YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye hasta adam değildir
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Küresel vicdanın da küresel ekonominin de sesiyiz'' dedi.
Türkiye hasta adam değildir
06 Haziran 2012 / 19:37 Güncelleme: 06 Haziran 2012 / 19:41

CHP tarafından hakkında verilen gensoru önergesi üzerinde konuşan Davutoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yakında G-20 ve BM Kalkınma Zirvesi'ne katılacağını hatırlatarak, ''Oralarda da sözü en çok dinlenen ve ne söyleyeceği merak edilen ülke Türkiye. Küresel ekonomik krizle en doğru şekilde mücadele eden ülke, Türkiye... Herkes işsizlikle mücadele ederken, istihdamını sürekli artıran ülke de Türkiye'dir. Bunu bir yandan etkin ekonomik politikalar, diğer yandan pazarını, piyasasını çeşitlendirerek yapıyor'' diye konuştu. 

Afrika'da efsane haline gelmiş olan Somali örneğini veren Davutoğlu, şöyle konuştu:

''Vicdan dediğinizde işte vicdan burada. Herkesin unuttuğu zannettiği Somali'ye bir gün iki uçak indi, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, sanatçılar, işadamları, bakanlar ve aileleriyle indi. Dünyaya şunu gösterdi: 'İnsanlığın her biriyle biz ilgiliyiz, hiç kimseyi aç ve açıkta bırakmamak üzere insanlık vicdanını harekete geçirdik.' Somali toplantısında, diyaspora lideri 'bütün ülkeler söz verir, Türkler ise verdiği sözü yapar' dedi. Başbakan gittiğinde büyükelçilik açacağız dedi, iki ayda büyükelçilik açtık, 6 ayda THY seferlere başladı, 20 yıl sonra ilk defe Mogadişu İstanbul üzerinden dünyaya bağlandı. Bütün mazlum halklar Türkiye üzerinden dünyaya bağlanacak. Küresel vicdanın da küresel ekonominin de sesiyiz.

Balkanlar'da bütün düşmanlıkları kaldıracağız. Kimseyle hasım olma düşüncemiz yok. Geçen yüzyıl kimlerle ayrılmışsak, Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Ortadoğu'da kimlerle aramızda duvarlar kurulmuşsa, ister Arap, ister Sırp, ister Kürt, ister Boşnak, ister Azeri, Gürcü kimlerle konulmuşsa o duvarları birer birer yıkacağız.  Kardeşlerimizle kucaklaşacağız. Buyurmadan, buyurgan olmadan, onlara hükmetmeden, onlarla el ele yeni bölgesel düzenler kuracağız.

Cuma günü Trabzon'da Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan üçlü toplantısı yapacağız, geçtiğimiz ay Nahçıvan'da Türkiye-İran-Azerbaycan üçlü toplantısı yaptık. Niye yapıyoruz  Kafkaslar'a barış gelsin diye... Bütün engellemelere rağmen Ermenistan ile de Kafkaslar'daki genel barışa saygı duydukları sürece ve Azerbaycan topraklarını terk ettikleri vizyon içinde davrandıkları sürece her türlü ilişkiyi kuracağız. Kimseyle kalıcı düşmanlıklar peşinde değiliz, kalıcı dostluklar peşindeyiz.''

Davutoğlu, Bosna Hersek'ten Kırgizistan'a, Somali'den Lübnan'a, Afganistan'dan Filistin'a bütün uzlaşı çalışmalarının içende olduklarını belirterek, ''Bu bir müdahale değildir. 'Ankara'da oturalım dünyada ne olursa olsun karışmayalım...' Bu anlayışı terk edelim. Kırgızistan'da iç savaş yaşandığında Bişkek'e inen ilk Dışişleri Bakanı uçağı benimdi. Bununla onur duyuyorum. Çünkü, oradaki Kırgız ve Özbek kardeşlerimin kaderiyle biz ilgilenmek zorundayız. Hiçbir zaman Orta Asya, Ortadoğu ve Balkanlardaki kardeşlerimizi terk etmedik'' dedi.

 

-''iki meydan okuma...''-


 Davutoğlu, Suriye  Devlet Başkanı Beşşar Esed'e 2005 yılından beri her toplantıda ''Kürt kimliğine sahip çıkması ve vatandaşlık vermesini'' ifade ettiklerini anlattı. Davutoğlu, ''Geçen yıl gittiğimizde tek talebimiz, 'Kürt kardeşlerimizin kimliğini verin', vatandaşlık kimlikleri dahi yoktu. İlk ve öncelikli talebimiz buydu. Hiçbir zaman ayrım gözetmeksizin bütün tarihdaşlarımızla el ele bölgesel politikaları sürdüreceğiz'' diye konuştu. 

Dış temsili, uluslararası ve bölgesel etkinliği, vatandaşlarına sahip olma kudreti artan Türkiye'nin önünde iki yeni meydan okuma olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

''Bu tüm dünyanın önündeki meydan okumadır; Avrupa'daki ekonomik kriz ve Ortadoğu'daki büyük siyasi değişim... Sabah kalktığımızda muhasebe yaparken Batı'ya bakıyoruz Yunanistan, İtalya, İspanya ve İrlanda'ya kadar ekonomik kriz kuşağı var, Güneye baktığımızda Suriye, Yemen ve Fas'a kadar siyasi kriz kuşağı var. Bunun da merkezinde bir ülke var ki demokrasisi, ekonomik kalkınma ve dış politika aktivitesiyle dünyanın yükselen gücü haline geliyor. AB'deki ekonomik kriz bizim ekonomimizin ne kadar dirençli, Ortadoğu'daki siyasal kriz ise Türkiye'deki demokrasinin nasıl sağlam temellere oturduğunu gösterdi. Geçen sene bütün Ortadoğu halkları seçim talebinde bulunurken, biz seçimleri dünyanın takdir ettiği performansla gerçekleştirdik. Demokrasimiz sağlamsa, ekonomimiz güçlüyse bu bölgede etkin olmaya devam edeceğiz.

Birisi derse ki 'bütün komşularımızla sorunluyuz...' Ama ya coğrafya ya da komşu listesini çıkarmak gerekiyor. Şu anda biz Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Azerbaycan, Kazakistan ile yüksek strateji işbirliği konseyini yürütüyoruz. Gürcistan ile pasaportları dahi kaldırdık, kimlikle geçiş yapıyoruz. Suriye'nin bu sıkıntılara düşmemesi için elimizden gelen her türlü çabayı gösterdik. Suriye'de hiçbir zaman mezhep ve etnik temelli bir politika gütmedik. Bölgede mezhep ya da etnik temelli soğuk savaş çıkarmak isteyenlere karşı etkin bir kriz politikası takip ediyoruz, bölgemizi siyasi diyalog, ekonomik karışlıklı etkileşim ve kültürel çoğulculuk etrafında tek bir barış, istikrar, refah havzası haline getirmek için çabalarımızı sürdüreceğiz. Vizyonumuz bu.''

Başbakan Erdoğan ve kendisinin Haziran ayındaki programını anlatan Davutoğlu,  ''Bir ülkenin bir aylık dış politika programı buysa, bu ülke artık hasta adam değildir; 90'lı yılların hasta adamı değildir. Ayağa kalkmıştır, nekahet dönemini atlatmış ve yeni bir dev olarak dünya gündemine ağırlığını koymaktadır. Kimse bu devi tekrar uykuya döndüremeyecek. Bundan emin olun'' dedi. AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler