YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Umut tacirliğiyle mücadele ediyoruz"
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yasaklanması gündemde olan bitkisel ilaçlarla ilgili yaptığı açıklamada " Bir kişinin reklam yapması sattığı şeyin iyi olduğunu göstermez. Umut tacirliğiyle mücadele ediyoruz"dedi.
"Umut tacirliğiyle mücadele ediyoruz"
20 Ocak 2012 / 17:36 Güncelleme: 20 Ocak 2012 / 17:37

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bitkisel ilaçlarla ilgili bir yönetmelik yaptıklarını belirterek, ''Herhangi bir kişi reklam yapıyor diye, sattığı şeyin hastalıklara iyi geldiğini neden düşüneceğiz. O sadece insanların umutlarının istismarı, umut tacirliği olur'' dedi.

Erzurum Vali Vekili Özgür Arslan'ı makamında ziyaret ederek, şehrin sorunları hakkında brifing alan Bakan Akdağ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Erzurum'da 500 yıldır devam eden, ''1001 hatim'' geleneğini hemşehrileriyle yaşamak üzere Erzurum'a geldiğini söyledi.

Erzurum'da Pir Ali Baba tarafından başlatılan ''1001 hatim''in güzel bir gelenek olduğunu belirten Akdağ, ''Pir Ali Baba şehrin, ülkenin çeşitli belalardan, afetlerden korunması için bir gelenek şeklinde başlatmış. Bu gelenek yüzyıllar boyu devam etmiş. Bir ara sekteye uğramış, son 80 senedir bütün camilerde devam ediyor'' diye konuştu.

Sağlık alanında yaptıkları yatırımlara da değinen Akdağ, ''2012 yılında Sağlık Bakanlığı olarak yeni hamlelerimiz var. Sağlık için 2012 bir hamle yılı olacak. Dokuz senedir sağlıkta dönüşüm programıyla ciddi işler yaptık, vatandaşımızın sağlıkta işlemini kolaylaştırdık'' dedi.

Sağlıkta randevu sisteminin 2012 yılında bütün Türkiye'ye yaygınlaştırılacağını vurgulayan Bakan Akdağ, şöyle devam etti:

''Bütün vatandaşlarımı, Sağlık Bakanlığı hastanelerine muayeneye gidecekleri zaman '182' numaralı telefonu arayarak, randevu alarak, bu hizmeti kolayca almaları için teşvik etmek istiyorum. İstanbul'da sistem henüz oturmak üzere, İstanbullu kardeşlerim için aynı cümleyi belki bir ay sonra söyleyeceğim ama onun dışında Türkiye'de bütün şehirlerde Sağlık Bakanlığının bir hastanesinde tedavi olmak istiyorsanız, 182 numaralı telefonu arayarak, randevu almak mümkün. Hangi şehirden, hangi hastaneden ve hangi doktorun adını istiyorsanız randevu alabiliyorsunuz.''

''Hastaneye gittiğiniz zaman hekiminiz sizi bekliyor olacak''

Akdağ, hastanede muayene olmak için randevu alırken, vatandaşlık numarasının verilmesinin işlemleri biraz daha kolaylaştıracağını dile getirerek, ''Böylece hastaneye gittiğiniz zaman hekiminiz sizi bekliyor olacak, siz beklemeyeceksiniz. Herkesin işi kolaylaymış olacak'' diye konuştu.

Randevulu sistemle alakalı gereksiz dedikodularu ileri sürenler olduğuna değinen Akdağ, şöyle dedi:

''Açtığınız telefonun ücretinin yüksek meblağlar tutacağı hususunda dedikodular ileri sürenler oldu. Böyle bir şey kesinlikle yok. Zaten ev telefonlarından ararsanız çok daha ucuza geliyor, malum görüşmeler. Hatta belli saatlerde ücretsiz bile görüştürüyorlar. Onun dışında cep telefonlarından da ararsanız normal görüşmeleriniz neyse, sadece onu ödüyorsunuz. Bütün işlemler için sadece 4-5 dakikalık bir görüşmedir. Üstelik sisteme ilk girişinizden sonra işlemleriniz biraz daha kolaylaşıyor.''

Bir taraftan da büyükşehir hastanelerinin 2012 yılında temellerini attıklarını belirten Akdağ, ''Başbakanımızın 2011 seçimleri öncesi vatandaşımıza müjdesini verdiği büyükşehir hastanelerinin ihalelerini bir bir gerçekleştiriyoruz. Bunlardan Kayseri'nin ihalesini bitirdik, Ankara'da bir ihaleyi bitirdik, Bilkent ihalesini, İstanbul'da Bahçeşehir'deki şehir hastanesinin ihalesini bitirmek üzereyiz. Önümüzdeki 6 ay içerisinde bunların hemen hemen hepsini tamamlayacağız'' dedi.

Akdağ, büyükşehir hastanelerini 2012 yılında inşa etmeye başlayacaklarının altını çizerek, şöyle konuştu:

''2015 yılı sonunda bütün hedefimiz Türkiye'de kamuya ait, vatandaşa, devlete ait hastaneler açısından binalarımızın ihtiyaç olanların hepsini yenilemek, yeni bina yapılması gereken yerlerde de yeni binalar yaparak, 2015'in sonunda da sağlıkta dönüşümün önemli bir parçası olan binaların, yapıların ye da sağlık kampüslerinin dönüşümünü tamamen gerçekleştirmektir.''

Bitkisel ilaçlar

Bakan Akdağ, bir gazetecinin, ''Bitkisel ilaçlarla ilgili çeşitli söylentiler var. Yasaklanması gündeme geldi. Şu an gelinen son nokta nedir '' sorusunu, şöyle yanıtladı:

''Bitkisel ilaçları, bildiğimiz tıbbın keşfettiği diğer ilaçlardan, yani modern tıbbın keşfettiği ve geliştirdiği diğer ilaçlardan aslında ayrı tutmuyoruz. Bunun çok net olarak anlaşılması lazım. Bitkisel ilaçlarla ilgili çok güzel de bir yönetmelik yaptık. Avrupalıların, gelişmiş ülkelerin, Avrupa Birliğinin direktiflerini inceleyerek, çok güzel bir yönetmelik yaptık. Burada aslolan ilaç diye vatandaşa sunulan herhangi bir ürünün, delile dayalı olmasıdır. Yani herhangi bir kişi reklam yapıyor diye, sattığı şeyin hastalıklara iyi geldiğini neden düşüneceğiz. O sadece insanların umutlarının istismarı, umut tacirliği olur. Dolasıyla bakanlığımız bununla mücadele ediyor, bundan böyle de umut tacirliğiyle mücadele etmeye devam ediyor. Bir ilaç bitkisel de olsa kimyasal da olsa biyoteknolojik bir ürün de olsa ilaç olarak delillendirilmişse onun da vatandaşımıza ulaştırılmasını kolaylaştıracağız. Genel prensibimiz bu. Birisi Tarım Bakanlığından bir gıda desteği olarak, ruhsat alıyor, sonra bunu ilaçmış gibi büyük meblalarla vatandaşa pazarlıyor. Her derde deva, bitkiler, bir takım solüsyonlar.... Böyle bir haksızlığı vatandaşımıza yaptırmayız.''

Hrant Dink davası

Salık Bakanı Recep Akdağ, bir gazetecinin, ''Erhan Tuncel'in tahliye edilmesiyle ilgili, tartışma konusu oldu. Sizin yorumunuzu da alabilir miyiz '' yönündeki sorusu üzerine, bu konuda kamuoyunda epeyce tartışıldığını, bir taraftan hukukçuların bir taraftan da siyasetçilerin tartıştığını söyledi.

Kamuoyunda, ''Adaletin yerli yerine tam tecelli etmediği, hususunda'' yaygın bir kanaatin oluştuğunu vurgulayan Akdağ, şunları kaydetti:

''Şükür ki işin temyiz tarafı var. Ben ümit ediyorum ki bu temyiz tarafı süratle tamamlanır ve adalet tahakkuk eder. Gerçekten Hrant Dink'in öldürülmesi meselesi hepimizin vicdanını derinden yaralayan bir hadise olmuştur. Aslında bu dava Türkiye'de özgürlüklerin, kardeşliğin birlikte yaşamanın önüne bir takım engeller koymaya çalışanların yargılandığı bir davadır. Böyle düşünmek lazım. Dolayısıyla inşallah temyiz aşaması biran önce geçilir ve adalete ulaşılır.''

Bakan Akdağ, daha sonra Valilik salonunda kamu ve kurum amirlerinin katılımıyla gerçekleştirilen ve basına kapalı düzenlenen toplantıya katıldı.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler