YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Teröre karşı silahsız mücadele açılımı...
Teröre karşı silahsız mücadele açılımı...
Teröre karşı silahsız mücadele açılımı...
30 Aralık 2008 / 21:17 Güncelleme: 30 Aralık 2008 / 00:00

Çeyrek asırlık baş belası terörle mücadele yolunda, 2007 boyunca önemli adımlar atan Türkiye, 2008’de bir yandan bu adımların meyvelerini toplarken, bir yandan da silahlı mücadelenin yanına, silahsız mücadele yöntemlerini koyacaktı…


Terör ise, farklı adreslerde, ama hep aynı kirli oyunla, sahnede kalmak için yıl boyu kan döktü…


Diyarbakır’da 3 Ocak günü düzenlenen saldırıda, park halindeki bir araca yerleştirilen bomba, askeri bir aracın geçişi sırasında patlatıldı. Saldırıda 6’sı öğrenci 7 kişi hayatını kaybetti, 67 kişi yaralandı.


Irak’ın kuzeyindeki terör yuvalarına 2007 Aralık’ından itibaren hava harekatları düzenleyen Türk Silahlı Kuvvetleri, takvimler 21 Şubat’ı gösterirken, terör örgütünün kamplarını vurmak üzere sınırötesi kara harekatını başlattı.


Bir şehit kızının ismiyle anılan Güneş Harekatı’nda, Genelkurmay açıklamalarına göre 27 güvenlik görevlisi şehit düştü, 240 terörist öldürüldü.


Harekatın bitirilişinde Amerika Birleşik Devletleri’nin baskısı olduğu yönündeki ısrarlı eleştiriler, terörle mücadele yöntemleri konusunda zaman zaman devletin zirvesiyle ters düşen Genelkurmay’ı, bu kez muhalefetle karşı karşıya getirecekti… Genelkurmay’ın artık dünyaca ün kazanan internet sitesinden yapılan açıklama, kayıtlara “muhalefete muhtıra” olarak geçti…


“TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, 24 YILDAN BU YANA DEVAM EDEN TERÖRLE MÜCADELE SÜRECİNDE, İLK DEFA BU TÜR ANLAMSIZ SALDIRILARA HEDEF YAPILMAK İSTENMEKTEDİR. BU SALDIRILAR, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NİN TERÖRLE MÜCADELE AZMİNE, HAİNLERDEN DAHA FAZLA ZARAR VERMEKTEDİR.


Takvimler 9 Temmuz’u gösterirken, İstanbul İstinye’de bulunan ABD Başkonsolosluğu önündeki polis noktasına silahlı saldırı düzenlendi.


Polis noktasına açılan ateş ve ardından çıkan çatışmada 3 polis memuru şehit düştü, 1 polis de yaralandı. Saldırganlardan 3’ü çatışmada öldürüldü, arabayı kullanan 4. saldırgan ise sıkı bir takip sonucu kısa sürede yakalandı.


Saldırının iddianamesinde, eylemcilerin, El Kaide terör örgütü üyesi olduğu belirtildi. Saldırganların, kanlı eylemden önce devlet içinde görevli bazı kişilerle yüz yüze ve telefonla görüşmeler gerçekleştirdiği yönündeki iddialar ise, net bir karşılık bulmuş değil…


Terörün kanlı eli, 27 Temmuz’da, İstanbul’da bir kez daha işbaşındaydı… Güngören’de arka arkaya patlayan iki bomba, 17 sivil ile doğmamış bir bebeğin ölümüne, 115 kişinin de yaralanmasına neden oldu. Saldırı ile ilgili tüm veriler PKK’yı işaret ederken, terör örgütü saldırıyla ilgili suçlamaları reddetti.


3 Ekim 2008’de, Hakkari’den gelen bir haber ise, tüm Türkiye’ye dejavu yaşattı…


Erdoğan: 15 şehidimiz var. Bu arada 2 uzman çavuşumuz şu anda kayıp durumda, tabii 20 de yaralımız var. Ve 23 teröristin etkisiz hale getirildiğini, az öncev onun da haberini Genelkurmay Başkanımızdan aldım.“


Dağlıca baskınına çok benzeyen Aktütün Karakolu saldırısı, aynı adrese yapılmış 5. baskındı ve 4. baskın, 2008 Mayıs’ında düzenlenmişti…
Aktütün, Taraf Gazetesi’nin gündeme taşıdığı “Genelkurmay saldırıyı önceden biliyordu, yeterli önlem alınmadı” iddialarıyla da, uzun zaman tartışma konusu oldu.


Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Aktütün baskını ile ilgili eleştiri ve iddialara, görülmemiş sertlikte bir yanıt verdi. 
 


“Herkesi dikkatli olmaya ve doğru yerde bulunmaya davet ediyorum.”


Aynı gün, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, Aktütün baskını ile ilgili haberlere, “soruşturma tamamlanana kadar” yayın yasağı koyacaktı. Öte yandan, güvenlik güçleri 2008’de 2 büyük El Kaide operasyonuna da imza attı.


El Kaide terör örgütünün, sansasyonel bir eylem hazırlığında olduğu istihbaratı üzerine harekete geçen emniyet birimleri, Gaziantep’te 23 Ocak’ta Ufuk Operasyonu için düğmeye bastı. Güvenlik güçleri ile teslim olmamakta direnen terör örgütü üyeleri arasında çıkan çatışmada 1 polis şehit düştü, 7 polis ve 1 sivil yaralandı. 4 terörist ölü ele geçirilirken, gözaltına alınan 25 kişiden 17’si tutuklandı.


Ufuk Operasyonu’ndan 11 ay sonra, 19 Aralık’ta, El Kaide’ye yönelik ikinci büyük operasyon geldi. 5 ilde değişik adreslere düzenlenen baskınlarda, 38 kişi gözaltına alındı, 19’u tutuklandı.


Terör örgütleri, kanlı oyunlarının son perdelerini sahnelerken, Türkiye, sivil ve askeri organlarıyla terörle mücadeleye yaklaşımda önemli değişimler sergilemeyi 2008’de de sürdürdü. Terör belasının bitirilmesi için devletin zirvesinin üzerinde uzlaştığı açılımın ilk adımı, Irak’la ilişkileri tazelemek oldu.



Daha önce “Türkiye’ye bir Kürt kedisi bile teslim etmem” ifadesiyle tepki çeken Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Türkiye ile iyi ilişkilerin Irak’ın uzun vadeli çıkarları için gerekliliğini anlamış olacaktı ki, Ankara temasları sırasında, ifadesini yumuşatma ihtiyacı hissetti.


“BEN KÜRT KEDİSİ DEMEDİM, IRAK KEDİSİ DEDİM. AMA TÜRKİYE GİBİ DOST BİR ÜLKE OLSA DAHİ, BİR IRAKLI’YI TÜRKİYE’YE TESLİM ETMEK, IRAK ANAYASASI’NA AYKIRIDIR.”


Takvimler 10 Temmuz’u gösterirken, bu kez Bağdat 18 yıllık aradan sonra bir Türkiye Cumhuriyeti başbakanını ağırlıyordu.


Bağdat’ta imzalanan Stratejik İşbirliği Yüksek Kurulu Anlaşması, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönem başlattı. Anlaşma, Türkiye ve Irak’ın yılda bir kez başbakanlar, 3 kez de bakanlar düzeyinde görüşmeler gerçekleştirmesini öngörüyordu…



Erdoğan’ın ardından, Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik başkanlığındaki Dışişleri heyeti, 15 Ekim’de Irak’taydı. Bağdat’ta Yeşil Bölge’de Bölgesel Kürt Yönetimi lideri Mesud Barzani ve Irak Başbakanı Nuri El Maliki ile biraraya gelen heyet, Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin El Selam Sarayı’nda ağırladığı ilk yabancı heyet oldu…


Erbil’le buzların eridiğine işaret eden bu adımların ardından, Irak’la diplomasi trafiği bir kez daha hız kazandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 20 Aralık’ta gerçekleşmesi öngörülen Irak ziyareti sağlık sorunlarına takılınca, aynı tarihte Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi Ankara’ya geldi.


Türkiye-Irak ilişkilerinde 2008’in son adımı da Irak’tan geldi. Başbakan Nuri El Maliki, Haşimi’den yalnızca 4 gün sonra Ankara’daydı…


Türkiye ile ilişkileri geliştirmek isteyen Bağdat’ın iyiniyet mesajlarını getiren Maliki’ye, Ankara ön şart olarak bölücü terör örgütünün Kuzey Irak’tan tasfiye edilmesini koydu. Taraflar, bu konu üzerinde uzlaşma sağladı.


Maliki ise terör örgütü üyelerinin affedilmesini, barış ve istikrar için ön şart olarak niteledi. Genel af fikrini kesinlikle reddeden Türkiye ise halen yürürlükte olan pişmanlık yasasının kapsamını genişletmeyi gündemine alabilir… Yerel seçimler nedeniyle hükümetin bu adımı Nisan-Mayıs aylarında atacağı tahmin ediliyor.


Irak’ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetiminin terör örgütüne yönelik son dönemde aldığı önlemler de meyve veriyor. Bölücü örgütten yapılan açıklamada, Kuzey Irak yönetimi, PKK’nın tasfiye sürecini desteklediği için düşman ilan edildi.


Bu arada, Türkiye’nin dağdaki teröriste silah bıraktırmak için uygulamaya koyduğu yöntemlerin işlerliği, rakamlarla da doğrulandı. Yıl boyu terör örgütünün Kuzey Irak’taki kamplarından kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan 120 örgüt üyesi, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılarak serbest bırakıldı.


İz bırakanlar:Demokrasi, Laiklik yargı terazisinde


İz bırakanlar: Beyaz Saray'a SİYAH başkan
 



 



GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler