlıştır. Er veya geç bu sorun size intikal edecektir. Bunu sadece bir mülteci sorunu olarak görmeyin. Bu insanların eğitim ve sosyal entegrasyon meseleleri ve çok daha büyük kitlelerin Türkiye'ye ulaşması meselesi vardır, demiştik. Bunu her platformda gündeme getirdik. Bunda da haklı çıktık.

TERÖR ÖRGÜTLERİ HAKKINDA UYARDIK

Üçüncü husus?

Üçüncü husus da terör konusuydu. Biz sürekli terör örgütlerinin aynı kafa yapısına sahip olduklarını ve aynı amaç doğrultusunda çalıştıklarını söyledik. Terör örgütlerinin amaçları da insanlığın eriştiği kültür düzeyine, yaşam biçimine zarar vermektir. Amaçları insan öldürmektir.

Dolayısıyla terör örgütleri arasında 'bu daha az zararlıdır, bu daha fazla zararlıdır' şeklinde bir ayrım yapılırsa sonunda bu terör dalgaları Avrupa'ya da, Batı dünyasına da ulaşır, demiştik. Eylül ayına geldiğimizde Avrupa Birliği böyle bir tablo ile yüz yüze geldi ve bu durumun sonuçlarından zarar görmeye başladı. Bu noktada da Türkiye'nin bu üç konuya da çözüm olduğu ve işbirliği yapılması gereken bir ülke olduğu ortaya çıktı.

AB Zirvesi'ne 11 yıl sonra ilk kez katıldık

Bu son zirvenin ardından ne tür gelişmeler oldu?

Öncelikle fasıl açabiliyoruz. İkinci olarak, vizeyi kaldıracağız. Schengen ülkelerine uygulanan vize, 2017 Ekiminde kalkacaktı; fakat zirveden sonra vizenin 2016 Ekiminde kalkması konusunda mutabakata vardık. Bu çok önemli bir adımdır. Türkiye vatandaşlarının kendilerini belki de en kötü hissettiği an, vize için büyükelçiliklere müracaat ettikleri andır.

50 yıl sonra Kıbrıs'ta çözüme çok yaklaştık

Kıbrıs'ta gelinen son nokta nedir?

Kıbrıs'ta 50 yıldır bir sorun var ve bugün çözüme en çok yaklaşılan noktadayız. Kıbrıs sorununun çözümü bugün, Suriye, Filistin, Ukrayna sorunlarının çözümünden çok daha kolay bir noktaya gelmiştir. Adada iki tarafın liderleri çok önemli bir mesafe kat ettiler.

Ortak bir anayasa hazırlama çalışmaları Mart ayında inşallah tamamlanacak ve referandumda da yeni bir devletin kurulması mümkün hâle gelecek. Şayet bu gerçekleşirse, ki ben ümitliyim, dünyada bir sorun gündemden çıkacak ve başka sorunlar için örnek olacak. Bölgenin imkanlarının ve kaynaklarının kullanımı sorunu çözülecek. Ayrıca AB sürecinde meydana gelen olumsuzluklar ortadan kalkacak.

Çözüm AB sürecine nasıl yansıyacak?

Kıbrıs sorunu çözülüp Güney Kıbrıs'ın 13 fasıl üzerindeki blokajı kalktığı zaman biz bunları iki ayda tamamlayabilecek noktadayız. Biz 10 yıldır blokaja rağmen bu fasıllarla ilgili çalışmalarımızı sürdürdük. Eğer bu çalışmaları yapmasaydık, blokaj kalksa bile müzakere süreci 3-5 yıl daha devam ederdi.

Avrupalı haftada 36 saat biz 51 saat çalışıyoruz

Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanların yumuşamasını neye bağlayabiliriz?

Türkiye'nin üye olması durumunda on milyonlarca insanın bu ülkelere gideceğine ilişkin korku vardı. Böyle olmadığı görüldü. Avrupa'ya Türk insanı niçin gitsin? Hatta tersine göç var. Türk insanı artık, eğitim, gezi, sanat ve spor amaçlı gider. Sayın Başbakanımız zirvede 'Türkiye Avrupa'dır ve Türkiye olmadan bu sorunlar çözülemez' dedi. AB liderleri de benzer tespitlerde bulundular.

Türkiye, çalışan ve genç bir nüfusa sahip. Avrupa'da çalışma süresi haftada 36-37 saate indi. Oysa bu süre Türkiye'de 51 saat ve biz daha verimli çalışıyoruz. Güçlü bir orduya, enerji ve doğalgaz hatlarının geçtiği güzergaha sahibiz. Bütün şartlar Türkiye'nin güçlü bir aktör olduğunu göstermektedir.
AB'nin Hristiyan değerlere dayandığı iddiası da hiç az değil.

AB artık tek renk ve tek tip bir nüfusa dayanma lüksüne sahip değildir. 'Hristiyan değerlere dayanan Avrupa Birliği' fikrinin devam etmesi mümkün değildir. Bu tabloda katkı sağlayabilecek yegane ülke Türkiye'dir.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler