YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tanık: Öcalan, Perinçek'i askeri törenle karşıladı
Tanık: Öcalan, Perinçek'i askeri törenle karşıladı
Tanık: Öcalan, Perinçek'i askeri törenle karşıladı
22 Temmuz 2008 / 18:46 Güncelleme: 22 Temmuz 2008 / 00:00

Ergenekon operasyonlarında terör örgütü PKK’nın adının sık sık geçmesi örgütü iyice sarsmaya başladı. Örgüt içinde iki teröristin idam edilmesiyle devam eden huzursuzluğun iyice arttığı belirtiliyor.


Ergenekon operasyonlarının ardından, PKK’nın birileri tarafından yönlendirildiğini duyan bazı önemli teröristler örgütten kaçarak Celal Talabani yönetimindeki Kürt bölgesine geçti. Bu kaçış sırasında bazı militanların öldürüldüğü de aktarılıyor.


PKK’dan kopanların Alevi kökenli Zazalar olması önemli bir ayrıntı olarak istihbarat birimleri tarafından dile getiriliyor. Zira PKK içinde Kürt-Zaza çatışması öteden beri vardı. Çünkü Zazalar daha çok örgütün derin ilişkilerinden rahatsız olan gruptu. Zazaların önemli temsilcisi, şu anda Elbistan Cezaevi’nde bulunan Hamili Yıldırım’ın kopuşta önemli rol oynadığı belirtiliyor. Yıldırım’ın Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesi alındığında PKK-Ergenekon ilişkisini öğrendiği ve bu durumu Kandil’e aracılar vasıtasıyla ilettiği belirtiliyor. Hamili ile yakın arkadaş olan Dr. Ali kod adlı Yusuf Turhallı, bunun üzerine kendisine yakın 30 kişilik bir grubu alarak örgütten kaçtı.


40-50 TERÖRİST TUTUKLANIP SORGULANDI


Bu kaçış sırasında örgüt içinde çatışma başladığı ve yaklaşık 10 teröristin öldüğü de belirtiliyor. Ancak Yusuf Turhallı yönetimindeki grubun PKK’dan kaçmayı başardığı aktarılıyor. Bingöl doğumlu Turhallı; Şırnak, Bingöl, Muş kırsalı sorumluğunu yapmış birisi. Turhallı’nın adı en son Dağlıca baskınında da geçti. Yusuf Turhallı’nın aynı zamanda PKK’nın “karakutusu” olduğu da belirtiliyor.


Bunla birlikte Zaza grubu ile ilişkisi olan 40-50 kadar militanın da örgüt tarafından sorgulanıp tutuklandığı aktarılıyor. PKK’nın Ergenekon ilişkisini eleştirdikleri için tutuklananlar arasında örgütte üst düzey görevlerde bulunan Hatice Türk kod adlı Hatice Aktaş ve Ali Haydar Kaytan bulunuyor. Alevi kökenli Kaytan PKK’nın derinleri arasında gösteriliyordu. Fakat Kaytan’ın uzun süreden beri kirli ilişkiler ağından dolayı örgütü eleştirdiği kaydediliyor. Son dönemlerde Yusuf Turhallı ile birlikte hareket ettiği biliniyor.


Bu sıcak gelişmelerle birlikte terör örgütü içinde geçmişteki bazı olaylardan dolayı özeleştiri başladığı da aktarılıyor. Ergenekon iddianamesinde şehir eylemleri yapan Kürdistan Özgürlük Şahinleri’nin (TAK) adı da geçiyor. Yaptığı eylemler bir bir sıralanan PKK’nın bu kanadının üzerinde durulması gerektiği vurgusu yapılıyor. Ancak alınan ifadelerde, son dönemlerde uzun süre Bursa Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve şu anda Kandil’de oluğu tahmin edilen Sabri Ok’un adı geçiyor. Şüphesiz bu isim derin bağlantısı olan örgüt mensuplarından sadece birisi. Zaten PKK kendi içinde Sabri Ok’u hep ‘derinci’ olarak tanımlıyordu. Zira seçimlerde aday belirlenmesi ve PKK’nın yapacağı hamlelerin önemli bir kısmında Sabri Ok imzası bulunuyor.


İddianamede geçen olaylardan biri de Diyarbakır Lice’de şehit edilen Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’la ilgili. İddiaya göre Bahtiyar Aydın’ı PKK’lılar şehit etmemiş. 1993 yılında gerçekleşen olayla ilgili olarak PKK militanı olan gizli bir tanığın anlattığı iddiaların Ergenekon iddianamesinde yer aldığı belirtiliyor. 1993 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri PKK militanlarına karşı Diyarbakır kırsalında büyük çaplı bir operasyon yapıyor. Operasyonlar sürerken PKK militanlarının imha edilmek üzere olduğu sırada askerlerin telsiz konuşmalarında “Geri çekiliyoruz, paşa vuruldu” şeklindeki ifadeler PKK’lılarca duyuluyor. Paşanın örgüt mensupları tarafından vurulup vurulmadığı konusunda o bölgede bulunan PKK militanları kendi aralarında tartışıyor ve olayın aslını merak ediyor. Zira paşanın vurulduğu alan civarında PKK teröristleri bulunmadığı belirtiliyordu.


Gizli tanığın Tuğgeneral Aydın’ın öldürülmesi olayıyla ilgili anlattıkları şöyle devam ediyor: “Kesinlikle bu olayı PKK örgütü yapmadı. Çünkü ben o bölgede görevli PKK militanıydım. En üst düzey örgüt mensuplarından bu durumu bizzat öğrendim ve takip ettim. Bahtiyar isimli paşanın ne amaçla ve kim tarafından öldürüldüğünü bilmiyorum. Ancak örgütün en önemli birimlerinin bu kadar sıkıştırıldığı ve hatta örgütün en üst düzey mensuplarından bazılarının da imha edilmesi noktasına gelindiği bir esnada böyle bir hadisenin olması karanlık bir nokta olarak kaldı.”


PKK’nın Ergenekon ilişkisi noktasında Doğu Perinçek’in etkisi üzerinde de duruluyor. Hatta PKK ile derin yapının ilişkisinin daha çok Perinçek üzerinden yürütüldüğü ileri sürülüyor. Her sorulduğunda Bekaa Vadisi’ne bir gazeteci olarak gittiğini yineleyen Doğu Perinçek’in asılında gazetecilikten çok başka işler yaptığı yine tanıkların anlattıklarından ortaya çıkıyor. Bir tanığın anlattıkları şöyle: “1986-1987 yıllarında Abdullah Öcalan’ın Bekaa Vadisi’nde bulunan Helve kampında bulunduğu sırada gazeteci ve siyasi kimliği olan Doğu Perinçek röportaj adı altında geldi.


Ancak Doğu Perinçek Öcalan tarafından bizzat karşılandı ve askeri tören yapıldı. Perinçek’e kampta bir oda tahsis edildi. Burada 10 gün kaldı. Abdullah Öcalan hiçbir misafiri ile bir defadan fazla birlikte yemek yemediği hâlde Perinçek ile kaldığı süre boyunca bütün yemekleri birlikte yediler. Abdullah Öcalan, kendisiyle görüşmeye gelen herkesin yüzüne karşı güzel sözler söyler, ancak gittikten sonra da arkasından ajan, işbirlikçi ya da benden yararlanmaya geldi şeklinde sözler söylüyordu. Ancak Doğu Perinçek hakkında övücü sözler söyledi.”


PKK’NIN BAŞINA PERİNÇEK GEÇECEK


Perinçek-Öcalan görüşmeleri daha sonra Aydınlık dergisinde yazı dizisi yapılacaktı. O dönemde büyük sıkıntı yaşayan ve operasyonlarla önemli darbe yiyen Öcalan ve PKK, bu yazı dizisi ile büyük prim yaptı, örgüte katılımlar da arttı. Görgü tanığının ifadelerinde, bu söyleşiden sonra Doğu Perinçek’in örgütün ikinci adamı olarak görülmeye başlandığı hatta militanların, PKK’nın başına Doğu Perinçek’in geçmesini beklemeye başladığı vurgulanıyor.


Ergenekon soruşturması kapsamında bu derin yapı ile PKK’nın ilişkisine dair gizli ve aleni tanıkların haricinde soruşturmayı yürüten Savcı Zekeriya Öz’e çok sayıda eski örgüt mensubunun da bilgi ve doküman gönderdiği belirtiliyor. Elde edilen bilgi, belge ve ayrıntılar, Ergenekon soruşturmasının PKK ayağının oldukça derinleştirildiğini gösteriyor.


AKSİYON

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler