YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tereciye tere satmıyorum
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Mısır'da demokrasi isteyip, Suriye'de demokrasi istememek olmaz. Türkiye'de demokrasi isteyip, Suriye'de demokrasiye karşı çıkmak olmaz'' dedi.
Tereciye tere satmıyorum
27 Mayıs 2012 / 20:27 Güncelleme: 27 Mayıs 2012 / 20:32

Davutoğlu, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından WOW Otel'de düzenlenen 21. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Somali'de yaşananlara işaret ederek, Somali'deki çocukların suya ve gıdaya erişemediği için öldüğünü dile getirdi.

Sadece New York, Tokyo ya da Berlin'de değil, Müslüman bölgelerde de büyük israfların olduğunu ifade eden Davutoğlu, bir taraftan büyük israf yaşanırken, diğer yanda Somali'de yaşayanların su ve gıda ihtiyaçları karşılanmadığı için öldüklerine şahit olduklarını söyledi.

Suriye'den gelen görüntülerde boğazları kesilen çocukların bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, o görüntüleri izleyip gece yatağında huzurlu uyku geçirenlere, ''önce vicdanınızı muhasebe ediniz'' diye seslendiğini kaydetti.

Davutoğlu, dünyada uluslararası sistemin büyük bir dönüşüm içinde olduğunu ve büyük bir kriz yaşadığını ifade ederek, İslam dünyasında yaşayan siyaset ve ilim adamlarının, aydınların, uluslararası sistemdeki krizi ve dönüşümü doğru anlaması gerektiğine vurgu yaptı.

Bugünkü uluslararası düzenin 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulduğunu hatırlatan Davutoğlu, soğuk savaşın sona ermesinin ardından yeni bir düzen kurulamadığını kaydetti.

Davutoğlu, 11 Eylül'ün ardından bütün İslam dünyasının tehdit gibi, terörist gibi hedef tahtasına konulmaya çalışıldığını hatırlatarak, o dönemde Türkiye'nin bütün zeminlerde Müslümanlar üzerindeki bu baskıyı göğüslemeye çalıştığını anlattı.

Bir yanda Avrupa'da yaşanan ekonomik krizin var olduğunu diğer yanda Orta Doğu'da bütün toplumları zeminden sarsan ''Arap Uyanışı'' denilen halkların ayağa kalkışının söz konusu olduğunu dile getiren Davutoğlu, bütün bunların ortasındaki Türkiye'nin kendi istikrarını bulmak durumunda olduğunu söyledi.


-''Küresel düzen yeniden yapılanacak''-


''Uluslararası küresel düzen yeniden yapılanacak. Bu siyasal yapının devamı mümkün değil'' diyen Davutoğlu, Filistin sorunu çözülmeden Orta Doğu'ya barışın gelemeyeceğini, ABD'nin BM'de Filistin devletine ilişkin vetosunun Orta Doğu'ya barış gelmesini engellediğini kaydetti.

Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi daimi üyeliğinin daha doğru ve BM yapılanmasının daha katılımcı bir zemine oturtulması gerektiğini de dile getirdi.

Uluslararası küresel ekonomik düzenin sürdürülemez durumda olduğunu da ifade eden Davutoğlu, uluslararası ekonomik düzenin mutlaka sorgulanması ve alternatiflerinin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası kültürel düzenin de değişeceğine işaret eden Davutoğlu, ''Artık 19. yüzyıldan kalan aydınlanma felsefesi odaklı yaklaşımların yerini geleneksel medeniyetlerin öne çıktığı, Hint, Çin, İslam medeniyetlerinin küresel kültür düzende yer aldığı içselleştirici, kuşatıcı bir yeni kültürel düzene ihtiyaç var'' dedi.

Davutoğlu, İslam dünyasının yeni bir psikolojiye ihtiyacı olduğunu ve bunun da öz güven olduğunu belirterek, ''İslam dünyasına sirayet etmiş olan aşağılık kompleksini yerle bir etmemiz lazım'' dedi.

Müslüman halkların üzerinde tahakküm kurmuş her iradeye ses çıkarmak gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, Tunus halkı ayaklandığında onların yanında yer aldıklarını ve halkın iradesi ne olursa olsun buna saygı göstermek gerektiğini anlattı.

''İslam dünyasının doğalgazı, petrolü önemlidir ama en önemli kaynağı insan kaynağıdır'' diyen Davutoğlu, halklara güvendiklerini dile getirdi.

Davutoğlu, ''Biz Mısır için, Tunus, Yemen için ne istemişsek Suriye için de aynı şeyi istiyoruz. Bırakın Suriye halkı kendi iradesine sahip çıksın'' diye konuştu.

Suriye'de Esed'e bu yönde telkinlerde bulunduklarını anımsatan Davutoğlu, kendi halkına karşı ağır silahlarla saldırmanın hiç bir mazeretinin olamayacağını söyledi.


-''Suriye'de de tepki vereceğiz''-


Bu sırada, salondan bazı tepkilerin gelmesi ve Türkiye'nin dış politikasının eleştirilmesi üzerine Davutoğlu, ''Tereciye tere satmıyorum. Ben bir mesul makamdayım. Neyi niçin yaptığımızı anlatmaya ve burada Müslümanların derdini konuşmaya geldik. Irak'ta 1 milyon insan vefat ettiğinde de tepkide bulunduk. Felluce olaylarını hatırlayın'' dedi.

Irak'ta da, Libya'da da gerekli tepkilerin verildiğini anlatan Davutoğlu, ''Biz Irak'a da, Libya'ya da tepki verdik. Suriye'ye de tepki vereceğiz'' diye konuştu.

Bir yönetim kendi halkına dönük aşırı silah kullanmaya başladığında tutum almak gerektiğini ve Suriye'de de durumun bu olduğunu kaydeden Davutoğlu, şöyle devam etti:

''Biz daha önce gösterilen tutarsızlığı yapamayız. Mısır'da demokrasi isteyip, Suriye'de demokrasi istememek olmaz. Türkiye'de demokrasi isteyip, Suriye'de demokrasiye karşı çıkmak olmaz. Biz kendi halkımıza, 28 Şubat zulmünden çıkmış halkımıza 'oy kullan' diyeceğiz, demokrasi için imkanları artıracağız, özgürlük vaat edeceğiz ve bunu gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz ve bu kadar çetin yollardan geçeceğiz, sonra da aynı şeyleri talep eden Suriye halkına dönüp 'Hayır siz bekleyin' diyeceğiz. Bu olmaz. Kendimiz için ne istiyorsak Suriye için de onu istiyoruz, Mısır için de onu istiyoruz. Dünyanın her köşesindeki Müslüman için onu istiyoruz. Onun gerçekleşmesi için de gece gündüz çalışacağız. Kim ne derse desin. Hiçbir zaman zalimin yanında yer almayacağız. Bu böyle biline...''

Gazze'de de sesini yükseltenin Türkiye olduğunu anımsatan Davutoğlu, ''Biz nefis muhasebesi yapan kültürden geliyoruz. Zalim bizdense sesimiz çıkmasın dersek o zaman adil bir dünya talebinde bulunamayız'' diye konuştu.

İslam dünyasını yeterince bölündüğünü ve daha fazla bölünmesine izin verilemeyeceğini ifade eden Davutoğlu, Tunus, Libya ve Mısır'ın rehabilitasyonu için de çalışacaklarını kaydetti.

Müslüman ülkeler arasında yeni bir kültürel ilişki biçimi oluşması gerektiğini belirten Davutoğlu, Müslüman bilim adamı aydın tipi oluşturmak için bir araya gelmek gerektiğini dile getirdi. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler