YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tam üyelikten başka seçenek yok
AB'ye üyelik konusunda 'imtiyazlı ortaklık' önerisi ile ilgili Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, tam üyelikten başka seçenek olmadığını söyledi
Tam üyelikten başka seçenek yok
24 Mart 2010 / 11:59 Güncelleme: 24 Mart 2010 / 14:21

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, AB'ye üyelik sürecinde Türkiye için "imtiyazlı ortaklık" önerisinin yeni olmadığını, Türkiye'nin düşüncelerinin iyi bilindiğini, tam üyelikten başka bir seçeneğin söz konusu olmadığını belirtti.

Bakanlıkta gündeme ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özügergin, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in "imtiyazlı ortaklık" önerisine Türkiye'nin tepkisinin ne olacağı yönündeki bir soru üzerine, geçen yıl Eylül ayında Almanya'da yapılan seçimlerden sonra Angela Merkel'in Türkiye'yi ilk kez ziyaret edeceğini vurgulayarak, Merkel ile birçok konunun görüşüleceğini, ancak Türkiye'nin AB ile müzakerelerinin ana konulardan biri olmasının beklendiğini söyledi.

Merkel'in Türkiye için "imtiyazlı ortaklık" önerisinin yeni olmadığını, Türkiye'nin de AB konusundaki düşüncelerinin "en az Merkel'inki kadar açıkça bilindiğini" belirten sözcü, "Tam üyelikten başka bir opsiyon Türkiye için yoktur" dedi.

Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde 1999 yılında alınan üyelik, 2004 yılında müzakerelere vakit geçirmeden başlama ve 2005'te fiilen müzakerelerin başlaması kararlarının AB'nin bir müktesebatının kararı olduğunun altını çizen Özügergin, "Bu müktesebat kişilerle ilgili değil. Bu müktesebat AB'nin bir kurum halinde ortaya çıkardığı müktesebat ve devletlerin tutumunu yansıtır. Devletlerde de süreklilik esastır. Dolayısıyla ortaya atılan değişik fikirler olabilir, ama bu bazı gerçekleri değiştirmez" diye konuştu.

Sözcü, Türkiye'nin Almanya'nın AB dönem başkanlığı döneminde 3 fasıl açtığını hatırlatarak, Merkel'in böyle düşünmesine karşın Almanya'nın Türkiye'nin önüne engel çıkarmadığına işaret etti. Özügergin, "Bugüne kadar Almanya'nın sergilediği ahde vefa ilkesine uygun tutumun sürmesini bekliyoruz" dedi.

VİZE KOLAYLIĞI

"Merkel'in ziyareti öncesi Türk vatandaşlarına vize kolaylığıyla ilgili bir çalışmanın olup olmadığı" sorusunu yanıtlayan Özügergin, bunun vize muafiyeti, pasaportlar ve geri kabul anlaşması şeklinde üç başlık altında değerlendirildiğini ve Türkiye'nin vize konusundaki tutumunu gayet net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Sözcü, "Biz kolaylık değil muafiyet istiyoruz" ifadesini kullandı.

Avrupa Adalet Divanının geçen yıl aldığı "Soysal kararı" çerçevesinde belirli bir mesafe alındığını anlatan Özügergin, Danimarka'nın aldığı son bazı kişilere vize kolaylığı kararının da bununla ilintili olabileceğini ifade etti.

"Biyometrik pasaportların yürürlüğe konması için çok hızlı bir çalışma var" diyen Özügergin, prototip cüzdanların hazır olduğunu, cihazların da Mayıs ayı içinde yerleştirileceğini belirterek, başkonsolosluklar ve iller bazında fiziki alt yapının tamamlanması yönünde çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi. Özügergin, 1 Haziran itibariyle yeni pasaportları devreye sokmaya çalıştıklarını, eski pasaportların da 2015'e kadar kullanılabileceğini söyledi.

Özügergin, geri kabul anlaşmasında müzakerelerin son aşamasına gelindiğini kaydederek, "Bizim amacımız, yasa dışı göç bakımından transit ülke olmaktan çıkmak" dedi.

Bir gazetecinin "Soysal kararının etkisini veya Türkiye'nin vize kolaylığı konusundaki beklentilerini Merkel'in önüne getirecek misiniz?" sorusunu ise Özügergin, "Elbette, tabii ki getireceğiz" diye yanıtladı.

Ege'de Yunanistan ile yaşanan mülteci sorununa ilişkin olarak da Özügergin şunları söyledi:

"Bu daha büyük bir sorunun parçası. Ege'de Yunanistan ile aramızda birçok sorun var. Arama kurtarma bölgesinin nerede başlayıp nerede bittiği de bu sorunlardan biri. Bu konuyu Yunanistan ile görüşüyoruz. Çözülemeyecek bir şey değil. Karşılıklı olarak birbirimizin meşru çıkarlarına saygı gösterdiğimiz takdirde aşılamayacak bir sorun değil."

İSRAİL-SURİYE BARIŞ GÖRÜŞMELERİ

Orta Doğu'da son durumu, İsrail'in yeni konut projesi ve Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında olası arabuluculuğunu değerlendiren Özügergin, İsrail'in inşaatını planladığı 1600 konutu "ne zamanlama, ne de içerik açısından" doğru bulmadıklarını kaydetti.

"Bu İsrail-Filistin arasında dolaylı barış görüşmelerinin başlatılmasının konuşulduğu bir dönemde en azından talihsizlik olarak nitelendirilebilir" diyen Özügergin, "İsrail'in Kudüs ve Batı Şeria'da uluslararası hukuka riayet etmesini istiyoruz ve bu tür hareketlerin küçük de olsa büyük resmi bulandırdığını hep ifade ediyoruz" dedi.

Özügergin, Orta Doğu'da son dönemde tansiyonun arttığını belirterek, İslam kültürüne ait bazı yerlerdeki uygulamaları da "tahrik edici uygulamalar" olarak nitelendirdi ve bunların durdurulması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Suriye-İsrail arasında arabuluculuk yaptığı dönemde görüşmeleri bir yere getirdiğini vurgulayan sözcü, görüşmelerin kesilme sebebinin kendileri olmadığını, Gazze'de yaşananlar olduğunu belirtti.

Özügergin, Gazze olaylarından bu yana fazla bir gelişme ve Gazzelilerin yaşam şartlarında iyileşme yönünde ortaya koyulmuş somut bir gelişme olmadığını belirterek, şunları söyledi:

"Suriye tarafı defaatle Türkiye'yi aracı olarak görmeyi istediğini söylemişti. İsrail'den de bazı sinyaller gelmekle birlikte, devlet kararı nedir, tam belirgin bir husus yok ortada. Ama Türkiye hazırdır. Bıraktığımız yerden devam ederiz."

İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI

Bir soru üzerine gündemde olan İran'a yaptırım konusunu değerlendiren Özügergin, BM Güvenlik Konseyi üyesi bazı üyelerin yeni yaptırımlar üzerinde çalıştığını belirterek, "Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu konuda yeknesak bir fikir sahibi olduğunu söylemek zor" diye konuştu.

Türkiye'nin yaptırımlar konusundaki pozisyonunun "açık" olduğunu kaydeden sözcü,  süreçle ilgili olarak diplomasi ve diplomatik çabalara ihtiyaç olduğunu belirtti. Özügergin, yaptırımların "istenen amaca hizmet etmeyeceği" konusunda görüş ortaya koyanın sadece Türkiye olmadığını ifade etti.

"Hala önümüzde fırsat var" diyen Özügergin, Türkiye'nin bu konuya İran'ın iyi niyetle yaklaştığını düşündüğünü ve bu nedenle bu konuda çaba sarf ettiğini söyledi.

İran nükleer sorununda uzun zamandır gündemde olan zenginleştirilmiş uranyumun takası hususunun bugünlerde konuşulmadığının hatırlatılarak, bu konunun masadan kaldırılıp kaldırılmadığının sorulması üzerine Özügergin, "Bir şeyi masadan kaldırmadığınız sürece masadadır" dedi.

"Diplomasinin bir sabır oyunu olduğunu" ifade eden Özügergin, "böyle önemli bir konuda taktik ve stratejik hamlelerin" sonucunun beklenmesi gerektiğini kaydetti.

"ULUSLARARASI HUKUKA BAŞVURMAYI DEĞERLENDİRİYORUZ"

Bir gazetecinin "Ermeni iddialarını parlamentoların değerlendiremeyeceğine ilişkin olarak Türkiye'nin uluslararası hukuka başvurup başvurmayacağını" sorması üzerine de Özügergin, uluslararası hukuka başvurmak da dahil olmak üzere neler yapılabileceğini değerlendirdiklerini söyledi.

Özügergin, bu tür kararların, Türkiye'nin iddiaları kabul eden ülkeler ve Ermenistan ile ilişkilerini olumsuz etkilediğinin altını çizdi. Parlamentolarda alınan kararların tersi olsaydı da Türkiye'nin aynı tutumu sergileyeceğini belirten Özügergin, bu tutumun sonuca ilişkin olmadığını, bunun ilkesel bir tutum olduğunu ve parlamentolarda konuşulacak bir husus olmadığını söyledi.

"Uluslararası hukuka başvurmak da değerlendirdiğimiz opsiyonlardan biridir" diyen Özügergin, sürece ilişkin gerekli değerlendirmelerin devam ettiğini belirtti.

Özügergin, ABD yönetiminin ortaya koyduğu tutumu komite oylaması bağlamında "geç kalmış ve cılız" olarak nitelendirdi ve "Yönetimin bu tür oylamaları desteklemediğini söylemeleri tabii ki yerindedir" diye konuştu.

"İsveçliler aktif olarak parlamentolarında görüşülen o garabeti uygun görmediklerini, desteklemediklerini ortaya koydular" diyen Özügergin, başından beri bu tavrı sergilediklerini ve bu durumun Türkiye için bir sürpriz olmadığını sözlerine ekledi.

Somali'de kaçırılan Türk şirketine ait gemiyle ilgili olarak da Özügergin, "Biz deniz haydutluğu ile mücadelenin aktif bir parçasıyız. Beş firkateynimiz ve 500 personelimiz operasyonlara katıldı. Sayısız gemiyi de haydutların elinden kurtardık ve bu çabalarımıza da devam edeceğiz" diye konuştu.

A.A.

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler