YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Umudumu kaybettiğimi söyleyebilirim
Başkanlık Ssitemi tartışamları yeniden alevlendi. Dün konuyla ilgili bir açıklama yapan Başbakan Erdoğan bugün Başkanlık Sistemi ile ilgili yeni bir açıklamada daha bulundu... Erdoğan'ın gündeminde Suriye'deki gelişmeler de vardı!
Umudumu kaybettiğimi söyleyebilirim
08 Mayıs 2012 / 18:21 Güncelleme: 08 Mayıs 2012 / 18:28

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'deki gelişmelerle ilgili olarak, ''Şu ana kadar gerek Kofi Annan Planı ile ilgili mevcut girişimi tabii destekledik fakat 'Umudunuz ne durumdadır ' diye bir soru bana yönelecek olursa, her an umudumu kaybettiğimi söyleyebilirim'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Villa Madama'da gerçekleştirilen Türkiye-İtalya Zirvesi'nde imza töreninin ardından İtalya Başbakanı Mario Monti'yle ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, Suriye'deki gelişmeler ve buradan Türkiye'ye gelen Suriyeliler ile ilgili bir soru üzerine, ''Şu anda ülkemizde 23 bin kadar Suriyeli misafirimiz var, sığınmacı var. Pazar günü kendilerini konteyner kentte ziyaret ettim. Bizim bir de ayrıca çadır kent var'' dedi.

Konteyner kenti ziyareti sırasında orada yaşayan tüm Suriyelilere bir hitabının olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Daha sonra konteynerlerdeki misafirlerin bir kısmını, ailece, arkadaşlarımızla birlikte ziyaret ettim. Kendileriyle görüştüm, şikayetlerini aldım ve şunu çok açıkça kendilerine de söyledim, 'kendinizi Suriye'ye döndüğünüzde güvende hissedebileceğinize inandığınız ana kadar biz sizi burada misafir etmeye hazırız, burası sizin ikinci evinizdir, bundan hiç bir endişeniz olmasın ve burada elimizden gelen desteği sizlere vereceğiz' dedik. Tabii bu sorun sadece Türkiye'nin sorunu değil, bu bir aynı zamanda uluslararası hukuk sorunudur, aynı zamanda bir insanlık sorunu, aynı zamanda bir BM sorunudur, Arap Ligi sorunudur, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın sorunudur. Bu üç örgütünde birlikte çalışmak suretiyle buraya gerekli desteği vermesi gerekiyor. Tabii biz kendimizi birinci derecede sorumlu hissediyoruz. Şundan dolayı, aramızda 910 kilometre bir sınır var, aramızda akrabalık ilişkileri var. Tabii bunlar ister istemez bizi ciddi manada ilgilendiriyor ve bundan dolayı da çok daha sıcak ilişki içerisinde bulunmak istiyoruz. Bununla ilgili olarak BM Güvenlik Konseyi'yle, daimi üyelerle ikili görüşmelerimiz var ve Arap Ligi ile görüşmelerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. İtalya gibi dost ülkelerle de bu konularda daha bir farklı hassasiyet istiyoruz.''

''Seçimlerle ilgili doğru dürüst bir gözlemci falan yok''

''Şu ana kadar gerek Kofi Annan Planı ile ilgili mevcut girişimi tabii destekledik, fakat 'Umudunuz ne durumdadır ' diye bir soru bana yönelecek olursa, her an umudumu kaybettiğimi söyleyebilirim'' diye konuşan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Çünkü gelişmeler, verilen tarih, yol haritası ne yazık ki istenilen neticeye ulaşmıyor. Ulaşmadığına göre, BM Güvenlik Konseyi'nin, BM'nin burada belki farklı bazı adımlar atması gerekecektir. Mesela Rusya'nın girişimi öncesi bir BM gözlemci misyonu görevlendirildi. 50 tane gözlemci. 50 gözlemci Suriye'de ne yapacak  50 tane gözlemci Suriye'nin bırakın bir vilayetini, bir ilçesinde kaybolur. Daha sonra Rusya bunun 300'e çıkarılmasını teklif etti. Ondan sonra bu konuşulmaya, tartışılmaya başlandı. Ama ben diyorum ki burada belki bin, belki 2 bin, belki 3 bin gözlemci misyon görev yapması lazım ve bunların Suriye'yi aynı anda gözlemlemesi, denetlemesi lazım ki aynı yapılacak bu gözlemle birlikte Suriye'nin neresinde ne oluyor, ne bitiyor bu anlaşılabilsin, görülebilsin ve ona göre de işte dün Suriye'de seçim yapıldı. Bu seçime biz bir demokratik parlamenter sisteme inanmış ülke olarak, inanmamız mümkün değil. Bakın partiler bile orada, kurdurulan veya kurulan partiler bile seçime girmediler. Bağımsız üyelerle güdümlü olarak yapılmış bir seçim. Gözlemci var mı  Seçimlerle ilgili doğru dürüst bir gözlemci falan yok. Tabii bu artık yutulmaz, bu otokratik yapılar artık dünyada geçerli değil. Dünya bunları sorguluyor, halklar bunu sorguluyor. Şu anda Suriye'de de halk bunu sorguluyor ve acaba ne kadar kişi bu seçimlere katıldı, bu çok önemli. Korkudan, kimse seçime gidemiyor, gidenlerde zaten Baas'ın belirlemiş olduğu bir yapı. Temenni ederim ki büyük bir gayretle Suriye halkının iradesi, yönetime yansımış olsun.''

''Başlık şahsıma ait değildir''

Başbakan Erdoğan, İtalyan Corriere della Serra gazetesine verdiği röportaja ilişkin bir soru üzerine de ''Corriere della Serra'daki röportajıyla ilgili atılan başlık, 'Suriye konusunda NATO'nun askeri müdahalesini istemeye hazırım' şeklinde bir başlık atılmış, bu başlık şahsıma ait değildir. Zaten röportajın tamamını okuduğunuzda böyle bir ifadenin olmadığını göreceksiniz. Maalesef bu başlık, röportajı benimle yapan arkadaşın, kendisine aittir. Tabii böyle bir hanımefendiye, böyle bir başlığı atmasını da doğrusu yakıştıramadım. Bundan dolayı teessüflerimi, üzüntülerimi bildirmek isterim'' değerlendirmesinde bulundu.

İtalyan bir gazetecinin Suriye sınırındaki eylemleri hatırlatarak, ''Corriere della Serra gazetesine Suriye'nin sınırdaki ihlalleri devam ederse, biz de NATO'nun 5. maddesini uygularız' şeklinde demeciniz var'' demesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''Sınırlarımıza herhangi bir tecavüzde bulunması halinde, biliyorsunuz NATO'nun 5. maddesi devreye girer. Şu anda henüz böyle bir şey söz konusu değil. Olması halinde konuşacağımız bir şeydir bu. Olmadan böyle bir şeyin konuşulması zaten doğru olmaz, yanlıştır'' dedi.

Başkanlık sistemi

Başkanlık sistemi ve Fransa'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucuna ilişkin bir soru üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

''Tabii önce ben teşekkür edeyim ama şimdi İtalya'da biz hükümetler arası zirvedeyiz. Türkiye'de bu konuda vaktimiz daha fazla, bunları Türkiye'de geniş geniş konuşuruz. Daha öncede konuştuğumuz gibi. Şu anda seçimlere çok olduğu gibi yeni anayasayı şu anda hazırlama çalışmaları devam ediyor. Yeni anayasanın içerisinde böyle bir şey yer alacak mı almayacak mı  Bırakın bunları da vatandaşlar tartışsın, müzakere etsin, STK'lar tartışsın, müzakere etsin. Bize soruldu, biz cevabını sadece verdik. Ülkemiz için en hayırlı olan neyse o olsun.''

5 anlaşma, 2 bildiri imzalandı

Erdoğan ve Monti'nin ortak basın toplantısından önce iki ülke arasında 5 anlaşma 2 bildiri imzalandı.

İçişleri Bakanları, Türkiye ile İtalya arasında başta terörizm ve örgütlü suçlar olmak üzere ağır suçlarla mücadelede işbirliği anlaşmasına imza koyarken, Dışişleri Bakanları tarafından hem sosyal güvenlik anlaşması hem de 2012-2014 yılları bilimsel işbirliği uygulama programı imzalandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanları tarafından iki ülke arasında çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında işbirliği anlaşması imzalanırken; Ekonomi ve Ekonomik Kalkınma bakanları arasında, ekonomik ve ticaret ortaklık komitesi (JETCO) kurulmasına ilişkin deklarasyon, ekonomi alanında ve özel sektörler arasında işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin ortak bildiri imzalandı.

Zirvede ayrıca iki ülke Dışişleri Bakanları halen müzakere edilmekte olan kültürel işbirliği uygulama programının en kısa zamanda, imzalanması temennilerini dile getirirken, ''Diplomasi Akademisi'' ile diplomatik enstitü vasıtasıyla diplomasi alanında eğitim konusundaki işbirliğinin güçlendirilmesi hususunda görüş birliğine vardı. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler