YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Uçaklarımız hani uçamıyordu?
Uçaklarımız hani uçamıyordu?
03 Mayıs 2010 10:49
Tunceli'deki saldırı ile ilgili "güzenlik zafiyatı var"diyen basına sert çıkan Başbuğ, gazete ve televizyonları hainlikle suçladı... Ancak Türkiye'deki F-16'lardaki sistem basını haklı çıkartacak olanaklara sahip...

Kanal A Haber Merkezi - Cuma gecesi Tunceli'nin Nazimiye ilçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu'na teröristlerce düzenlenen saldırıda aralarında karakol komutanının da bulunduğu 4 asker şehit oldu, ikisi ağır 7 asker de yaralandı…

 

1 Mayıs cumartesi günü tüm Türkiye 4 şehidine ağladı…

 

İddiaya göre, teröristler 22.45'te karakola baskın yaptı. Çatışma yaklaşık 45 dakika kadar sürdü. Ancak karakola ilk takviye birliğin gelmesi yaklaşık 6 saati buldu.

 

Karakol saldırısı ile ilgili güvenlik zafiyetine dikkat çeken gazete ve televizyonlar ise dün Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un hedefi oldu.

 

Başbuğ, Güvenlik zafiyetini eleştiren gazete ve televizyonları 'mütareke basını' olarak nitelendirdi ve hainlikle suçladı…

 

Ancak Türkiye’nin sahip olduğu askeri araçların kabiliyeti Başbuğ’u haksız çıkardı…

 

Hem geçen hafta Konya'da gerçekleştirilen tatbikat hem de Havacılık uzmanı Uğur Cebeci 2007 yılında F-16'lardaki sistemi ele alan yazısı Türkiye'nin gece görüşünde çok da iyi Askeri Araç gereçlere sahip olduğunu gösteriyor...

 

KONYA’DAKİ TATBİKAT 

 

Öte yandan Nisan sonunda yani yaklaşık bir hafta önce Konya'da Anadolu Kartalı Eğitimi kapsamında gece atışları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanlarının katılımıyla yapılmıştı…

 

Tatbikat üzerine açıklama yapan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, ''Düşmanlarımızın hiç beklemediği bir anda; etkin, süratli ve hassas bir şekilde taarruz edebilecek imkan ve kabiliyete sahibiz ve sahip olmaya devam edeceğiz'' demişti…

 

Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitimi'nin gece atışı bölümünü izleyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ise TSK'nın diğer dünya ordularıyla mukayese edildiği zaman en başarılı olduğu konulardan birinin, gece şartlarında muharebe imkan ve kabiliyeti açısından ulaşmış olduğu seviye olduğunu söylemişti….

 

Havacılık uzmanı Uğur Cebeci'nin 2007 yılında Hürriyet gazetesinde bu konuya değindiği yazısında Türkiye’deki olanakları birbir sıraladı… İşte Cebeci’nin F-16’larla ilgili o yazısı;

 

 

İşte hedefleri vuran sistem Lantirn   

 

Türk Hava Kuvvetleri, geçen hafta 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra tarihinin en milimetrik operasyonunu Kuzey Irak'taki PKK kamplarına karşı yaptı.

 

Diyarbakır'daki 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı tarafından planlanan operasyonda, F-16 C/D ve F-4E 2020 Terminatör savaş uçakları tüm noktaları eş zamanlı vurdu. Gece ve kış şartlarında yapılan operasyonda başrolü LANTIRN (Low Altitude Navigation and Targeting InfraRed for Night-Gece için Alçak İrtifa Seyrüsefer ve Hedefleme Kızılötesi Işını) sistemi oynadı. F-16 uçaklarına takılan LANTIRN, özel bomba ve füzelerin hedefi 12'den vurmasını sağladı.

 

Pilotlara geceyi gündüz yapan, hedefi lazerle işaretleyen LANTIRN, iki ayrı pod olarak adlandırılan ekipmandan oluşuyor. Sistemlerden biri gece veya bozuk meteorolojik şartlarda bile pilota mükemmel bir görüş sunuyor. Alınan görüntüler pilotun önündeki ekrana yansıtılıyor. Diğeri de lazerle hedefi işaretliyor. Bu sayede çok hassas atış sağlanıyor.

 

Bu özel proje uçakların her türlü hava şartında atış yapması amacıyla 1980'de başlatıldı. Daha sonra F-16'ların da imalatçısı Lockheed ile birleşecek Martin Marietta şirketi ilk uçuş testlerini 1983'te yaptı. Özel olarak F-16'lar için geliştirilen sistem, Amerikan Hava Kuvvetleri'ne 31 Mart 1987'den itibaren teslim edilmeye başlandı. LANTIRN halen F-16'ların yanı sıra F-15E uçakları tarafından kullanılıyor.

 

ABD'DEN SONRA İKİNCİ ÜLKE 

 

Türkiye, LANTIRN'i Amerikan Hava Kuvvetleri'nden sonra kullanan ikinci ülke. İlk sistem Şubat 1994'te Bandırma'daki 161'inci "Yarasa" Filo'nun F-16'larına takılmaya başlandı. Daha sonra Diyarbakır'daki 181'inci "Pars" Filo da LANTIRN sistemine kavuştu.

 

LANTIRN pilotları 161 Filo tarafından eğitiliyor. Özellikle F-16'da gece uçuş saati yüksek pilotlar tercih ediliyor. Akademik ve simülatör uçuşlarıyla önce yer eğitimi veriliyor. Daha sonra önce iki kişilik eğitim amaçlı kullanılan F-16D, ardından da tek kişilik F-16C uçaklarıyla orta ve alçak irtifada eğitim yapılıyor.

 

ÇOK ALÇAKTAN UÇUYOR

 

Eğitimde pilotlar zifiri karanlıkta yerden 100 feet'e yani 33 metreye kadar alçalıyor. Dağlar arasında sarp araziye uyarak kilometrelerce uçabiliyor. LANTIRN eğitiminde pilotlar AGM-65 Maverick füzesiyle lazer güdümlü atılan bombalar konusunda uzmanlaşıyor. Bu filoda görevli pilotların, gece şartlarında yansıma olmaması için uçuş tulumlarında taşıdıkları armalar bile diğer filolardaki gibi renkli değil. Armalar, tulumları gibi yeşil renk ağırlıklı.

 

TERMİNATÖRLER HEDEFİ ÖZEL RADARIYLA BULUYOR

 

Operasyona F-16'larla birlikte modernize edilen F-4E 2020 Terminatör uçakları da katıldı. Hava-yer görevlerinde çok etkin olan Terminatörler, Elta-2032 Atış Kontrol Radarı'na sahip. Bu sistem, yerdeki tank, bina, köprü, radar, füze bataryası gibi hedefleri çok uzak mesafeden görüntülüyor. F-4E 2020'nin taşıdığı Popeye, Maverick gibi güdümlü füzelere hedef bilgileri otomatik aktarılıp kitleme sağlanıyor. Türk Hava Kuvvetleri'nin elinde Eskişehir'deki 111 "Panter" ile Malatya'daki 171 "Korsan" filolarında Terminatör uçakları bulunuyor.

 

İKİ AYRI SİSTEMDEN OLUŞUYOR

 

LANTIRN, AN/AAQ-13 Navigasyon yani seyrüsefer ile AN/AAQ-14 hedefleme sistemlerinden oluşuyor. "Pod" olarak adlandırılan iki sistem, F-16'da hava girişinin altına takılıyor.

 

Seyrüsefer podunun ana vurucu gücü TFR olarak adlandırılan Mania Takip Radarı. F-16'nın uçtuğu tüm bölgeyi radar tarıyor. Dağ, tepe gibi mania bilgileri pilota aktarılıyor. Radar sis, yağmur veya düşman tarafından kamuflaj amaçlı oluşturulan dumandan etkilenmiyor. F-16'nın oto pilotu radardan gelen bilgiler doğrultusunda maniaların uçağın en az 100 feet yani 33 metre altında kalacak şekilde planlamasını yapıyor.

 

Seyrüsefer podunda ayrıca kızıl ötesi görüntü alan ve bunu HUD olarak adlandırılan pilotun önündeki ekrana yansıtan özel sistem de yer alıyor. Pilot tercihine göre görüntüleri yanılmamak için yeşil tonlarından veya siyah beyaz seyredebiliyor. Podun ağırlığı 211.5 kg, boyu ise 199 santimetre.

 

Hedefleme podunda lazerle işaretleme yapılıyor. Bomba veya füzeler lazerden gelen yansımaları izleyerek hedefini buluyor. Hareketli hedefler için podun başlığı sağa-sola, yukarı-aşağı hareket ederek takip yapılabiliyor. Lazer sayesinde aynı zamanda hedefin tam uzaklığı da ölçülüyor. Hedefleme podunun ağırlığı 211.5 kg, boyu da 251 santimetre. Tek bir sistemin fiyatı, 3.2 milyonu hedefleme olmak üzere 4 milyon 580 bin Amerikan Doları

sss pus
 // engin öz
Asker sus pus oldu eğer elimizdeki helikopter uçak sisde pusda uçamıyorsa ne zaman uçacak plajdamı uçaçacak. Eğer siste pusta gidecek zırhlı aracın bile yoksa onca ödenek para nereye gidiyor sayın başbuğ ???????????...
03 Mayıs 2010 17:25
İç tehdit
 // İlhan
Daha anlayamadınızmı. Cami cemaatinin haricinde düşman yok TSK için....
03 Mayıs 2010 16:26
Neden motorize ekip yok
 // ugur kayabaş
Polislerin bile motorize ekibi varken bu gibi koşullar için TSK nın neden belirli yerlerde motorize birlikleri yok? İhtiyaç bu gibi durumlardan belli oluyor. Bir de mayınlar için önünde kamerası olan ve arkadaki araçla kumanda edilerek kullanılan bir araç daha yapın, mayın varsa o insansız araç patlasın. Bu gibi acil durumlarda işe yarar. ...
03 Mayıs 2010 12:36
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler