YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Vahşetin delillerini kararttılar
Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisinde kan döken İsrail'in, vahşetin boyutlarını gizlemek için delilleri kararttığı ortaya çıktı.
Vahşetin delillerini kararttılar
26 Haziran 2010 / 08:30 Güncelleme: 26 Haziran 2010 / 08:40

Mavi Marmara'da 9 vatandaşımızı şehit eden İsrail'in, vahşetin boyutlarını gizlemek için delilleri kararttığı ortaya çıktı. Yeni Şafak'ın ele geçirdiği Adli Tıp raporlarına göre, İsrail, cenazeleri ve şehit giysilerini yıkayıp gönderdiği için, atış mesafelerinin tespitini sağlayacak barut izleri yok oldu. Yetkisi olmadığı halde cenazelere otopsi yapıp DNA örneği alan İsrail, 4 kurşunla şehit düşen Cengiz Akyüz'ün giysilerini de göndermedi. Otopsi raporunda 2 atışın mesafesinin bu nedenle tespit edilemediği belirtildi. 9 gönüllüyü şehit eden 31 atıştan sadece birkaçının mesafesi Adli Tıp'ta net olarak tespit edilebildi.

Kanlı saldırıda şehit düşen 9 vatandaşımızın Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsisi, İsrail'in kurnazlığını belgeledi. Yeni Şafak'ın ele geçirdiği otopsi raporlarına göre, İsrail, katillerin atış mesafesinin tespitini imkansız kılmak için şehitlerin üzerindeki giysileri ve cesetleri yıkadı. Bazı gönüllülerin şehit olduğunda üzerinde bulunan giysileri ise hiç göndermedi.

KRİTİK İZLER SİLİNDİ

Ateşli silahla öldürülen kişilerin cesetleri üzerinde yapılan incelemede, kurşunun girdiği bölgede ve giyiside bıraktığı izler, atış mesafesinin tayininde önemli bir rol oynuyor. Kurşun, vücuda girerken, giyiside barut izi bırakıyor. Barut izinin çapı ve miktarı, diğer verilerle birlikte atış mesafesinin 'bitişik', 'yakın' ya da 'uzak' mesafeden yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için önemli bir kanıt oluyor. Kurşun, vücuda boyun, el, baş gibi çıplak bölgeden girdiyse, yine deride barut izi bırakıyor. Çıplak bölgeye yapılan atışın mesafesi de yine barut iziyle tespit edilebiliyor. Şehitlerin Adli Tıp raporları, İsrail'in, hayati organlara öldürmek için ateş eden komandolarının sergilediği vahşeti belgeleyecek bu kanıtları yok ettiğini ortaya koydu.

Sırtından tek kurşunla vurularak öldürülen şehit Cengiz Songür'ün Adli Tıp raporunda, İsrail'de cenaze yıkandığı için cilt ve cilt altı doku parçalarında inceleme yapılmadığı belirtildi. Songür'ün gri-siyah-beyaz renk desenli poşusundaki kurşun deliğinde yapılan fiziki incelemede barut izi bulunamadı. Kimyasal incelemede de baruta rastlanmadı. İsrail komandolarının 3 kurşunla şehit ettiği, İbrahim Bilgen'in otopsi raporunda da benzer ifadeler dikkat çekti. Raporda, Fizik İhtisas Dairesi'nin tespitlerine göre, cenaze yıkandığı için vücutta inceleme yapılmadı. Bilgen'in gömlek ve pantolonda bulunan kurşun delikleri ile bu deliklerin etrafında yapılan incelemede ise atışların 'bitişik' ya da 'yakın' mesafeden yapılmadı ancak, mevcut bulgulara göre gerçek atış mesafesinin tespiti yapılamadı. İsrail'de giysiler çıkarıldığı için gömleğin, Songür'ün üzerinde bulunan en üst giysi olup olmadığı da tespit edilemedi.

KURŞUN DELİĞİ VAR BARUT YOK

Baş, ayak ve göğsüne isabet eden 5 kurşunla şehit düşen lise öğrencisi Furkan Doğan'ın giysileri İsrail'de yakındığı için, birçok nokta karanlıkta kaldı. Otopsi raporunda, Doğan'ın eşofman alt ve üstü ile ayakkabılarındaki 7 kurşun deliğinde yapılan fiziksel ve kimyasal incelemede barut tespit edilemedi. Bu nedenle gerçek atış mesafesi de net olarak ortaya konamadı. Doğan'ın sadece kafasına yapılan atışlardan birinin yakın mesafeden yapıldığı anlaşıldı.

Diğer şehitlerin otopsi raporlarında da giysi ve cenazelerin yıkanmış olduğu için atış mesafesiyle ilgili kesin kanata varılamadığına yönelik bulgular yeraldı. 9 gönüllüyü şehit eden İsrail komandolarının otopside belirlenen 31 atışından sadece birkaçının mesafesi net olarak tespit edilebildi.

 

Hukuksuz otopsi yaptılar

Akdeniz sularında terör estirerek Mavi Marmara gemisini kana bulayan İsrail, kurnazlığını ve hukuk tanımazlığını her alanda sergiledi. Adli Tıp raporlarına göre İsrail'in delil karartmak için bedenlerini ve elbiselerini yıkadığı şehitlere hakkı olmadığı halde otopsi yaptı. Şehit cenazelerinin bileklerine bağlanan etiketlerde yer alan bilgiler, İsrail'in otopsi işlemlerini belgeledi. Cenazeleri fotoğraflayan İsrail, dış muayene yaptı, parmak izi aldı. İsrail, bununla da yetinmeyerek cenazelerden DNA örneği aldı.

İsrail'in yaptığı işlemler Adli Tıp raporlarının 'Dış Muayene' başlıklı bölümlerinde yer aldı. Furkan Doğan'ın raporunda İsrail otopsisine dair bilgiler "Plastik, üzerinde İbranice yazılar bulunan etiket ve üzerinde 'DVI ISRAEL POLICE-Dental Examination' yazılı, sarı renkli kağıt etiket; sağ el bileğinde kırmızı renkli, üzerinde 'DVI ISRAEL POLICE-Fingerprinted' yazılı; yeşil renkli, üzerinde 'DVI ISRAEL POLICE-Sampled For DNA' yazılı; beyaz renkli üzerinde" şeklinde aktarıldı.

 

Kesin ölüm nedeni elbisede gizli

Mavi Marmara gemisi doktoru ve Avicenna Hastanesi Başhekimi Mevlit Yurtseven, 9 gönüllünün şehit olduğu sırada üzerlerinde bulunan elbiselerin İsrail tarafından yıkanması ve bazılarının da Türkiye'ye gönderilmemesini İsrail'in delil karartma çabası olarak değerlendirdi. Adli Tıp raporlarını inceleyen Dr. Mevlit Yurtseven, kesin ölüm sebebini ortaya koyması açısından ölüm anında giyilen elbiselerin büyük önem taşıdığına dikkati çekerek "Elbiselerle ilgili bir sorun var" dedi. Adli Tıp'ta yakın, çok yakın ve uzaktan atış kavramlarının bulunduğunu belirten Dr. Yurtseven, "Uzak atış kavramı kısa namlulu silahlar için 35-45, uzun namlulu silahlar için de 95-100 santimden ötesi kabul ediliyor. Bir kişiyi 50 santimden vurursanız uzak atıştır. Bunun sebebi de şu, ateş ettiğiniz anda çekirdekle beraber patlayan barut izi ciltte yakıcı etki gösterir. Buna göre atış şeklinin ayrımı yapılır" diye konuştu. Adlı Tıp raporunda, 'Elbiselerin şahısların üzerindeki son kıyafetler olup olmadığı bilinmediği için değerlendirme yapılamadı' notunu düştüğünü belirten Yurtseven, "Elbiseler çıkarılmış, yıkanmış. Cevdet Akyüz'ün hayatını kaybettiği sırada üzerinde bulunan elbiseleri hiç gönderilmemiş. Bu da delil karartma anlamına geliyor" dedi.

 

Sadece poşusu incelenebildi

İsrail 4 kurşunla şehit edilen Cengiz Akyüz'ün giysilerini ise İstanbul'a göndermedi. Akyüz'ün sadece poşusu Adli Tıp'ta incelenebildi. Poşuda herhangi bir kurşun izine rastlanmadı. Ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası cilt ve cilt altı bulgularına göre, iki atışın uzak mesafeden (kısa namlulu silahlar için 35-45 cm, uzun namlulu silahlar için 75-100 cam dışından) yapıldığı tespit edildi. Raporda diğer iki atış için "Giriş yaralarını oluşturan atışların bitişik atış mesafesi dışından yapılmış oldukları ancak elbiseli bölgeye isabet etmiş olduklarından ve kişiye ait olay anında üzerinde olan giysiler gönderilmemiş olduğundan kesin atış mesafesi tayini yapılamadı" denildi. (Yeni Şafak)

ispat neye yararki...
 // ibrahim çelikoğlu
İsrail,insani yardım için silahsız girişim yapanları öldürmüştür.Hayırın önünü kesmiştir.Allah'a bırakılmanın yolunu açmıştır.Böyleleriyle hukuk çerçevesinde uğraşmak olanaksız.BM 'den bir karar bile çıkarılamıyor.
Bizler için düşmanımızın kim olduğu önemlidir.Suçun büyüğü bizdedir.Silahı ,milyarlar ödiyerek bunlardan alıyoruz.Aldığımız silahların bunları vuramıyacağını bildiklerinden,işgal için fırsat kolluyorlar.İHH da bunları...
26 Haziran 2010 13:20
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler