YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye, ABD'ye bile resti çeker!
Yeni Şafak yazarı Cem Küçük "ABD Türkiye'yi nasıl görüyor?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Türkiye, ABD'ye bile resti çeker!
11 Eylül 2014 / 13:37 Güncelleme: 11 Eylül 2014 / 14:25

Türkiye'nin kendi çıkarı söz konusu olduğunda ABD bile olsa rahat rahat hayır diyebildiğini yazan Cem Küçük, eski Türkiye ile Yeni Türkiye'nin kıyasını yaptı.

İşte Cem Küçük'ün "ABD Türkiye'yi nasıl görüyor?" başlıklı o yazısı;

ABD Türkiye'yi nasıl görüyor?

2009 Haziran ayında dönemin ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mathiew Bryza temaslarda bulunmak üzere Kıbrıs'a ziyarette bulunmuştu. Bunu fırsat bilen Rum Meclisi ve Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Marios Karoyan, ABD'nin Türkiye'ye, Kıbrıs sorununa ilişkin tutumundan vazgeçmesi yönünde baskı uygulaması gerektiğini açık açık söylemişti. Bryza ise Karoyan'ın isteğine şöyle cevap vermişti: ''ABD Türkiye'ye baskı yapamaz. Eğer 70'ler, 80'ler ya da 90'larda olsaydık olabilirdi, ancak şu anda kendi bölgesinde süper güç haline gelen Türkiye tamamen kendi gücüyle bağlıdır ve baskı yapmamız söz konusu değildir.'' Bryza'nın bu sözleri üzerine Karoyan, ''Türkiye'ye ABD tarafından baskı yapılamayacaksa, kimse tarafından yapılamaz. Bu koşullar altında ne Kıbrıs sorununun çözümü ne de Türkiye'nin AB üyeliği mümkün olur'' demişti.

Artık ABD'nin de Türkiye'ye baskı yapması kolay kolay mümkün değil. Yıllardır bu ülkede emperyalizm diyenler, vatan millet Sakarya edebiyatı yapanlar bu cümleleri çabuk unutmuşa benziyorlar. Ekonomik ve askeri alanlarda geliştikçe bir ülkeye baskı yapılması mümkün değildir. Hatırlayın Türkiye IMF ile yeniden anlaşsın diyenler bunun için tek somut gerekçe gösterememişlerdi. Üstelik IMF ile anlaşmazsak ekonomi göçer diyenlerin çoğu milliyetçi-ulusalcı cephenin adamlarıydı.

'Her sonbahar kriz geliyor' diyenlerin de eskisi gibi sesi çıkmıyor. 12 yıldır bekledikleri ekonomik kriz bir türlü çıkmadı. Çünkü Türkiye'de şartlar değişti. Akan sular değişti. Bu dönüşümü anlamayanlar aynı suda defalarca yıkanabileceklerini sanıyorlar. O yüzden de ne toplumu anlıyorlar ne de olan biteni. 'Erdoğan kesin gider' diyenlerin hepsi toz oldu gitti.

Eskiden olsa belirli konularda ABD ne dayatırsa o olurdu. Artık öyle değil. Olmadığı için de Batı basını Türkiye'ye var gücüyle yükleniyor. Yaşlı Avrupa'nın da çok önemi yok. ABD önemli. Onlar da artık her dediklerinin bu topraklarda olmayacağını biliyorlar. Türkiye NATO üyesi bir ülke. Ukrayna, IŞİD v.b. meselelerde ABD ile aynı yerde duruyor. Türkiye kendi çıkarı söz konusu olduğunda ABD bile olsa rahat rahat hayır diyor.

Örneğin ülkemizde resmi ziyaretlerde bulunan Savunma Bakanı Chuck Hagel IŞİD konusunda bizden açık açık destek istedi. Türkiye'nin inisiyatif alması gerektiğini Başkan Obama da dile getirdi. Türkiye de bu konudaki 4 maddelik hassasiyetlerini ABD tarafına iletti. Eskiden olsa Türkiye ABD ne derse onaylardı. Şimdi Obama Türkiye'den ricacı oluyor.

AK Parti hükümeti tabii ki dayatmada bulunmuyor. Ve fakat Çinli CPMIEC firmasıyla yapılan füze savunma ihalesi Türkiye'nin gerektiğinde ABD'ye bile rest çekebildiğinin net delilidir. Bu anlaşmanın nihai hali nasıl olur onu göreceğiz. Geçmişteki hangi hükümet NATO konsepti dışında bir anlaşmaya evet diyebilirdi? Mümkün değil.

Elbette ABD'de tek bir ABD yok. Farklı görüşler yönetim içerisinde mevcut. Örneğin ABD Dış İşleri Bakanlığı'nda Türkiye konusunda yekpare bir tutum yok. Ya da CIA'in içinde herkes Türkiye'yi kaybedelim demiyor, diyemez de. Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasında Ortadoğu'ya, Avrupa'ya ve haliyle Türkiye'ye bakışlar taban tabana zıt. Bunu en iyi anlatan yapım Homeland isimli dizidir. Olaylara farklı bakışı bu diziden daha iyi veren yoktur.

Örneğin ABD'de şu an Başkan John McCain olsaydı durum başka türlü olurdu. McCain daha sert, agresif bir politika izlerdi. Hatırlayın McCain, Türkiye'ye yeni atanan Büyükelçi John Bass'a 'Erdoğan'ın Anayasa'yı değiştirme niyetinden ve otoriterliğe doğru giden diğer davranışlarından endişeli misiniz?' sorusuna zorlayarak evet dedirtmişti. Sadece bu örnek bile farklı tutumları göstermesi açısından önemli.

Peki mevcut ABD yönetimi Türkiye'yi nasıl görüyor? Bu konuda en iyi bilgiyi ABD'li istihbaratçılar veriyor. ABD yönetimi Avrupa gibi değildir. Türkiye'de hiçbir öngörüsü tutmayan ve siyaset okuyamayanlara fazla itibar etmez. İstihbarat kaynakları son verdikleri raporda artık AK Parti hareketinin, liderleri değişse bile toplumda kalıcı olduğunu sundular. Muhalefetin, cemaatin, medyanın halkın kararında bir etki gücü olmadığını beyan ettiler.

Artık Obama yönetimi tabloyu net gördüğü için ve bu coğrafyadaki tablodan dolayı Türkiye'yle ilişkileri yeniden güçlendirecekler. Ama Erdoğan'ın her dediklerine evet demeyeceğini de net gördüler.

Türkiye kabul edilse de edilmese de Mathiew Bryza'nın vakti zamanında dediği gibi bölgesinde süper güç. ABD'nin her şekilde Türkiye'nin kapısını çalacağı da muhakkak. Ama IŞİD ama Suriye ama Kuzey Irak Türkiye'siz bu işlerin hallolmayacağını görüyorlar. Ha, Cumhuriyetçiler daha ziyade Almanlar ve İsrail sağıyla iş tutuyorlar. Gerçi onlar dahi istemese de Türkiye'ye mecbur kalacaklarının farkındalar.

Eli bu kadar güçlü Türkiye'nin korkması ya da çekinmesi için bir sebep yok. Türkiye kendi çıkarı ne gerektiriyorsa artık onu yapacaktır. Geldiği durum bunun özetidir. Aşağılık kompleksine kapılmaya, el pençe divan durmaya gerek yoktur. Hükümetin gitmeyeceğini görenlerin jurnallemelerinin de artık Batı'da, özelde ABD'de bir karşılığı olmadığının da altını çizelim.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler