YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Vali Yavuzdemir: "Dink cinayetinde paralel yapı bilgileri gizledi"
Dink cinayeti sırasında Trabzon Valisi olan Yavuzdemir, paralel yapı örgütlenmesinin Özal zamanında başladığını söyledi. Eski vali, “Paralel yapı bilgileri saklamasaydı Dink cinayetini önlerdim” dedi.
Vali Yavuzdemir: "Dink cinayetinde paralel yapı bilgileri gizledi"
03 Şubat 2014 / 21:30 Güncelleme: 03 Şubat 2014 / 21:32

Her biri ülke gündeminde ilk sıraya oturan Rahip Santoro ve Hrant Dink suikastları ile Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAYAD) olayları sırasında Trabzon Valisi olan Hüseyin Yavuzdemir paralel yapılanmayı Akşam Gazetesi'ne anlattı. Paralel yapılanmanın kendisini emekliliğe ittiğini belirten Yavuzdemir, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne 38 yıl mülki idare amiri olarak hizmet edip 2011 yılında kendi isteğimle emekli oldum.

Çünkü İçişleri Bakanlığı’nda üst düzey bir yetkili bana, ‘Bakanlık içinde yeni bir yapılanma var, artık vali olman zor’ dedi. Bu yapılanma şimdiki cemaatti. Ben de emekliye ayrıldım” dedi. Hüseyin Yavuzdemir, devlet içindeki paralel yapılanmadan Dink cinayetindeki ihmallere kadar birçok önemli konuyu bütün çıplaklığıyla anlattı:

Özal döneminde başladı

Paralel yapı, İçişleri Bakanlığı’nda sadece bugünün konusu değil. Bu yapılanma Turgut Özal döneminde yavaş yavaş ivme kazanmaya başladı ve devlet içinde yeşererek, zemin bularak bugünlere geldi. Yapı, bakanlıkta Özal döneminde az da olsa şube müdürlüğü, daire başkanlığı düzeylerinde başladı ve daha sonra en üst düzey bürokratlara kadar çıktı. İslam dini, Müslümanların ancak kardeş olduğunu belirtse de bu yapılanmanın içinde olanlar, hiçbir zaman samimi Müslümanları kendilerinden saymadılar. İşin en acı tarafı da bu. Bu yapının önde gelenleri İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlıkları’nda zemin bulmak için, üniversite sınavına giren kendi elemanlarını Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hukuk Fakültelerine yönlendirdiler, kaymakamlık ve hâkimlik mesleğine girmeleri sağlandı.

Yapının gövde gösterisi

Paralel yapı giderek güç kazandı ve devlet içinde devlet olma durumuna geldi. 17 Aralık'ta yaşananlar, paralel yapının bir gövde gösterisi şekline dönüştü. Çünkü 30 yıl önce bürokraside hemen hemen hiçbir yetkili makamda elemanı olmayan bu grubun 17 Aralık 2013'e gelindiğinde iktidara darbe yapabilecek bir kadroya sahip olduğu görüldü ve buna da cesaret edildi. ‘Amaca ulaşmak için gerektiğinde avukat, hâkim kiralamak gerekir’ diyen bu yapı, artık devlet içinde bir güç olduğunu ispatlamak istedi.

Milli iradeye ipotek

Demokratik ülkelerde, devlet içinde bir devlet asla söz konusu olamaz. Milletin iradesi ile iktidar olanlar, bu iktidarı milletten aldığı güçle kullanır. Paralel yapının, millete hesap verme görevi yoktur. Ama millet iradesine ipotek koymak isteyenlere karşı siyasi otoritenin tedbir alma ve hesap sorma yetkisi vardır. Paralel yapı üyeleri hemen hemen her meslek alanında devlette zemin bulabildi. Geçmiş siyasi iktidarlar zamanında da bir ölçüde devlet içinde kendilerine yer edindiler. Ama hiçbir iktidar bunların, günün birinde otoriteye baş kaldırabileceğini hesaba katmadı.

Dink cinayeti araştırılsın

Trabzon valisiyken Hrant Dink öldürüldü. Dink’in öldürülmesi ile ilgili olarak ne Jandarmadan ne de Emniyet'ten tarafıma en küçük bir bilgi verilmedi. Verilmiş olsaydı, cinayeti önlerdim. Dink İstanbul’da yaşıyor, İstanbul valisine ‘kişiye özel’ yazı yazıp gerekli önlemi almasını isterdim.

O zaman İstanbul valisi bu işin gereğini yapmak zorunda kalırdı. Tarafıma bu bilginin verilmeyişinde yine devlet içinde ayrı bir örgütlenmenin eli olduğunu düşünüyorum. Devletin valisinden bir şeyler gizlenmişse bunda art niyet aranır. Konunun yetkili cumhuriyet savcıları tarafından araştırılması gerekir.

Devlet içine yuvalandılar

Devlet içine sızmış olan paralel yapıyı bir anda tasfiye etmek kolay değil. Bunun oldukça uzun bir süreç alacağını tahmin ediyorum. Ancak ilk yapılması gereken şey, en üst düzeyde yuvalananların hemen görevlerinden alınması gerekir. Bu grup elemanlarının eline geçen belgeleri tehdit, şantaj gibi amaçlarla kullanmaları ihtimal dâhilinde olduğundan, siyasi iktidarın bunların önlenmesini amaçlayan yasal düzenleme yapmasını zorunlu kılar. Çünkü görevlerinden alınanların bir kısım belgeleri de yanlarında götürebilir. Servis edebilir.

Üç kurşunla öldürüldü

AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de bir bankadan çıktıktan hemen sonra gazete binasının önünde Ogün Samast adlı tetikçi tarafından 3 el ateş edilerek öldürüldü.

Ala köklerini kazıyacak

SON kabine değişikliğinin ardından İçişleri Bakanı olarak atanan Efkan Ala, mülki idare kökenli olan bir kişi ve bu paralel yapıya hizmet edenleri çok yakından tanır. O nedenle Ala, özellikle İçişleri Bakanlığı'nda örgütlenen paralel yapılanmanın kökünü kazıyacak güç ve iradeye de sahip bir isim...

 

AKŞAM

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler