YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Talimatları Hurşit Tolon'dan alıyordum"
Zirve Yayınevi davasında sanık olan ancak gizli tanık olarak ifade veren İlker Çınar, talimatları Hurşit Tolon’dan aldığını, Levent Ersöz’ün ise eğitmeni olduğunu iddia etti.
"Talimatları Hurşit Tolon'dan alıyordum"
14 Mayıs 2013 / 07:56 Güncelleme: 14 Mayıs 2013 / 08:02

Zirve Yayınevi davasının 165. duruşmasının ikinci oturumunda davanın sanığı ve aynı zamanda gizli tanığı olan İlker Çınar, görüntü sistemi üzerinden mahkemeye ifade vermeyi sürdürdü. İfade öncesinde Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa, sanık ve tanık İlker Çınar’ı mahkeme salonundaki sanıklara hakarette bulunmaması konusunda uyardı. Sanık ve gizli tanık İlker Çınar, verdiği ifadesinde şunları söyledi:

“Ben misyonerlerin, cemaatin, iddia makamının da, hiç kimsenin hesabına çalışmıyorum. Yıllarca devlet sandığım bir örgüt namına çalıştım. Konuşmaya başladığımda beni tehdit ettiler. Ben ifadeleri verirken, gerçekleri anlatırken, Haydar Yeşil’e ait hard disk ortada yoktu. Bu hard diskin ortaya çıkması ise Allah’ın sopası yoktur. Ne söylediysem çıktı. Tanıklığı ülkem için yaptım. Ben bugünü büyük bir sabırsızlıkla bekledim. Sıra bana geldi. Ben konuşacağım, onlar dinleyecek. 1992 yılında uzman erbaşlık sınavına girdim. Göreve başladıktan kısa bir süre sonra istihbarat biriminde çalışmaya başladım. Misyonerlerin ülke için tehdit olacağı bana 1993 yıllarında söylenmişti. Bu tehlikeden kurtulmak için devletin gizli teşkilatlanmaya gittiği bana söylenmişti. TUSHAD bünyesindeki Beyaz Kuvvetler Komutanlığı’nda göreve başladım. Göreve başlarken mevcut görevimin farklı şekilde kesileceği, özlük haklarımın gizli kalacağı söylenmişti. Bana ilişiğim kesilirken, ‘Seni tereyağından kıl çeker gibi aldık. Kimse senin asker olduğunu bilmeyecek’ denmişti. Ancak ilişiğim; alkollü olarak göreve gelmek, disiplinsizlik ve firar gibi nedenlerden dolayı kesildiğini Zirve Yayınevi davası ile ilgili şikayette bulunduğumda öğrendim. Benim kadrom TUSHAD bünyesindeki Beyaz Kuvvetler bünyesine alınırken bana boş kağıtlar imzalattılar ve kağıda parmak mührü bastım. Ben ordudan atılırken bana affedilen suçları işlemedim. O suçları işlemiş olsaydım benimle çalışmazlardı. Bana kursta misyonerlikle ilgili kurs verildi. Misyonerlikle ilgili bu bölümde yalnızca ben kurs aldım. Benden sonrada devam etti. TUSHAD’da benim haricimde kurs alanlar oldu. Hurşit Tolon ben göreve başlarken TUSHAD’ın başındaydı. 1993 yılında kurulmuştu. Bu yapı çok gizli olup, JİTEM ile koordine halindedir. Misyonerlik kursu sonucunda TUSHAD bünyesindeki Beyaz Kuvvetler’de göreve başladım. TUSHAD sicil numaram 3276, Beyaz Kuvvetler sicil numaram ise 2594326’dır. Bana gönderilen evraklarda 3276 dikkatine diye hitap ediliyordu. Burada ismim yoktur. Burada sicil numaram vardır. Buda benim kodumdur.”

Sanık ve gizli tanık İlker Çınar, “TUSHAD’a geçerken boş evraklar imzalattılar. Ben ne mahkeme yüzü gördüm, ne ceza aldım. Ceza alsaydım, adli sicilim oradaki Levent Ercan Gelegen’in sicili kadar kirli olurdu” dedi. Bunun üzerine araya giren Mahkeme Başkanı Hayretin Kısa, “Askeri suç olması nedeniyle adli sicile girmemiş olabilir” dedi.

Mahkeme başkanının “Siz herhangi bir cezaevinde kaldınız mı?” sorusuna da İlker Çınar, “Ben hiçbir şekilde cezaevinde kalmadım. Ben suç duyurusunda bulununca bunlar karşıma çıktı” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Kısa’nın, “Cezaevinden evraklar getirildiğinde ne diyeceksin?” sorusuna İlker Çınar, “Yoktur. Benimle ilgili gösterilen belgeler gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

TUSHAD kimliği ile ilgili olarak ise sanık ve gizli tanık İlker Çınar, “Resmi bir kimliğim yoktur. Bendeki kimliğin geçerliliği TUSHAD ve Beyaz Kuvvetler’dir. Gizli bir yapı. Bu kimliği bulunduruyordum ama taşımıyordum. Bu kimliği hiç cüzdanımda taşımadım. Resmi kullanılacak bir kimlik değildir. Bu kimliğin aynısının Mehmet Ülger, Haydar Yeşil ve Ruhi Abat’a olduğunu biliyorum. Abdullah Atılgan bu kimliği göstererek benimle irtibat kurdu. Mehmet Ülger, yanına gittiğimde bana TUSHAD kimliğini gösterdi. Ruhi Abat’ın da TUSHAD kimliği vardı. TUSHAD personeli ile görüştüğümde bu kimliği gösteriyordum” diye konuştu.

Sanık ve gizli tanık İlker Çınar, “Levent Ersöz benim eğitmenimdir. Levent Ersöz’den eğitimle ilgili talimatlar alıyordum. Talimatları aldığım kişi Hurşit Tolon’dur. Bana ilk görev emrini Levent Ersöz verdi. Mersin bölgesinde görevlendirildim. Mersin’de Kamil Musa ile irtibat kurdum. Bu kişinin gittiği her mekana bende gittim. Kamil Musa ile yakın bağlar kurdum. Misyonerlerin arasına kimliğimi gizleyerek girdim. Kendimi ruhsal bir arayış içinde birisi olarak göstererek aralarına kabul edildim. Asla böyle bir inanca inanmadım. Bana TUSHAD talimat veriyordu, onların istediği şekilde hareket ediyordum. İncil dağıtıp, misyonerliğin yayılması konusunda faaliyette bulunuyordum. Hıristiyan Kızılay’ında takdir belgesi aldım. Papazlık sertifikası aldım. Bütün bu faaliyetlerdeki amacım; misyonerlik faaliyeti yapıyormuş gibi gözüküp, onlardan biriymiş gibi gözüküp bilgi toplamaktı. Fişleme niteliğinde çalışma yapıp, kuryeler aracılığı ile gönderiyordum. Benim şu anki kanaatim; misyonerler ülke için tehlikeli değildir. Fişlemeyi yapan bizdik. Misyonerler çok eğitimli insanlardır. Eğitime çok önem verirler. İzmir Selçuk’taki İncil Akademisi’ni bitirerek, pastör ve papazlık yapabilecek seviyeye geldim. TUSHAD’dan izin alarak kimliğimi değiştirerek, Hıristiyan yazdırdım. Dinimi değiştirdim. Pastör olarak nikah da kıydım, vaftiz de yaptım. Değişik kiliselerde pastör olarak görev yaptım. Faaliyetlerim 2005 yılına kadar devam etti. Çalışmaları yaparken misyonerlerin yasadışı bir faaliyetlerini görmedim. 24 Temmuz 2005 tarihinden itibaren saha çalışmasını tamamladım. Flash bellek içerisinde yaptığım çalışmaların dökümünü Ruhi Abat’a teslim ettim” iddialarında da bulundu.

Sanık ve gizli tanık İlker Çınar, davanın tutuklu sanıklarından Levent Ercan Gelegen için, “Eşcinsel olduğunu duydum” ifadesini kullanınca araya giren sanık Levent Ercan Gelegen, mahkemeden izin alarak salonu terk etti. Bunun üzerine araya giren Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa, “Özel hayata girme” uyarısını yapınca sanık ve gizli tanık İlker Çınar, “Ben duydum, belgesini de vereyim” dedi.

Tarsus’da Uluslararası Protestan Kilisesi’ni kurduğunu ve 2002-2005 yılları arasında kilisede pastör ve papaz olarak çalıştığını anlatan sanık ve gizli tanık İlker Çınar, kendisinin TUSHAD’a kuryeler aracılığı ile aktardığı bilgilerin misyonerlikle ilgili bilgileri kapsadığını söyledi. Çınar, “Bana gelen talimatlar kırmızı kağıda basılı olarak geliyordu. Bu birimde birebir askeri yazışma kurallarına uyulmuyordu. TUSHAD’da en son aldığım maaş 2 bin TL’dir. Eylül 2008 tarihinden itibaren maşa almadım. Dosyam Özel Kuvvetler’deki kozmik odadadır. Benim 1993 yılı sonrasındaki özel bilgilerim Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan sorulabilinir. Genelkurmay Başkanlığı’nın 1999 yılından itibaren TUSHAD gibi bir kuruluşun olmadığı cevabı normaldir. TUSHAD gizli bir örgüttür. Asıl görev yaptığım yer Özel Kuvvetler’e bağlı Beyaz Kuvvetler Komutanlığı’dır. TUSHAD’a koordinasyon olarak bağlıdır. Bana kurslarda Turgut Özal ve Eşref Bitlis’e yapılan suikastlar anlatılmıştı” diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa’nın Genelkurmay Başkanlığı’nın TUSHAD ile ilgili talebe verdiği cevapta, “TUSHAD gibi bir birimin olmadığı, geçmişte de olmadığı” şeklindeki ifadeyi hatırlatması üzerine sanık ve gizli tanık İlker Çınar, “TBMM Darbe Komisyonu’nun raporunda Beyaz Kuvvetler geçiyor. TBMM, Angole Meclisi değil” cevabını verdi.
Sanık ve gizli tanık İlker Çınar, “Kafes Eylem Planı’nda ele geçirilen Akdeniz Raporu doğrudur, benim söylediklerim gerçektir” dedi.

Mahkeme duruşmayı sonlandırarak, gizli tanık İlker Çınar’ın 14 Mayıs Salı günü dinlenilmesinin devam edilmesine karar verdi.

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler