YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tek parti CHP döneminin 'Yolsuzluk Dosyası'
Araştırmacı Yazar Said Alpsoy, tek parti CHP döneminin yolsuzluk dosyasını tarihin satır aralarından ayıklayarak gün ışığına çıkardı.
Tek parti CHP döneminin 'Yolsuzluk Dosyası'
21 Ekim 2014 / 05:55 Güncelleme: 21 Ekim 2014 / 07:31

Kanal A'da yayınlanan ve Sadık Yalsızuçanlar'ın sunduğu 'Resmi Tarihten Gerçek Tarihe' programının daimi konuğu Araştırmacı Yazar Said Alpsoy, tek parti CHP döneminin yolsuzluk dosyasını açıkladı.

Demiryolu inşaatlarındaki yolsuzlukla başlayan Alpsoy şöyle konuştu:

Tek Parti iktidar olduğunda yani Cumhuriyet ilan edildiğinde, Osmanlı'dan Türkiye sınırları içerisinde kalmak üzere yaklaşık 4 bin km civarında bir demiryolu var. Bir o kadar da tek parti 27 sene boyunca, yoğun olarak, 1920-1930'lu yıllarda inşa edecek.

1920-1930'lu yıllarda CHP'nin bütçeden en çok pay ayırdığı alan, 10. Yıl Marşı'nda da altı çizildiği üzere (demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan) demir yolu yatırımları idi.

O günkü bütçeye bakıldığında astronomik rakamlar harcandı. 15-16 senelere sığacak biçimde, o günlerin şartında Osmanlı'dan devralınana denk miktarda demir yolu yapmış olmak ilk bakışta ciddi bir başarıdır. Bunun cılkını çıkartacak şekilde resmi tarih, resmi ideoloji olayın bu tarafını zaten 90 yıldır sömürmüştür. Biz bu noktadan itibaren bu konu ile alakalı bilinçli olarak satır aralarına giriyoruz.

Şu sıralar CHP dürüstlük abidesi takılıyor. Kılıçdaroğlu sanırım yerel seçim öncesi bir mitinginde, o zaman dönemin Başbakan'ı Erdoğan'ın kendisi ile ilgili bir yolsuzluk ithamına cevap verme bağlamında, Recep Tayyip Erdoğan'ın ölmüş annesine on binlerce insanın gözü  önünde sövmeye yeltenecek kadar bu denli dürüstlük abidesi ortaya konuluyor. Ortaya konulmaya çalışılan CHP profili bu mu? O zaman eyvallah.

Ama burada biz gerekli bir parantez açıyoruz. Yolsuzluk konusu açıldığında mangalda kül bırakmayan CHP'nin; bütün geçmişini, bütün saniyeleri ile, yeri geldiğinde iftihar ederek üstlendiğine göre; yani biz bu dönemde bu partinin geçmişte yapmış olduğu, şu tarz uygulamaları, şu icraatları reddediyoruz, kınıyoruz vb hiçbir söylemi bugüne kadar söz konusu olmadığına bilakis, bu türlü konular açıldığında her seferinde 180 derece zıttı ile 'Cumhuriyeti kuran parti biziz' argümanını alıp, aradaki bu 90 senenin tamamını, artısı eksisi, günahı sevabıyla dört dörtlük şu anki CHP de üstlendiğine, kabullendiğine göre; biz de diyoruz ki; bu dürüstlük havarilerinin o "Kendilerine göre şanlı tarihlerine" bakalım.

"CHP'nin kendi borazanı yazı"

İktidar olduklarında ilk ve önemli ekonomik paket demiryolu inşaatlarında, CHP'nin yolsuzluğu var mıydı, yok muydu?

1- Referansım; 17 Temmuz 1926 tarihli günlük Vakit Gazetesi

Bu tarih Takrir-i Sükun Kanunu'nun en şiddetli olduğu dönemdir ve yayınların hepsi çok net CHP propagandistidir. Vakit de diğer gazeteler gibi CHP borazanı.

CHP'nin kendi borazanı diyor ki; Samsun-Sivas demiryolu hattı inşaatında 8 milyon lira sarf edildi. Şunu hatırlatayım, 1926 senesi toplam devlet bütçesi 100 milyonun biraz üzerindedir. Yani bu muazzam bir paraya tekabül ediyor.

Vakit diyor ki; "Samsun-Sivas demiryolu hattı Osmanlı'dan kalma bir yılan hikayesidir. 8 milyon harcandı. Bunun en az 2 milyonu çalındı." Bunu 1926'da Vakit Gazetesi diyor. O tarihte Vakit Gazetesi bunu diyorsa, ben kendi adıma, bu rakamın 3-4 milyon kabul edilmesi gerektiğini düşünürüm. Normalde şu bilgiyi haber yapanın kellesinin uçurulması gerekir.

Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen uygulama

2-  4 sene sonrası, sene 1930. Fethi Okyar'a bir hile partisi olarak Serbest Fırka kurduruldu. Majestelerinin muhalefeti. Bu CHP'nin siyasi yolsuzluklar dosyasına ait başka bir skandaldır.

Ankara-Sivas demiryolu hattı yapılıyor. Bu hat Belçika ve İsveç firmalarına ihale edilmiş. Bu hat için ayrılan meblağın büyük kısmı peşin ödeniyor. Bu ve diğer trenlere takılacak olan vagonların İsveç firmasının belirleyeceği bedel üzerinden ve İsveç'ten ithal edilmesi kuralları inşaat anlaşmasına dahil ediliyor. Baştan bu garanti de veriliyor. Rakam bilgisine sahip değiliz. Ama şu bilgilere bile tek başınıza baktığınızda, burada da çok büyük bir dolabın döndüğü net olarak anlaşılıyor. Meblağın büyük kısmını peşin olarak ödediniz. Dünyanın hiçbir yerinde görünmeyecek bir şey.

"Ekonomik bir çöküntüsünüz"

Kullanılacak olan vagonların da oradaki mütahitlerin oluru üzerine ve ancak İsveç'ten ve onların tespit edeceği fiyatlardan ithal etmenin garantisini de verdiniz. Bu sırada siz argo tabirle ekonomik anlamda hovardalık yapabilecek, bütçenizi har vurup harman savurabilecek bir devlet değilsiniz, 13 milyonluk nüfusun büyük kısmı açlık sınırının altında yaşıyor, her sene sıtma, verem gibi o günlerin hijyeni ile önlenebilir hastalıklarından her sene on binlerce insanınız ölüyor. Topu topu o günün Türkiye'sinde toplam 500 doktor var. Ekonomik bir zaruret değil ekonomik bir çöküntüsünüz. Ama diğer taraftan yurt dışında anlaşmış olduğunuz firmalara tesis ettiğiniz rant bu. Bugünün CHP'sine ithaf ederek soruyorum; "Ey CHP, şunlara bakarak siz mi yolsuzluktan bahsediyorsunuz?"

"Yolsuzluğun gözünü çıkarttılar"

Diğer örnekler de verildiğinde düz mantık ve vicdanda anlaşılacak ki; dürüstlük ve yolsuzluktan bahsedebilecek en son siyasi ve sosyal kurum CHP'dir. Çünkü hükümet yetkisi sizde olduğu tarihlerde, bu adamların şimdi havarisi kesilmiş oldukları bu dürüstlüğün, yolsuzluğun gözünü çıkarttılar. Yolsuzluğun bile usturuplusu vardır. CHP'nin 1923-1950 seneleri, kelimenin tam manası ile yolsuzluğun gözünü çıkarttığı dönemdir.

3- Kütahya- Tavşanlı, Kayseri-Ulukışla hatlarının bedelinin yüzde 35'i faiz ve komisyon parası olarak ödeniyor. Bu bilginin kaynağı; Serbest Fırka olayı üzerine bugüne kadar yapılmış en yetkin çalışma, Cem Emrence isimli bir doktora öğrencisi tarafından yazılmış, İletişim Yayınları, o günlerin The Times Gazetesi'nden alıntılamış.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler