YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'nin denizaltı sınavı...
Türkiye'nin denizaltı sınavı...
26 Mart 2011 08:09
Uzmanlar, denizaltı alımıyla ilgili çarpıcı uyarılarda bulundu...

Uzmanlar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın Almanya’dan almayı planladığı 6 adet U214 tipi denizaltı ihalesindeki fahiş fiyat ve teknik eksikliklere dikkat çekti, sözleşmede eksiklikler olduğu uyarısında bulundu.

BUGÜN'ün 'Vurgun yemeyelim' manşetiyle duyurduğu denizaltı ihalesindeki sorunlarla ilgili uzmanlardan uyarı geldi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Almanya'dan almayı planladığı 6 adet U214 tipi denizaltı ihalesindeki fahiş fiyat ve teknik eksikliklere dikkat çeken savunma sanayi uzmanları, sözleşmede eksiklikler olduğunu vurguladı. Önceliğin milli çıkarlar olması gerektiği belirtilerek ülke kaynaklarının sorumsuzca harcanmaması istendi.

Kontrat istismara açık

Savunma Ekonomisi uzmanı emekli Binbaşı Yakup Evirgen, 2.5 milyar euroluk bir alımda Yunanistan'a 250 milyon euroya satılan deni-zaltıların 375 milyon euroya alınmasını anlamanın mümkün olmadığını belirtirken, kredi faizlerinin yüksekliğinin başka bir olumsuzluk olduğunu söyledi. Evirgen, "Kontrata fiyat artışlarına açık olan bir hükmün konulması, bu hususun aleyhimize olarak işletileceğini ve sık sık istismar edileceğini bilerek kabul etmek anlamına gelir. Burada öngörülen yüzde 80 yerli katkı oranı iyi izlenmeli. Hem 6 denizaltıyı al, hem teknolojisini alma. Anlaşılır değil. Bir ülkenin kaynakları bu kadar sorumsuzca harcanamaz. Bu ve benzer alımlarda ülke ve millet aleyhine yaşanan sorunların altında bugünkü tedarik sistemi vardır" dedi.

Üç kritik soru

"Tehdidi ve tedbiri kim belirliyor, tedariki kim yapıyor?" sorularına verilecek cevabın önemli olduğuna dikkat çeken Evirgen, şöyle konuştu:

"Cevaplar aynı ise bunun gibi şeyleri görmeye devam ederiz. Kara, hava, deniz platformları ve ana sistem tedarik yetkisi, ihtiyacı belirleyen ve şartnameleri hazırlayan, muayene yapan gibi tedarik süreçlerine hakim makamlarda olmamalı. Görevde iken bu işleri hazırlayanlar, emekliliklerinde satıcı konumuna geliyor. İşin aslını ortaya çıkarmak için, olayın safahatını ortaya koymak gerekir. TSK'nın yolsuzlukla anılmasına neden olacak şekilde kamuoyu oluşturulmadan, sadece sorumluların açığa çıkarılmasına yönelik hareket edilmesi gereklidir."

Yunanistan'ın gerisinde olmayı kabul edemeyiz

Savunma Sanayi eski Müsteşarı AK Parti Milletvekili Vahit Erdem: F-16 projesi gerçekleşirken çok zorluk çektik. Amerikan Kongresi ulusal kodları vermeyi kabul etti ancak dolambaçlı yollardan zorluk çıktı. Müzakere sonucu kodlar verildi. Artık F-16'ların yazılımını kendimiz yapıyoruz. F-35'lerin alımında da aynı şeyler yaşanıyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve bakanlığın bunun üstesinden geleceğini sanıyorum. De-nizaltıları yıllardır Almanlarla birlikte yapıyoruz. Yapılan üretim ve ihalelerde bize verilecek ürünlerin başka ülkenin gerisinde olmasını kabul edemeyiz. Milli çıkarlar esas olmalı.

Teknoloji alırken daha hassas olalım

Strateji Uzmanı emekli Albay Mesut Ülker: Fiyattan ziyade, teknoloji transferi konusunda Türkiye'nin daha hassas olması gerekiyor. Savunma sektörünün tek elde yürütülmesi çıkar amaçlı hedeflerin gerçekleşmesine yardımcı oluyor.    Havelsan ve  Aselsan gibi kuruluşların üniversite ve sanayi merkezlerinin desteğiyle performanslarının artırılması sağlanmalı ve performans denetimi yapılmalı. F-16'ların kullanımı ve denetimi konusunda nihai karar verici olmamıza rağmen bağımlılığımız devam ediyor. Türkiye'nin bölgede alacağı konuma göre bağımlılığı azaltılmalı.

Dünyanın ikinci denizaltısını yaptık

Inebahtı Savaşı'ndan sonra tamamen yok olan lrrıparatorluk donanmasının, 5 ayda 200 gemi olarak yeniden inşa edilmesinin, Osmanlı tersanelerinin sahip olduğu kabiliyet ve kapasiteyi gösterdiğini vurgulayan Evirgen şunları söyledi:

Avrupa'nın gerisinde değiliz

"Dallın ikinci denizaltısı Taşkızak Tersanesi'n-de "1886'da imal edildi. Üçüncü denizaltı ise 1888'de dünyada ilk torpido atan ünvanı ile Abdülmecid isimli denizaltımız olmuştur. Savaş gemisi üretim kapasitesi ve teknolojik düzeyinin 130 yıl öncesine kadar Avrupa ülkelerinin gerisinde olmadığını anlıyoruz. llk yerli denizaltılarımız olan Yıldıray ve Atılay'ın inşası Fatih Sultan Mehmet'in kurduğu Taşkızak Tersane''sinde 1936'da başlanmış ve 1939 yılında denize indirilmiş-mlerodtior.rlDarenizaltılar, Almanya'dan temin edilen dizel motorları dışında tamamen Türk mühendis ve işçisinin emeği ile gerçekleştirilmiştir" diye konuştu. (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler