YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Uzlaşma sağlayabiliriz"
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu yaptığı açıklamada başörtüsü sorununun bir Türkiye gerçeği olduğuna dikkat çekti. "Bu konuyu uzlaşarak çözebiliriz" diyen Bardakoğlu,"Diyalog kesildiği zaman anlayışlar içine kapanır"dedi.
"Uzlaşma sağlayabiliriz"
20 Ekim 2010 / 11:23 Güncelleme: 20 Ekim 2010 / 11:40

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ''başörtüsü sorunun'' Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu ifade ederek, ''Biz bunu tartışarak, belli bir noktada uzlaşma sağlayabiliriz, sağlamalıyız. Bu tartışmalar Ankara'nın tartışmaları, vatandaşlar arasında günlük hayatta böyle bir tartışma yok'' değerlendirmesinde bulundu. 

Bardakoğlu, yaptığı açıklamada, başörtüsü-başı açıklık, Türklük-Kürtlük, Alevilik-Sünnilik gibi meselelerin üzerinde konuştukça kimliklerin derinleştiğini, aidiyetlerin netleştiğini ve bloklaşmalar olduğuna dikkati çekti. Bardakoğlu, şöyle devam etti:

''Bu kimlik bloklaşmasında herkesin payı var. Daha entelektüel konuları tartışma kabiliyetimizi yitirdiğimiz için aynı konuları tartışıp duruyoruz. Yıllardır evet-hayır cevabının arandığı veya safların netleşmesinin beklendiği 'Diyanet kalsın mı devam etsin mi, laiklikle diyanet, başörtüsüyle laiklik, İslam ve demokrasi bir arada olur mu olmaz mı' gibi kısır tartışmalar gündemi işgal ediyor.

Herkes Mahalle baskısı hakkında kendini konuşmaya mecbur hissediyor. Toplum bilimleri hakkında 3 satır kitap okumamış insan bile mahalle baskısı konusunda çok rahat hüküm verebiliyor. Din konusunda dinin kaynakları, bilgi metodolojisi konusunda herhangi bir birikime sahip olmadan da bir insan dakikalarca din üzerine görüş bildiriyor. Asıl olan herkesin işini iyi yapması, geride faydalı eser, hayırlı amel bırakmasıdır.''

Bardakoğlu, ''din adamları kanaat önderi olarak topluma yol göstermeli'' sözlerine yönelik tartışmaların hatırlatılması üzerine, konuşmasının deşifre metnini basın kuruluşlarına gönderdiğini söyledi.

Bardakoğlu, ''başörtüsü sorunun'' Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu ifade ederek, ''Biz bunu tartışarak, belli bir noktada uzlaşma sağlayabiliriz, sağlamalıyız. Bu tartışmalar Ankara'nın tartışmaları, vatandaşlar arasında günlük hayatta böyle bir tartışma yok'' dedi.

Konuşmanın tamamı hakkında bilgi sahibi olmadan, kendisinin daha önceki söylemleri göz önünde bulundurulmadan, haber başlığına göre değerlendirme yapılmasını doğru bulmadığını belirten Bardakoğlu, ''toplumsal sorunların çözülmesinde herkesin payı olsun ancak din adamlarının olmasın'' şeklindeki düşünceleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

Bardakoğlu, çevre, kadın hakları, kız çocuklarının eğitimi, töre cinayetleri, engelliler, çalışkanlık, üretkenlik, temizlik, fakirlere sahip çıkılması, kimsesizlerle ilgilenilmesi konusunda din görevlilerinin de diğer yetkili ve sorumlularla elini taşın altına koyması gerektiğini dile getirdi. Bardakoğlu, şunları kaydetti:

''Din görevlisini sadece vergilerinizi verin, trafik kurallarına uyun, kan bağışında bulunun ağaç dikin diyen, milli gün ve bayramlarda milli birlik ve beraberlik hutbesi okuyan değil; toplumdaki ahlaki çözülmeyle, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele eden, ihtiyaç sahiplerinin kimsesizlerin yanında olan, insanları buluşturan, kalpleri sevgiyle dolduran, toplumda hoşgörüyü aşılayan, gönül doktoru olarak da görmek istiyoruz. Bu din görevlilerimizin hem yasal hem insani hem İslami sorumluluğudur.''


TOPLUMA ÖNDERLİK EDEN DİN GÖREVLİLERİ

Din görevlilerinin sadece 'namaz kıldıran bir memur olmadığını'' dile getiren Bardakoğlu, toplumun arkasından yürüyen değil, topluma öncülük eden din görevlilerine ihtiyaç olduğuna dikkati çekti.

Burada bazı köşe yazarlarının anladığı şekliyle ''sosyal hayata müdahale eden'' değil, ''birlikte yaşamanın güçlenmesine, sosyal problemlerin çözülmesine katkı sağlayan ve rehberlik eden bir din görevlisi profilinden'' söz ettiğini vurguladı.

Başkanlığın İslam dini hakkında doğru bilgiyi vermek ve, doğru hizmeti halka sunmakla görevli olduğunu bildiren Bardakoğlu, ''Bunu yaparken de dinin ana kaynaklarına ve toplumun ihtiyaç ve taleplerine odaklanmak zorundadır. Herhangi bir siyasi görüşle paralel düşme veya ona zıt olma gibi bir kaygımız, çekincemiz asla olmadı. Biz kendi işimizi yaparken bizimle aynı şeyleri düşünenler de aksini düşünenler de olabilir. Bizim için dinin yüce değerleri önceliklidir. Başkanlığın itibarı bu çerçevede ikinci önceliğe sahiptir. Hizmet ettiğimiz toplumumuzun sorunları, çağdaş dünyanın ürettikleri, ortak paydalar göz önüne aldığımız unsurlardır. Böyle olunca bu bizim nasıl hareket etmemiz gerektiğini kendiliğinden belirliyor'' diye konuştu.

Türkiye'deki tartışmaların son zamanda karşılıklı diyalog içinde yürüdüğünü belirten Bardakoğlu, başörtüsü konusu da dahil olmak üzere Türkiye'nin tartışmayı sevdiği ancak bir çözüm üretemediği ne varsa bunların tek çözümünün karşılıklı diyalog olduğunu söyledi. Bardakoğlu, ''Diyalog kesildiği vakit her anlayış kendi içine kapanır'' dedi. 

KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞME

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birçok konuda sohbet çerçevesi içinde konuştuklarını belirterek, ''Sıcak, seviyeli, güzel bir görüşme oldu. Ziyaretin özel amaçlı olmadığını, spontane geliştiğini söyleyebilirim'' dedi.

Bardakoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaklaşık 2 yıldır kendisini ziyaret etmek istediğini, ancak araya Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı ile CHP Genel Başkanı seçilmesinin girdiğini söyledi.

Bu süreçte 'hayırlı olsun' dileklerini iletmek için telefonla aradığı Kılıçdaroğlu ile birkaç kez de havaalanında karşılaştıklarını anlatan Bardakoğlu, ''En son havaalanı görüşmemizde sayın Genel Başkan  'İlk fırsatta geleceğim' dedi ve geçen hafta bir nezaket ziyaretinde bulundu. Çok sıcak, samimi bir ortamda mütevazi bir yemek ikram ettik. Sıcak bir görüşme oldu'' diye konuştu.

Ziyaretin özel amaçlı olmadığını, spontane geliştiğini ifade eden Bardakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Birçok konuda sohbet çerçevesi içinde konuştuk. Saygılı, seviyeli güzel bir görüşme oldu. Diğer siyasi parti liderleriyle de görüşürüz. Biz bütün siyasi partilere eşit mesafede olmanın hem avantajlarını hem risklerini taşıyoruz. Bu bizim değişmemesi gereken bir duruşumuzdur.

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile dün büyükelçilik rezidansında yaklaşık bir saate varan bir görüşme yaptığını anımsatan Bardakoğlu, ''Türkiye'nin ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın vizyonunu bilen bir kişiyle güzel, verimli ve seviyeli bir sohbet ortamında bir araya geldik'' dedi.
AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler