YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Terörle mücadelede yeni yöntem
Terör örgütüne yönelik operasyonların sürdüğü bölgelerde boşaltılan binaların imha edilmesine yönelik önerileri güvenlik uzmanları da destekledi.
Terörle mücadelede yeni yöntem
08 Nisan 2016 / 23:54 Güncelleme: 08 Nisan 2016 / 23:59

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dikkati çektiği, "terörle  mücadele operasyonlarının sürdüğü yerlerde boşaltılan binaların imha edilmesi ve  böylece teröristlerin gizlenebileceği ortamların yok edilmesine yönelik  gereklilik" konusunu güvenlik uzmanları AA muhabirine değerlendirdi.

Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, Türkiye'nin  terörle mücadeleyi çok ciddi anlamda sonuç alıcı bir şekilde yaptığını söyledi.

Şu anda yaşanan terörün, "klasik bir terör" olmadığı görüşünü savunan  Orakoğlu, "Birtakım küresel ülkelerin, özel savaş eğitmenlerinden çok ciddi  anlamda eğitim almış, yabancı ülkelerin çeşitli şekillerde hazırladığı tuzaklama  bombaları, Türkiye'de tatbik edip, Güneydoğu Anadolu'yu Kobanileştirmek  isteyenlerin olduğu" değerlendirmesinde bulundu.

 Orakoğlu, Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden Kobani'deki  birtakım kantonların, "Türkiye'de 3 il, 10 ilçeyle birleştirilmesi gibi abuk  sabuk bir stratejiyle" hareket ettiğini dile getirdi.
 
Bu kişilerin en büyük zararı da bölgede yaşayan Kürt vatandaşlara  verdiğine dikkati çeken Orakoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önerisine ilişkin  şunları kaydetti:
 
"Binalara girişte, bölgenin terörden temizlenmesinde daha fazla şehit  verilmemesi adına çok önemli bir düşüncedir. Zaten dikkat ederseniz, terörden  arındırılmış birtakım ilçelerde bu evlerin oturulamayacak hale geldiği  gözlemlendi. Daha fazla kayıp vermeden, bu tür bir karar alındığında zaten o  bölgedeki teröristler ya teslim olacaklardır ya da çeşitli şekillerde oraları  terk edeceklerdir. Türkiye'nin hem terörle mücadelesi hem terörle mücadele  ederken güvenlik güçlerimizin daha fazla şehit olmasını önleyecek bir tasarruf  olarak düşünüyorum."
 
"Çok kısa sürede buranın temizlenmesi gerekiyor"
 
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın da  ülkenin ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını, uluslararası konjonktürde  Ortadoğu'da yaşanan çöküntünün dolaylı şekilde Türkiye'ye yansıdığını ifade etti.
 
Terör örgütü PKK'nın "meskun mahalde silahlı çatışma modeli"ni ortaya  koyduğu değerlendirmesini yapan Caşın, "En son Reyhanlı olayından İstanbul'daki  olaya kadar bakıldığında PKK-PYD-DHKP-C ile IŞİD'in ortaklaşa çalıştığı yönünde  deliller belirlenmiştir. Bu, Brüksel olayıyla da ortaya konmuştur" dedi.

Uluslararası terör ağının bulunduğunu belirten Caşın, öne çıkan  yöntemlerin intihar saldırıları ile uzaktan kumandalı araçla güvenlik güçlerine  ait araçların patlatılması olduğunu bildirdi.
 
 Prof. Dr. Caşın, şöyle devam etti:
 
 "Meskun mahaldeki çatışmanın olabilmesi için buradaki sivil halkın  zarar görmemesi için bölgenin boşlatılması gerek. TSK, polis ve jandarma zaten  bunu yapıyor. Buna rağmen terör örgütü çok ters bir yöntemle buradaki insanları  rehin almakta, bölgenin boşaltılmasına engel olmaktadır. Bunda da kadın, çocuk ve  yaşlıları canlı kalkan şeklinde kullanıyor. Sivillere zarar vermemesi için TSK,  polis çok ağır kayıplar veriyor. Bu durumda Sayın Cumhurbaşkanının önerdiği  teklif, doğru bir teklif. Ancak bunun daha önce yapılması gerekiyordu. Çeşitli  siyasi nedenlerle terör örgütünün karşı propaganda yapmasını önlemek için burada  biraz geç kalındı. Çok kısa sürede buranın temizlenmesi gerekiyor. Bunu yaparken  mutlaka silahlı kuvvetlerle istişare halinde yapılması lazım. Bu iş, masadan  yürütülecek bir hadise değildir."
 
"İnşallah uygulamaya geçerler"
 
Güvenlik uzmanı Mete Yarar da terörle mücadele kapsamında en önemli  sıkıntının binaların içine tuzaklanmış bombalar olduğunu vurguladı.
 
Güvenlik güçlerinin, evlerin boş olduğuna inanıncaya kadar ateş  etmediğine dikkati çeken Yarar, şehit ve gazilerin de bu sırada verildiğini  söyledi.

Bomba imha uzmanlarının da evde kimse olmadığı anlaşılmasından  itibaren tuzaklanmış düzenekleri imha etmeye çalıştığını belirten Yarar, "Ancak  bunun sayısı o kadar fazla ki binayı imha edip komple mi etkisiz hale getirmek  lazım, yoksa dışarıdan müdahaleyle mi binayı etkisiz hale getirmek lazım. Bu bir  tercih meselesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu tercihi, devletin en üst makamından  söylemiş olması güvenlik güçleri için bir direktif olarak kabul edilir. İnşallah  uygulamaya geçerler" diye konuştu.
 
Yarar, bir evde 40-50'ye yakın bomba varsa ve bunların hepsi de  dışarıdan kabloyla patlatılacak şekildeyse, dünyanın neresinde olursa olsun aynı  şekilde imha edileceğini anlattı.

Kamuoyunda yanlış algılamalara fırsat vermemek adına yapılan  operasyonların en iyi şekilde kayıt altına alınması gerektiğine işaret eden  Yarar, "Anonsların yapıldığı, içeride kimsenin olmadığının tespiti ve tutanakları  bulunduktan sonra, sıkıntı olacağını zannetmiyorum. Çok dikkat edilmesi gereken  bir plandır. Azami özenin gösterilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler