YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Tuzak kurulmuş olabilir"
Hükümet sözcüsü Bülent Arınç, Uludere'de bombardıman sonucu hayatını kaybedenlerin yakınlarına tazminat verileceğini ifade ederek, ölen 35 köylüye tuzak kurulmuş olabileceğini açıkladı.
"Tuzak kurulmuş olabilir"
03 Ocak 2012 / 09:23 Güncelleme: 03 Ocak 2012 / 09:24

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Irak sınırındaki olayda ölenlerin yakınlarına tazminat ödenmesine ilişkin, ''tazminatın yasal bir konu olduğunu, bunun gereğinin derhal yerine getirileceğini'' bildirdi.

Arınç, Bakanlar Kurulunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin ''Hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarından özür konusu ve tazminat konusu konuşuluyor, bu konu Bakanlar Kurulunda gündeme geldi mi  Operasyonun gerçekleştirilmesi için temin edilen istihbarat Genelkurmay'dan mı, ABD'den mi, MİT'den mi edinildi '' sorusu üzerine Arınç, ''Unutmadan söyleyeyim, yarın Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay Meclis'te iç tüzüğün verdiği bir hükümle gündemden önce bu konu hakkında bilgi sunacaktır. İç tüzüğümüze göre diğer siyasi parti gruplarının da bu olay üzerinde konuşma imkanları vardır. Sanıyorum yarın bu konu, bu çerçeve içerisinde tekrar değerlendirilmiş olacaktır. Tazminat konusu esasen yasal bir konudur. Bunun gereği hemen, derhal yerine getirilecektir. Belki kanunda öngörülen miktarın olayın oluş biçimine göre başka kaynaklarla artırılması da mümkün olabilecektir'' diye konuştu.

İstihbaratın nereden geldiğine ilişkin soruya karşılık da kendilerinin güvenlik konusu içerisinde, terörle mücadelede bütün kaynakları kullandıklarını belirten Arınç, kaynağın sadece bir veya iki olmadığını, önemli olanın hem insan istihbaratıyla, hem teknik imkanlarla sağlanan bilgilerin doğru bilgiler olması, analizlerinin yapılması, değerlendirmelerin sonuçlanması ve bu sonuca göre hareket edilmesi olduğunu ifade etti.

Arınç, ''Dolayısıyla istihbaratı sadece MİT'e yöneltmek veya Genelkurmay'a yöneltmek veya emniyete yöneltmek doğru değil, bu operasyonların her biri ince imbikten geçirilerek, bütün bilgileri değerlendirildikten sonra yerine getirilmektedir'' dedi.

Olayda bir ''tuzak'' görüntüsü olup olmadığının sorulması üzerine de Arınç, ''Bir defa kasıt yoktur sözünü özellikle tekrarından bile hicap duyuyorum 'devlet halkını bombaladı' şeklinde atılan başlıklar karşısında söylüyorum'' karşılığını verdi.

Geçmişte yaşanan acı olayların bugün hiçbir şekilde vuku bulmayacağını vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:

''Bundan herkes emin olsun geçmişte yaşanan hukuksuzlukları, faili meçhulleri, siyasi suikastleri bu dönemde aydınlatan bir hükümetiz ve sorumlularından da hesap soruyoruz. Dolayısıyla bugün hükümetimize izafe edilecek veya onun organları eliyle kullanılan yetkilere bu şekilde başlıklar atabilecek bir durum kesinlikle söz konusu değil. Ne güvenlik güçleri, ne hükümet yetkilileri ne de Türkiye'de hiçbir makamın bu konuda halkına karşı kasıtlı bir hareketin içinde olması söz konusu değil, bunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Ancak böylesi bir toplululuğun yönlendirilmiş olması veya kendilerine tuzak kurulmuş olması... Bütün bu ihtimaller olabilir. Bunların hepsinin ayrı ayrı değerlendirmesi yapılıyor, çünkü işaret fişeklerine rağmen, top atışına rağmen yoluna devam eden bir kafile var. Oysa eğer kaçakçılık amacıyla gidilmiş olsaydı, bunların bir şekilde birilerine ulaşarak (biz terörist değiliz biz  şu amaçla  şuradan şuraya gidiyoruz) demesini hayatın olağan akışında kabul etmek gerekirdi. Ama bilemediğimiz bir sebeple bu kişilerden veya onların yakınlarından kurtulan 3-4 kişi daha var bildiğiniz gibi. Bize intikal eden sözlerden, yani kendileri ikaz edilmiş olmasına rağmen bir şekilde ulaşılmadığı ve kendilerinin amaçlarının ortaya konamadığı şeklinde bir bilgi ulaştı. Bu bilgi ne kadar doğrudur bunu araştırıyoruz, inceliyoruz. Ama kimisi çocuk yaşta, kimisi AK Parti sempatizanı, kimisi korucu ailelerin çocukları. Hiçbirisinin terör eylemlerine katıldığı yönünde hiçbir elimizde bilgi olmadığı, bu topluluk hakkında bir bombalama yapılabilmesi için ancak bu kadar delilin bir arada olması lazım. Fevkalade üzgünüz çünkü teröristlere karşı sınır ötesi harekat yetkisini TBMM verdi. Bu yetkiyi her gün kullanmıyoruz ama gerektiği zaman kullanıyoruz. Katırlar var, yüklü ve birerli kol ileri giden bir kafile var. Buna karşı ikazlar yapılacak ama bu ikazlardan olumlu sonuç alınmayacak. O zaman güvenlik güçleri kendi görev alanları içerisinde vazifesini yapıyor. Burada bir hata, ihmal söz konusu olabilir mi  İnanın bunu çift taraflı olarak inceliyoruz, araştırıyoruz. Sonucuna göre elbette bunun açıklamasını yapacağız.

İnanıyorum ki olay bütün açıklığıyla ortaya çıktığında Türk halkı ve bütün milletimiz bundan çok büyük bir memnuniyet duyacaktır. Çünkü ölenlerin de onların ailesinin de bize yüklediği sorumluluk bu olayın aydınlatılmasıdır.''

Özür konusu

Bir gazetecinin, ''Hayatını kaybedenlerin yakınlarından özür dilenmesi konusunda, soruşturmanın sonucuna göre mi bir adım atılacak '' sorusu üzerine Arınç, şu ifadeleri kullandı:

''Arkadaşlar, özür kelimesini, evet kullanalım. Ben de şahsen zaman zaman özür diliyorum yaptığım yanlışlıklardan dolayı. Ama her olay karşısında, işte özür dilensin, dilenmesin... Bakınız Başbakan Yardımcımızın başkanlığında kocaman bir heyet gidiyor. Sayın Başbakanımız da telefonla kendilerine tek tek ulaşıyor. Şehrin valisi, şehrin kaymakamı oradaki sivil toplum örgütleri, oradaki kanaat önderleri her biri bu olaydan duyduğu üzüntüyü ifade ediyor. Bu olaydan duyulan  üzüntüyü ifade etmek için samimi olmak gerekir. Bu samimiyet bizde var. Samimiyetten mahrum olanların da çıplak yüzlerini açıklıkla görüyoruz. Onların işleri güçleri istismar, işleri güçleri halkı tahrik etmek, işleri güçleri hükümetin terörle mücadeledeki kararlılığını zayıflatmak. Bunun hiçbir zaman altında kalmayacağız.

Hükümetin, bu işler ortaya çıktıktan sonra, yani bir inceleme neticesinde bir ihmal veya hata eğer söz konusu olacaksa, bunun yakınlarından şahsen, mutlaka özür de özrün ötesinde kucaklaşmak helalleşmenin de doğru olacağına mümkün olabileceğine, ben de inanıyorum ama böyle resmi olarak kürsüye çıkıp da özür diliyorum demek bu aşamada herhalde çok olumsuz bir beklenti olur''

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler