YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TÜSAİD'ın başörtüsü kararı
TÜSİAD Başkanı Boyner, anayasa öneri paketinin açıklanmasıyla şimşekleri üzerine çekti...
TÜSAİD'ın başörtüsü kararı
26 Mart 2011 / 07:58 Güncelleme: 26 Mart 2011 / 08:11

Son günlerin en çok konuşulan konualrından biri de Anayasa öneri paketi açıklayan TÜSAİD oldu... TÜSİAD Başkanı Boyner Bugün gazetesine konuştu,"Korkak ve çekimser TÜSİAD'dan cesur TÜSİAD'a dönüşüm mü var" sorusuna, "Eskiler bizden daha cesurdu" dedi...

(...) ■ Anayasa çalışma paketi, TÜSIAD'ın tarihinde bir devrim olarak nitelendirilebilir mi? Eskiden yayınlanan Demokratikleşme Perspektifleri Rapom'nagöre nasıl değerlendirilebilir? Darılmayın ama korkak ve çekimser TÜSİAD, cesur TÜSİAD'a mı dönüşüyor?

Aslında Demokratikleşme Perspektifleri Raporunu yaptıranlar da cesurdu. Hatta onlar daha cesurdu diyebilirim. Çünkü bayağı bir metin vardı. HSYK'nm yapısından tutun, Anayasa Mah-kemesi'nin üye sayısına kadar her şey vardı o yayımlanan kitapçıkta. Çok detaylı bir metin hazırlanmıştı. Bu sefer öyle bir yol seçmedik. Ama daha evvel, o tip yaklaştığımız için belki bu sefer TÜSİAD Raporu denmesinin, Anayasa önerisi denmesinin arkasında da bu yatıyor.

Aslında bu kez tam tersine bir 'tartışma ortamı'nı açmayı hedeflemiştik. Amacımız buydu. Bizim zaten yapılmış, yazılmış çalışmalar vardı. Prof. Dr. Bülent Tanör'den başlayarak daha sonra güncelleştirilmiş çalışmalar mevcut. Bu anayasa öneri raporu, onların üzerinde yapılmış bir çalışma değil tabii ki.

■ 2007 Anayasa taslağını hazırlayan ekibin başı Prof. Dr. Er-gun Özbudun'a, eski taslakla şimdiki çalışma arasındaki farkı sorduğumda, "Bu çalışma daha cesur ve radikal" cevabını verdi. Siz de öyle düşünüyor musunuz?

Benim düşüncemden çok Prof.Dr.Özbudun'un söylediği önemli. Aslında bu çalışmada tabular, İdi şeler, önyargılar kınlıyor.

TÜSiAD'da etkin olmak için erkek olmanız gerekmez

■ Derneğiniz, sizin başkanlığınızda çok daha hareketli görünüyor. Haftanın kaç günü TÜSİAD'ın ofisinde oluyorsunuz?

7 gün 24 saat TÜSİAD'dayım. Kendi işime ve evime hiç vakit kalmıyor böylece. Dolu dolu bir başkanlık yaşıyorum. Her günümüz heyecanlı geçiyor.

■ Derneğe yeni giren genç bir işadamı, "Kadın başkanı olduğu için TÜSİAD'a girdim" dedi bana. Kadın başkanlık, hangi avantajları sağlıyor?

Demeği, gençleştirmek için çalışmalarımız var. Genelde baktığınız zaman yeni yeni daha genç yaşta üyelerimiz arttığını, üye ortalama yaşının aşağılara doğru sarktığını görmeye başladık. Bu çok önemli. Kadın üye sayısında artış olması da önemli. İş hayatında etkin ' kadın sayısı arttıkça bizim de üyelerimiz artacaktır. Oranımız yüzde 20'ye yakın. Biz cinsiyet ayrımı anlamında kendisini aşmış bir kurumuz. Belki kadınlar, sayısal olarak erkek işadamlarıyla eşit oranda değiller ama etkinlik olarak , cinsiyet ayrımı yok. TÜSİAD'da etkin olmak için erkek olmanız gerekmiyor.

Cem iyi soru sordu

■ Gelen tepkileri göğüslemek zor olmayacak mı? Pakete en sert tepkiyi eşiniz Cem Boyner verdi. Nasıl bir akşam geçirdiniz? Tartışmalar aynen sürdü mü?

(Gülüyor) O akşam, biliyorsunuz TÜSİAD'ın 40'ıncı yıl kutlamalarındaydık ve hep birlikteydik.

■ Raporun arkasında durabilecek misiniz?

Cem Bey, sanıyorum şunu dile getirdi. Bu konular, genelde toplumda tepki yaratan, çok kolay konuşmaya alışık olmadığımız konular. Türkiye'de hala kıramadığımız klişeler, tabular, tartışmaktan kaçındığımız konular var. Onun için bunu göze alarak yaptığınız çalışmanın arkasında ne kadar durabileceğimiz sorusunu gündeme getirdi. Bence iyi bir soruydu. Ama, tartıştıkça, konuştukça birbirimize daha fazla yakınlaşabileceğiz diye düşünüyorum.

Siyaseti düşünmüyorum YDH için cevap veremem

■ Cem Bey o soruyu sorunca İshak Alaton, gidip kutladı ve kulağına bir şey söyledi. Kendisinin ilettiğine göre, "Oğlum Cem, Yeni Demokrasi Ha-reketi'nin (YDH) tam zamanı geldi" demiş. Buna ne diyorsunuz?

Bu soruya ben cevap veremem.

■ Peki, sizin başkanlıktan sonra bir siyasi hareketiniz olabilir mi?

Kesinlikle hayır. Başkanlığı bir dönem yani 2 yıl yaptıktan sonra büyük bir memnuniyetle iş hayatına geri döneceğim.

Başörtüsü konusunda fikrimiz yok

■ Çalışmayla ilgili bazı konularda çifte standartlar oluştuğu yönünde eleştiriler var. Mesela, milletvekili başörtüsü takabiliyor da, yuva öğretmeni takamıyor gibi bir durum söz konusu. Neden böyle?

Bu bir TÜSİAD raporu değil. TÜSİAD istedi diye Anayasa'da şöyle olsun, böyle kurallar konulsun şeklinde bir çalışma değil. Biz Türkiye'de çok önemli 'üç bölen' konusu olduğunu belirledik. Anayasa'nın yapılış biçimi, Anayasa'nın içinde bulunması gereken kurumlar ve kurallar ayrı bir konu ama esas vicdan ve din özgürlüğü, kuvvetler ayrılığı konuları var. Vesayet meselesi filan. Çok farklı görüşler var. Bunların Türkiye'yi de kutuplaştırdığını biliyoruz. Bu görüşleri bir araya getirerek bunları tartıştıralım dedik. Ve onun içindir ki, 22 insanı bir araya getirdik. Prof. Ergun Özbudun ile Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, koordinatör eş başkanlar seçildi.

■ Peki, başörtüsünde sizin özel görüşünüz nasıl olabilir?

Raporu konuşuyoruz. O nedenle benim görüşümü söylemem çok doğru olmaz. Genel olarak orada yaklaşım, hizmet almak, hizmet vermek, özellikle din ve vicdan konusunda 18 yaşını geçmiş insanların kendi eğitim koşullarına karar vermeleri, daha doğrusu eğitimde üniforma zorunluluğu gibi bir şey olmaması gibi yaklaşılmış. Detay detay ele alınmış. Sizin de izlediğiniz gibi bu manzumeler açıldığı zaman kendi üyelerimizden de farklı görüşler geldi. Karşı çıkanlar oldu, beğenenler oldu.

Kol kırılıp yen içinde kalmamalı

■ İspanya eski Başbakanı ve AB Bilge Adamlar Grubu Başkanı Felipe Gonzalez ile onun yardımcısı ve eski Savunma Bakanı Narcis Serra ve Uluslararası Barış Süreçleri Kolaylaştırıcısı Narcis Serra'yı konuk ettiniz. İspanyollar, hep konsensüsten söz etti. Türkiye'de konsensüs ortamı sağlanabileceğine inanıyor musunuz?

Önce istemek ve çözümü istemek için kararlı olmak gerekiyor. Bence artık çözüm için uzlaşma konusunda tarafların kararlı olması ve güvenlerinin de tam olması bir şart olarak önümüze çıkıyor. Bu da ancak toplumsal diyalogun artmasıyla olabilecek bir şey. Biz de bu çabalarımızı mümkün olduğu kadar şeffaf biçimde yapmaya ve sürdürmeye kararlı olduğumuz mesajını veriyoruz.

İlk defa Yüksek istişare Konseyi'mizi de basına açık yaptık. Tabii ki, bunlar çok alışılmış şeyler değil. Bizde biraz hani, "Kol kırılır, yen içinde kalır" anlayışı vardır. Hani, biraz sansürleyelim, tıraşlayalım, çok sivri şeyler söylemeleyim yaklaşımı vardır. Maalesef, böyle geleneksel alışkanlığımız var. Halbuki, her şeyi ne kadar şeffalık ölçüsünde çözme yolunda gidersek, sorunlarımı da o kadar çabuk çözebiliriz diye düşünüyorum.

Kalkınma raporu sırada

■ Peki, TÜSİAD'ın sizin anlayışınızla Anayasa dışında böyle sivri çalışmalarınız olacak mı? TÜSİAD, nereye gidecek?

Artık sivri çalışma yok. Üyelerimizden ve kamuoyundan aldığımız tepkileri, tartışmaya devam edeceğimizi düşünüyorum. Farklı platformlarda konuları tartışmaya devam edeceğiz. Planladığımız çalışmalar var, 40'ıncı yılımızda. Aslında seçimden sonra olanlar var. Birisi, 'Sürdürülebilir Kalkınma Raporu' olacak. Eylül sonu, ekim başında onun sunumu olacak. Yine ekimde Türkiye ve AB, Türkiye'nin etrafıyla, Kafkas komşuları ve kuzeyiyle, güneydoğusu yani Ortadoğu diyelim. Bu bölgelerle enerji bağlamında da izdüşümleriyle ilgili senaryoların tartışıldığı bir platform olacak. Hazırlıklarımız sürüyor.

Kadının Meclis’e girmesinde zihinsel dönüşüm lazım

■ Seçimler yaklaşırken önemli bir konu da Meclis'e çok sayıda eadın vekil girmesi. Bu anlamda sizin özel
çabalarınız olacak mı?

Bu konuda bilinç geliştirme teste çok fazla çıkar yolumuz yolc Biliy°rsunuz eote konusuna çok sıcak bakılmıyor Türkiye de.   TÜSİAD, bunu birçok kez dfe getirdi ama fazla bir şey olmadı. Benim gördüğüm şu var. Nedura olsun, toplum bu konuyu sahipleniyor. Yerel anlamda da kadınlar, konuya sahip çıkm aya başladılar. Adaylıklarını koyuyorlar. Hakl' Kadın Platformu kuruldu. Hem bu konu hem de bununla yetinmeyip başka alanlara da gireceğini söylüyor. Kadının toplumdan yea bir 'zihirısel k dönücüm' gerektiriyor. Zihinsel dönüşiJm de çok faktörün bir araya gelmesiyle zaman töncte gerçekleşen bir şey. Bu konuda ısrarımızı tutumumuzu devam ettirmek zorundayız. (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler