YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Tabiri caizse işgüzarlık yaptım!'
"Balyoz planı" iddialarıyla ilgili davanın duruşmasında savunma yapan emekli tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, "Bazı isimleri sunumumu daha cazip hale getirmek için kullandım. Buna tabiri caizse işgüzarlık da diyebiliriz" dedi.
'Tabiri caizse işgüzarlık yaptım!'
14 Haziran 2011 / 14:46 Güncelleme: 14 Haziran 2011 / 14:47

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde oluşturulan salondaki duruşmada çapraz sorgusu yapılan Varol, söz konusu seminerin sunumunun elinde olmadığını ifade ederek, "Aradan 8 yıl geçti. Sunumda ne söylediğimi bilmiyorum. Sıradan bir seminerdi, yapıldı, bitti" diye konuştu.

Seminerde yazılanların gerçekleştirilmediğini belirten Varol, seminerde yazılanların hepsinin hayali olduğunu savundu.

Hakimi Ali Efendi Peksak’ın "seminerdeki konuşmasında Tuzla ve Sultanbeyli belediye başkanlarının isimlerinin bulunduğunu" hatırlattığı Varol, ortada art niyet olmadığını, böyle bir art niyet olması durumunda hiçbir ismin açık yazılmayacağını kaydetti.

"Seminer planı hazırlanırken ordu komutanlığından seminerde somut verilerin kullanılması gerektiği" diye emri bulunduğunu ifade eden Varol, "Bazı isimleri sunumumu daha cazip hale getirmek için kullandım. Buna tabiri caizse işgüzarlık da diyebiliriz. Bu isimleri kullanmam onları görevden alacağım anlamına gelmez. Tamamen hayali bir senaryo" diye konuştu.

Duruşmada söz alan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş’ın "neden Tuzla ve Sultanbeyli belediye başkanlarının isimlerini kullandığını" sorması üzerine Varol, senaryo gereği sıkıyönetim kanunundaki bir maddeyi gündeme taşımak için o isimlerin yer aldığını, başka isimlerin de kullanılabileceğini kaydetti.

-SAVCININ SORULARINI YANITLAMADI-

Savcı Kırbaş’ın, Varol’un birinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından Hayrettin Ertekin ile 2007 yılında yapılan telefon konuşmasını gündeme getirmesi üzerine araya giren Varol, bunun davayla ilgisi olmadığını belirterek, sorulmamasını istedi.

Varol’un bu konuyla ilgili sorulara cevap vermeyeceğini belirtmesi üzerine Savcı Kırbaş, "Ben okuyayım, cevap verip vermemek size kalmış" dedi.

Varol’un avukatı Ahmet Koç da söz alarak 2007 yılına ait bir telefon konuşmasının suç tarihi 2003 olduğu belirtilen bir davada delil olarak sunulmasının savcının iyi niyetli olmadığının göstergesi olduğunu savundu.

Savcı Savaş Kırbaş ise telefon onuşmasında "Ağabey de boş çıktı ağabey de" diye geçen cümledeki "ağabey"in kim olduğunu sorması üzerine Varol, "Bu sorunuzun davayla ilgisi yok. Cevap vermeyeceğim. Susma hakkımı kullanacağım" dedi.

Varol, Savcı Kırbaş’ın, "Ağabey dediğiniz Yaşar Büyükanıt mı yoksa?" sorusuna yanıt vermeyeceğini bildirdi.

Varol’un avukatı Ahmet Koç’un tekrar söz alarak "O telefon konuşmalarının dosyadan çıkarılması gerekiyor. Bu nedenle bu soruyu sorulmamış kabul ediyorum" demesi üzerine, Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, mahkeme heyetinin ilerde neyin delil olup olmayacağını heyet olarak değerlendirileceğini belirterek, savcının soru sormasına devam etme kararı verdiğini açıkladı.

Savcı Kırbaş, telefon konuşmalarında geçen "Yani Ergun Saygun terörü merörü, güneydoğu falan bilmez, o da bilmez İlker Başbuğ da bilmez. Bunlar kıta komutanı değil ki sosyete bunlar, salon subayı" bölümünü okuduktan sonra "Sizin sadakat anlayışınız bu mu?" diye sordu.

Sanık Mehmet Kaya Varol, bu soruya da cevap vermedi. Soruya tepki gösteren avukatlar ile mahkeme heyeti başkanı arasında tartışma çıktı.

Savcı Savaş Kırbaş’ın telefon konuşmalarını okuduktan sonra "TSK’yı yönetenler yürekli değil mi? Bu cümleler sizin düşüncelerinizi yansıtan cümleler mi?" diye sorduğu Varol, susma hakkını kullanacağını bildirdi.

Duruşmada, Varol’un çapraz sorgusunun ardından tutuklu sanıklardan Recep Yıldız’ın savunmasına geçildi. (AA)
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler