YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tek emriyle bütün Türkiye hizaya geçerdi...
Genelkurmay eski İkinci Başkanı Çevik Bir, 28 Şubat darbesinin askeri sembolüydü. Bir telefonuyla köşe yazarları işsiz kalır, gazetelerin manşetleri değişirdi.
Tek emriyle bütün Türkiye hizaya geçerdi...
27 Ekim 2013 / 13:35 Güncelleme: 27 Ekim 2013 / 13:35

Gazeteci yazar Yalçın Özer’den Taha Akyol’a, Yavuz Gökmen’den Cengiz Çandar’a, imam hatip öğrencilerinden sıradan memura kadar rahatsız etmediği kimse kalmadı.

Bugün 28 Şubat Davası’nın tutuklu sanıkları arasında yer alan Çevik Bir, bir dönemin sembol ismiydi. Tek sözüyle gazetelerin manşetleri değişir, televizyonların ana haberleri onun istediği şekilde hazırlanırdı. Bir telefonuyla gazete köşe yazarları işsiz kalır, tek emriyle bütün Türkiye sağdan hizaya geçerdi. Gazeteci yazar Yalçın Özer’den Taha Akyol’a, Yavuz Gökmen’den Cengiz Çandar’a kadar, imam hatip öğrencilerinden, sıradan memura kadar Çevik Bir’in rahatsız etmediği kimse kalmamıştı. Peki kimdi Çevik Bir?

Yaşı 25’i geçenlerin rahatlıkla hatırlayacağı üzere Çevik Bir, 28 Şubat 1997, Milli Güvenlik Kurulu toplantısıyla başlayan sürecin en önemli figürüydü. Bir, Genelkurmay’da ikinci başkandı. Ama dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’yı gölgede bırakmış, adeta darbe günlerinin askeri sembolü olmuştu.

12 Eylül'de Evren'in yaveri

Emek­li Bi­rin­ci Or­du Ko­mu­ta­nı Or­ge­ne­ral Çe­vik Bir, 1939’da İz­mir-Bu­ca­’da dün­ya­ya gel­di.

1958’de Ka­ra Harp Oku­lu­’n­dan is­tih­kam su­ba­yı ola­rak me­zun ol­du. Çe­şit­li is­tih­kam bir­lik­le­rin­de gö­rev yap­tık­tan son­ra, 1970’de Ka­ra Harp Aka­de­mi­si­’ni bi­ti­re­rek “kur­ma­y” ol­du. 1971’te Si­lah­lı Kuv­vet­ler Aka­de­mi­si­’ni ta­mam­la­yan Bir, 1973’te de NA­TO Sa­vun­ma Ko­le­ji­ni bi­tir­di.

Tü­men ve Ge­nel­kur­may Ka­rar­gâ­hı­’n­da Ha­re­kât ile il­gi­li gö­rev­ler­de bu­lun­du. 1973-1976 yıl­la­rı ara­sın­da Av­ru­pa Müt­te­fik Kuv­vet­le­ri Yük­sek Ka­rar­gâ­hı­’n­da (SHA­PE) Pro­je Su­ba­yı ola­rak gö­rev yap­tı.

Ka­ra Kuv­vet­le­ri Ko­mu­tan­lı­ğı Ha­re­kât Baş­kan­lı­ğı­’n­da NA­TO Plan Su­ba­yı ola­rak ça­lış­tı. Da­ha son­ra Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Özel Ka­lem Mü­dür­lü­ğü, Mil­li Gü­ven­lik Kon­se­yi Baş­ka­nı Baş­ya­ver­li­ği, Dev­let Baş­ka­nı Baş­ya­ver­li­ği ve Cum­hur­baş­kan­lı­ğı Mu­ha­fız Alay Ko­mu­tan­lı­ğı gö­rev­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­di. Ya­ni Çe­vik Bir, dar­be yıl­la­rın­da Ke­nan Ev­re­n’­in baş­ya­ver­li­ği­ni yap­mış­tı.

BM’nin en başarısız operasyonu

1983’te tuğ­ge­ne­ral olan Çe­vik Bir, 1987’de tüm­ge­ne­ral­li­ğe yük­sel­di. Kor­ge­ne­ral­li­ğe ge­ti­ri­len Bir, 30 Ağus­tos 1995’te or­ge­ne­ral­li­ğe ter­fi et­ti. Çe­vik Bir, kor­ge­ne­ral rüt­be­sin­de, 1993-1994 yıl­la­rın­da So­ma­li Bir­leş­miş Mil­let­ler Ba­rış Gü­cü Ko­mu­tan­lı­ğı (UNU­SOM-II) ve Ka­ra Kuv­vet­le­ri De­net­le­me ve De­ğer­len­dir­me Baş­kan­lı­ğı gö­rev­le­rin­de bu­lun­du. Al­dı­ğı ulus­la­ra­ra­sı gö­rev Çe­vik Bi­r’­in bü­tün Tür­ki­ye ta­ra­fın­dan ta­nın­ma­sı­nı sağ­la­dı. 16 Ağus­tos 1994’te son de­re­ce kri­tik bir gö­rev olan Ge­nel­kur­may Ha­re­kât Baş­kan­lı­ğı­’na atan­dı.

30 Ağus­tos 1995’te or­ge­ne­ral­li­ğe ter­fi et­ti. Or­ge­ne­ral ola­rak 1995-1998 yıl­la­rı ara­sın­da Ge­nel­kur­may İkin­ci Baş­kan­lı­ğı gö­re­vin­de bu­lun­du. 30 Ağus­tos 1998’de 1. Or­du Ko­mu­ta­nı ol­du. 30 Ağus­tos 1999 ta­ri­hin­de emek­li­ye ay­rıl­dı.

As­ke­ri ka­ri­ye­ri bü­tün genç su­bay­la­rı kıs­kan­dı­ra­cak ka­dar par­lak olan Çe­vik Bi­r’­i Tür­ki­ye ka­mu­oyu Do­ğan Gü­re­ş’­in Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı dö­ne­min­de ta­nı­dı. So­ma­li­’de iç sa­vaş ya­şa­nı­yor ve kan göv­de­yi gö­tü­rü­yor­du. Bu dö­nem­de Bir­leş­miş Mil­let­ler, So­ma­li­’ye Ulus­la­ra­ra­sı Ba­rış Gü­cü gön­der­me­ye ka­rar ver­di. Bu gü­ce ko­mu­ta ede­cek isim ise Çe­vik Bi­r’­di. An­cak bu iş­te çok bü­yük bir ga­rip­lik var­dı.

BM, Türk Ge­nel­kur­ma­y’­ın­dan ha­re­kâ­tı yö­net­mek için bir ko­mu­tan is­te­mek ye­ri­ne isim ve­re­rek Çe­vik Bi­r’­i is­te­miş­ti. Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı böy­le­si bir ta­le­bi şaş­kın­lık­la kar­şı­la­sa da her­han­gi bir prob­lem ya­şan­ma­ma­sı için se­si­ni çı­kar­ma­ma­yı ter­cih et­ti.

Tür­ki­ye­’den bir ko­mu­ta­nın böy­le­si bir gö­re­ve ge­ti­ril­me­si bü­yük he­ye­can ya­rat­mış­tı. Çe­vik Bir adı ilk de­fa ga­ze­te man­şet­le­ri­ne bu dö­nem­de ta­şın­dı. Da­ha son­ra­la­rı ‘B­M’­nin en ba­şa­rı­sız ope­ras­yo­nu­’ di­ye ni­te­len­di­ril­me­si bi­le bu gö­rev Bi­r’­in ka­ri­ye­rin­de dö­nüm nok­ta­sıy­dı.

 1993 Tür­ki­ye­’sin­de PKK te­rö­rü yay­gın­la­şı­yor ve la­ik­lik tar­tış­ma­la­rı çer­çe­ve­sin­de müt­hiş bir ku­tup­laş­ma ya­şa­nı­yor­du. Bu da her za­man­ki gi­bi ak­la as­ke­ri dar­be ih­ti­ma­li­ni ge­ti­ri­yor­du. Çe­vik Bi­r’­in adı da bu çer­çe­ve­de dar­be­ci ge­ne­ral­ler ara­sın­da ge­çi­yor­du. Dar­be li­de­ri ola­rak da dö­ne­min MGK Ge­nel Sek­re­te­ri Org. Ah­met Çö­rek­çi­’nin adı An­ka­ra ku­lis­le­rin­de do­la­şı­yor­du.

Depremi kullanmak istedi

Birinci Ordu Komutanlığı’na getirilen Çevik Bir, İstanbul’da da rahat durmamış, kışlalara dışarıdan görülecek şekilde, “Orduya Sadakat Şerefimizdir”, “Tek Dil, Tek Bayrak, Tek Vatan” yazılı tabelalar astırtmıştı.

Bir, atak ve tez canlı yaklaşımını İstanbul’da da bırakmak niyetinde değildi. O tarihlerde çok satan kitaplar listesine giren Aydoğan Vatandaş’ın kaleme aldığı Armageddon kitabı hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Vatandaş, kitabında bir Arap gazetesinde alıntı yapmıştı. Burada Çevik Bir’in “dönme” olduğu belirtilmişti. Askeri savcılık “dönme” sözünü cinsel bir tercih zannederek Vatandaş’ı sorgulamıştı. Sorgu sırasında bu sözcüğün “Sabetaycılık” kelimesini karşılamak için kullanıldığı anlaşılmış, ancak Vatandaş tutuklanmaktan kurtulamamıştı.

Görev süresi uzayacaktı

İstanbul’da Çevik Bir’le ilgili en büyük sıkıntı 17 Ağustos 1999 depreminden sonra yaşandı. Birinci Ordu Komutanlığı ve bağlı birliklerinin bulunduğu şehirlerde yaşanan deprem sonrasında asker yardım çalışmalarına ya katılmamış ya da çok geç katılmıştı. Bunun sebebi çok sonra gazeteci Avni Gürel yazınca anlaşıldı. Bir, yardım çalışmalarına katılmak için bölgede sıkıyönetim ilan edilmesini istemişti. Bu sayede 30 Ağustos’ta emekliye ayrılması gereken Çevik Bir’in görev süresi uzayacaktı. Ancak Ankara kesin kararını vermişti. Bir’e emeklilik kararı tebliğ edildi ve tören yapılmadan ordu komutanlığı el değiştirdi.

Köşk hayali vardı

Emeklilik günlerinde de boş durmayan Çevik Bir, gözlerini Süleyman Demirel’den boşalacak cumhurbaşkanlığı koltuğuna dikmişti. Bunun için geniş katılımlı bir basın toplantısı düzenledi. Ancak gazetecilerle girdiği diyalog ve tartışmalar Bir’in cumhurbaşkanlığı adaylığının başlamadan bitmesiyle sonuçlandı.

Uzun bir süre gözlerden uzak yaşayan Çevik Bir, şimdi 28 Şubat Dönemi’nin sorumlularının yargılandığı davanın en önemli sanıkları arasında.

Karargâh’a hakimdi

Çe­vik Bir, So­ma­li dö­nü­şün­de ön­ce Ge­nel­kur­may Ha­re­kât Baş­kan­lı­ğı­’na, da­ha son­ra da Ge­nel­kur­may II. Baş­kan­lı­ğı­’na ge­ti­ril­di. Bu gö­rev dö­ne­min de et­ki­siy­le Bi­r’­in bü­tün ka­mu­oyun­ca ta­nın­ma­sı­nı sağ­la­dı. Ge­nel­kur­may Ka­rar­gâ­hı, Ge­nel­kur­may II. Baş­ka­nı­’na bağ­lıy­dı. Ba­sın­la Ge­nel­kur­may baş­ka­nı adı­na bü­tün bağ­lan­tı­la­rı da II. Baş­kan sağ­lı­yor­du. İle­ti­şim Baş­kan­lı­ğı II. Baş­ka­n’­ın kon­tro­lü al­tın­day­dı.

Dev­let ve mer­kez med­ya Re­fah­yol Hü­kü­me­ti­’ne, bu koa­lis­yo­nun iki or­ta­ğı Re­fah ve Doğ­ru Yol par­ti­le­ri­ne sa­vaş aç­mış­tı. Psi­ko­lo­jik har­bin bü­tün un­sur­la­rı dev­re­ye so­kul­muş­tu ve ha­re­kâ­tın ic­ra­sın­da Çe­vik Bi­r’­in ha­tı­rı sa­yı­lır bir pa­yı var­dı.

Çe­vik Bi­r’­in adı­nın bu dö­nem­de çok öne çık­ma­sı, as­ker ara­sın­da ik­ti­dar sa­va­şı­nı kı­zış­tır­mış­tı. Dö­ne­min I. Or­du Ko­mu­ta­nı Org. Hü­se­yin Kıv­rı­koğ­lu, ön­ce Ka­ra Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı, ar­dın­dan da Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı ola­cak­tı.

Bir, için as­ke­ri ka­ri­ye­rin­de son nok­ta I. Or­du Ko­mu­tan­lı­ğı­’y­dı. Önün­de­ki ko­mu­tan­la­rın gö­rev sü­re­le­ri­nin uzun ol­ma­sı Bi­r’­in Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı şan­sı­nı yok edi­yor­du. An­cak Bir ko­lay pes ede­cek bir isim de­ğil­di. O dö­nem­de özel­lik­le ba­sın­da çı­kan ha­ber­ler­le Hü­se­yin Kıv­rı­koğ­lu­’na kök sök­tür­müş­tü.

İsrail’le gizlice yazışan komutan

Bir, Refahyol Hükümeti’ne yumuşak davrandığı gerekçesiyle Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı’nın yakasına yapışmıştı. İstifa etmeye kalkan Bir’i, arkadaşları zor zahmet yatıştırmış ve Karadayı tarafından affedilmişti. Bir’in adının karıştığı bir diğer skandal YAŞ toplantısında yaşandı. İstekleri yerine getirilmeyen Bir, bazı YAŞ üyeleriyle birlikte toplantıyı terk etmişti. Bu olay cumhuriyet tarihinde bir ilkti.

Tartışma tatlıya bağlanmış, Karadayı tarafından tekrar affedilmişti. Karadayı bu dönemde başına gelebilecek kötü bir olayı önlemek için makam odasına ek yaptırtmıştı. Bu odaya sadece kendisi girebiliyordu. Karadayı Karargâh’taki subayların yazışmalarını gizlice kontrol ettiriyordu. Bu sayede çok üst düzey bir subayın İsrail Genelkurmay Başkanı ile yaptığı yazışmaları ele geçirmişti. Askeri kulislerde bu subayın Çevik Bir olduğu konuşulmuştu.

 

BUGÜN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler