YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Topbaş eleştirilere cevap verdi
Topbaş eleştirilere cevap verdi
15 Eylül 2011 08:43
Silüeti koruyacağız'

Zeytinburnu’nun en değerli arsalarından birinde ‘Onaltı-Dokuz’ adı verilen bir proje yükseliyor. Üç gökdelenden oluşan projede rezidastan otele, alışveriş merkezinden spor alanlarına kadar birçok fonksiyon bulunuyor. “Onaltı-Dokuz” ismini ise geniş Marmara Denizi manzarasından alıyor. Projeyi Four Seasons Otelleri, Atik Paşa Yalısı gibi projelerle adını duyuran Astay Gayrimenkul yürütüyor.

TMSF’den alındı

Toplam 155 metre ve 36 kattan oluşan projenin hikayesi 2006’ya dayanıyor. 28 bin metrekarelik arazinin ilk sahibi Mensucat Santral’in sahibi Halil Bezmen. Bezmen’in borçları yüzüden arazi TMSF’ye geçiyor ve 2006’da ihale ile satılıyor. Arsayı ise Astay Gayrimenkul’un sahibi Mesut Toprak 45 milyon dolara satın alıyor. Arsa o dönemin imar planlarına göre ticaret alanı görünüyor ve en fazla 27 bin 771 metrekarelik inşaata izin veriliyor.

Astay Gayrimenkul’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başvurusu üzerine 16 Mayıs 2008’de arazinin imar planı ticaret ve turizm alanına çevriliyor. Yükseklik sınırı da kaldırılarak şehir plancıların ifadesiyle yükseklik “h: maximum” oluyor. 1/5000’lik imar plan tadilatı Büyükşehir ve Zeytinburnu Belediyeleri tarafından onaylanıyor. Sıra artık 1/1000’lik uygulama imar plan tadilatına geliyor. Ancak 10 Kasım 2008’de Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından ele alınan plan onaylanmıyor.

Valilikten izin çıktı

Bunun üzerine firma Zeytinburnu Belediyesi’ne başvururak, imar değişikliğinin 3 ay içinde onaylanmaması ile imar değişiklik kabul edildiğini savunuyor. Zeytinburnu Belediyesi de 30 Mart 2009’da İstanbul Valiliği’ne bir yazı göndererek İmar Kanunu‘nun 14. Maddesi’ne atıfta bulunuyor şu ifadeleri kullanıyor: “Kanunda ‘3 ay içinde büyükşehir belediye meclisinde görüşülmeyen kararlar onaylanmış sayılır’ denilmektedir. Ayrıca ‘Büyükşehir ve İlçe Belediye Meclisi kararları kesinleştiği tarihten itibaren 7 gün içinde mahallin en büyük mülkü idare amirine gönderilir. Gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez’ denilmektedir.”

İstanbul Valiliği 13 Nisan 2009’da Vali Yardımcısı Ahmet Sert’in imzası ile Büyükşehir Belediyesi’ne bir yazı gönderiyor. Bu yazıda söz konusu imar kanununa atıfta bulunularak, 3 aylık sürenin geçtiği ve söz konusu talebin yürürlüğe girdiği belirtiliyor. İşte bu noktadan sonra araziye gökdelen dikme yolu da açılmış oluyor.

Bakanlık devreye girdi

İşlemlerin tamamlanması ile araziye inşaat izin veriliyor. Emsal 2.5 oluyor. Zemin katları emsal dışı tutuluyor ve bodrumda birinci kata iskan verilmesine izin veriliyor. Bu izinlerle yaklaşık 70 bin metrekarelik inşaat izni sağlanmış oluyor. Arsaya 3 bina dikilmeye başlanıyor. Projenin adı onaltı-dokuz oluyor.

İnşaatın bitme aşamasına geldiği şu günlerde ise gökdelenlerin İstanbul’un silüetini bozduğu şikayetleri yükseliyor. Bina Turizm Bakanlığı Koruma Bölge Kurulu’na şikayet ediliyor. 4 Numaralı Bölge Kurulu yaptığı incelemede, Tarihi Yarımada’ya çok yakın yerde yapılan projenin İstanbul’un silüetini olumsuz etkilediği tespit ediliyor. Büyükşehir ve Zeytinburnu Belediyelerinden inşaatın durdurulması talep ediliyor. Ancak inşaat, bir süre önce Koruma Kurulları, Kanun Hükmünde Kararname ile lağvedildiğinden durdurulamıyor.

Ardı ardına şikayetlerin yükselmesi ve konunun medyaya da yansıması üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş devreye girdi. Topbaş şu açıklamayı yaptı:

Topbaş: Çalışma başlattık

“Bina maalesef hoş olmayan bir görüntü oluşturdu. Salacak’tan bakıldığında binanın şekli silüeti etkilemiyor, başka noktalardan bakıldığında ise silüete giren noktaları bulunuyor. Bununla ilgili farklı girişimlerimiz var. İstanbul’un Üsküdar’dan Avcılar’a kadar siluetle ilgili çalışmamız var ve önümüzdeki ay meclise gelmesi planlanıyor. Bundan sonra bir daha böyle bir şey olmaması açısından da İstanbul’un topografik kodları, yükseklikleri ile o yükseklik noktalarındaki yapıların yeniden gözden geçirilmesi için bir çalışma yapılıyor. İstanbul’un bütün topografik alanlarında yeni kodlama, mevcut topografik yapı genelinde kodlarla belirlemeler yapacağız. Yüksek yapılar yapılabilecek alanlar var ama Tarihi Yarımada’yı etkileyen ve özellikle bizim miras yapılarına baktığımız alanları etkileyen yapılar olmaması gerekiyor. Bütün bu siluetler, doğal silüetin dışındaki yapılar insanlar tarafından yapılan yapılardır. Doğu Roma’dan, Bizans’tan, Osmanlı’dan, ecdattan kalan gravüre giren bu hattın bozulmaması lazım. Bu konuda hassasiyetimiz var.”

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler