27 Temmuz 2017 Perşembe
  • Altın143,369
  • BIST107.206
  • Dolar3,5533
  • Euro4,1312
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6415
  • İstanbul24 °C
  • Ankara15 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya18 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya27 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • Bursa22 °C
  • Kayseri15 °C
  • Kocaeli19 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep25 °C
  • İçel27 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'ye özgürlük dersi veren ABD bakın ne yapmış!
PKK’ya destek veren bildirilerine yönelik tepkilere ifade özgürlüğü gerekçesiyle tepki gösterilen ABD'de, benzer davranışlarda bulunan öğretim görevlilerinin belli sebeplerle görevlerinden uzaklaştırıldıkları göze çarpıyor.
Türkiye'ye özgürlük dersi veren ABD bakın ne yapmış!
21 Ocak 2016 / 17:56 Güncelleme: 21 Ocak 2016 / 18:05

"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" adıyla bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiride, terörle mücadele çalışmaları ve sokağa çıkma yasakları bahane edilerek "kasıtlı ve planlı kıyım yapıldığı"nı öne sürmesi üzerine soruşturma başlatılmış, bunun üzerine ABD’li yetkililerin açıklamalar gelmişti. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, bu durumu, "Türkiye'deki ifade özgürlüğü sorunu ve endişe verici bir trendin parçası" olarak yorumlayarak, "Hükümet eleştirisi vatana ihanet anlamına gelmez" demişti. 

Ancak benzer durumların ABD hukukundaki yeri açısından 2010 yılında ülkede görülen önemli bir dava dikkati çekiyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi'nin Humanitarian Law Project'e karşı 2010 yılında aldığı karar, Kongre tarafından terör listesine alınmış yabancı bir terör örgütüne herhangi bir yardımın hukuken karşılıksız kalmayacağını ortaya koyuyor. 

Hakkında çok sayıda akademik çalışmanın da yapıldığı davada Yüksek Mahkeme, söz konusu sivil toplum kuruluşunun, maddi destek sağlamasa dahi ABD'nin terör listesindeki PKK ve Sri Lanka’da terörist eylemler yapan Tamil Kaplanları ile görüşüp onlara “barışçıl şekilde çatışma çözümü eğitimi” vermesinin kabul edilemez olduğuna karar kıldı. 

Aynı davada mahkeme, bu kişileri savunmak adına Humanitarian Law Project’in "düşünce özgürlüğü" kapsamındaki başvurusunu da reddetti.  

"Sandy Hook'u devlet tezgahladı" diyen üniversite hocası işinden oldu 

Bunun yanında ülkede, akademisyenlerin ciddi eleştirel tutum ortaya koyduklarında görevlerine son verilebildiği görülüyor. 

Florida Atlantic Üniversitesi'nde görev yapan James Tracy adlı öğretim üyesinin, geçtiğimiz yıllarda Connecticut eyaletinde Sandy Hook İlkokulu'nda yaşanan ve 20 çocuğun öldürülmesiyle sonuçlanan silahlı saldırı hakkındaki yorumu bu konudaki örneklerden birini oluşturuyor. 

ABD Başkanı Barack Obama'nın silah lobisine karşı verdiği mücadelede Sandy Hook'da yaşanan trajediyi kullanarak duygusal koz haline getirdiğini iddia eden Tracy, Sandy Hook saldırısının hükümet tarafından hazırlanmış tezgah olduğunu da ileri sürünce çalıştığı üniversite işine son vermişti. 

Yine geçtiğimiz yıl sonunda Evanjelikler tarafından desteklenen Wheaton College'de siyaset bilimi dersleri veren Larycia Hawkins da sosyal medya üzerinden, "Aslında Müslümanlar ve Hristiyanlar aynı ilaha ibadet ediyor" yorumunu yapmış fakat çok geçmeden okulun yönetimi tarafından sözleşmesi feshedilmişti. 

"ABD'de düşünce özgürlüğünün sınırları finansörler tarafından çiziliyor" 

ABD üniversitelerindeki fikir ve ifade özgürlüğü tartışmalarında adeta sembol isim haline gelen Steven Salaita da 2014 yılının son aylarında İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı çıkması ve sosyal medya hesabında İsrail'i eleştirmesiyle biliniyor. 

Urbana-Champaign Illionis Üniversitesi (UCIU) mütevelli heyeti olan Salaita, Twitter hesabından İsrail'in saldırılarını "soykırım" olarak niteleyerek, "İşler öyle bir noktaya geldi ki, Netanyahu boynunda Filistinli çocukların dişlerinden bir kolye ile televizyona çıksa sanırım kimse şaşırmayacak" yorumunda bulunmuştu.

Salaita'nın bu yorumlarına karşılık işine son verilmişti.  Üniversite yönetimi, bu konuda okula bağış yapan kişilerden aldıkları tepkileri gerekçe göstermişti.

Salaita, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, ABD’nin düşünce özgürlüğü bağlamında farklı ülkeleri eleştirmesini “iki yüzlülük” olarak yorumladı. 

Artık ABD'de bir üniversitede çalışmasının neredeyse imkansız hale geldiğini ve bundan dolayı Beyrut Amerikan Üniversitesi Amerikan Çalışmaları Bölümü'nde çalışmaya başladığını söyleyen Salaita, "ABD'de bağımsız bir üniversite olduğuna inanmıyorum. Bütün üniversiteler gelir kaygısında ve bu kaygılarını çeşitli lobiler ve bağış kurumları dolduruyor" dedi. 

Salaita, ABD’de birçok üniversitenin “adeta bağışçılarına mahkum olduğunu” ifade ederek, üniversitelerin finans kaynaklarını sağlayan kişilerin aynı zamanda bu kurumlardaki ifade ve fikir hürriyetinin sınırlarını da belirleyebildiğini dile getirdi.

Fikir ve ifade özgürlüğünün muğlak bir çerçevede kullanıldığına işaret eden Salaita, "Düşünce özgürlüğü denilen şey, neredeyse her tarafta olduğu gibi ABD'de de iki yüzlü bir kavramdır" ifadesini kullandı. 

ABD üniversitelerinde İsrail lobilerinin çok etkili olduğunu savunan Salaita, "ABD üniversitelerinde İsrail'i eleştirmek, belaya girmek için iyi bir sebeptir. Düşünce özgürlüğünün sınırları merkez gücün kontrolü altında belirlenir" diye konuştu. 

"Ne söyleyip ne söyleyemeyeceğinizin sınırları aslında belli" 

Berkeley Üniversitesi'nde İslamofobi dersleri veren Hatem Bazian da ABD üniversitelerindeki fikir özgürlüğünü tanımlarken, ABD’de düşünce özgürlüğünün belli başlı sınırları olduğunu ve bu sınırları okulun finansörleri tarafından belirlendiğini ve bu sınırların ihlali durumunda akademisyenlerin kariyerlerinin etkileneceğini belirtti. 

Bazian, "Ne söyleyip ne söyleyemeyeceğinizin sınırları aslında belli. Yapılabilecek en kolay şey de birinin kariyerini mahvetmek" dedi.

"Düşünce özgürlüğü" kavramının batılı ülkeler tarafından diğer ülkelere karşı bir koz olarak kullandığını ileri süren Bazian, şunları kaydetti:

"Özgürlük kavramı, Batılı politikacıların gündeminde bir iktidar söylemi olarak yer alıyor ve bu kavram dolayısıyla diğer ülkeler üzerinde iktidar kuruyorlar. Sınırlarını kendilerinin belirlediği bu tartışmada bu kavram ancak kendileri tarafından kullanıldığında anlamlı hale geliyor."

 

AA

Soytarı
 // Murtaza
Dünyanın soytarısı, şımarık, ikiyüzlü, çocuğu amerika, din düşmanı, Ortadoğu, karıştıran amerika, sonunda inşaallah,müslüman ülkeleri nasıl karıştırdıysa, aynısını amerika yaşamadan, kıyamet kopmaz inşaallah....
21 Ocak 2016 18:55
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler