YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Türkiye'de idari devrim yaşanacak"
Milli Eğitim ve Gençlik ve Spor Eski Bakanı Hasan Celal Güzel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmesinin yasal olduğunu söyledi. Güzel ayrıca, Türkiye'de idari bir devrim yaşanacağının da altını çizdi.
"Türkiye'de idari devrim yaşanacak"
19 Ocak 2015 / 19:24 Güncelleme: 19 Ocak 2015 / 19:28

Milli Eğitim ve Gençlik ve Spor Eski Bakanı Hasan Celal Güzel, Kanal A'da Tuğba Dalkılıç'ın sunduğu 'İşte Haber' programına konuk oldu.

Güzel, Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmesinin yasal dayanaklarını açıklayarak söze bailadı ve şöyle konuştu:

Aslında bu yetki 1961 Anayasası'nda da, 1971 tarihlerinde de nihayet 1982 Anayasası'nda açıkça Cumhurbaşkanlığı'na verilmiş bir yetkidir. En son Merhum Turgut Özal da Bakanlar Kurulu'na arada sırada başkanlık etti. Kenan Evren de başkanlık etti.

Şu anda yürürlükte olan, 104. madde, 'Cumhurbaşkanı'nın Görev ve Yetkileri' başlığında diyor ki; "Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir" ve yetkilerini söylüyor. Bu toplantı ile ilgili olarak yetkisi ise çok açık olarak şöyle; yürütme alanına ilişkin yetkilerinden üçüncü yetkisi; "Gerekli gördüğünde Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmek ya da Bakanlar Kurulu'nu başkanlığı altında toplantıya çağırmak." Yani hem istediği zaman mevcut toplantıya başkanlık etme yetkisine sahip hem de toplantı olmasa bile Sayın Cumhurbaşkanı'nın bugün yaptığı gibi Bakanlar Kurulu'nu toplantıya çağıra yetkisi var.

"Sayın Cumhurbaşkanı gerekli görürse, her toplantıya başkanlık edebilir"

Hal böyleyken, muhalefet partilerinin bunu çeşitli şekillerde tenkit etmelerini hiçbir şekilde doğru bulmuyorum. Ben de biraz devletten, hukuktan, anayasadan anlıyorsam mesele budur. Her toplantı demiyor, gerekli gördüğünde diyor. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı gerekli görürse, her toplantıya başkanlık edebilir.

Bizim anayasalarımız parlamenter sistem anayasalarından daha farklıdır. 1982 Anayasası yarı başkanlık sistemine daha çok benzer. Esasen, mevcut 1982 Anayasası'ndaki birkaç hüküm değiştirilerek yeni bir anayasa yapılsa, ortaya Fransız Anayasası'na benzeyen yarı başkanlık hükümet sistemini uygulayan bir sistem çıkardı. Bu da tamamen demokratiktir.

"Cumhurbaşkanı yarı başkanlık sisteminin cumhurbaşkanı gibidir"

Ben şu görüşteyim. Türkiye'de aslında yarı başkanlık sistemi vardır. Sayın Cumhurbaşkanı da sadece Bakanlar Kurulu'na başkanlık etme bakımından değil, halk tarafından seçilen, popüler, karizmatik bir kişiliği ile anayasada donatılan yetkileri ile adeta yarı başkanlık sisteminin cumhurbaşkanı gibidir.
Sayın Başbakan da yetkisiz değildir. Sayın Başbakan klasik parlamentarizmin esas yürütmenin başı olan, yetkileri elinde bulunduran Başbakanı değildir. Esasen Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri böyle başbakanlar da pek fazla olmadı.

Bu sistem daha tam oturmadı. Sayın Erdoğan'ın 2019'da her şey oturduktan sonra Cumhurbaşkanı olmasını tavsiye etmiştim. Yani parti bakımından da böyle düşündüğümü söylemiştim. Ama ona o layıktı. Abdullah Gül zamanında da layıktı. Risk aldı, bunu tercih etti. Şu anda da kargaşalık veya kaos kullanılsa haksızlık olur ama düzensizlik var. Tam yerine oturmadı. Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı nerede olacak, ilişkiler nasıl yürütülecek? Bunlar tam oturmadı.

"İdari devrim yaşanacak"

Muhalefet bundan faydalanacaktır. Ama ben şunu görüyorum ki, bu iki ucun birbirine girmemesi ve iyi geçinmeleri Türk milletinin lehinedir. Muhalefet istismar edecek kendisine başka saha bulsun. Yapabiliyorsa otursun, yeni sistem teklifleri getirsin.
Yarı başkanlık, olursa tam başkanlık sisteminin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde devam edeceğini ve

Türkiye'de mutlaka idari devrim olacağını ancak bunun üniter ve milli devlete zarar vermeden meydana geleceğini söyleyebilirim.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler