YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Soruşturma umutlandırdı
Soruşturma umutlandırdı
05 Ekim 2010 09:26
1993 yılında uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybeden Eşref Bitlis'le ilgili soruşturmanın yeniden başlatılması ailesini heyecanlandırdı.

 

Eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, 17 yıl önce uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Ancak aradan yıllar geçmesine rağmen bu şüpheli ölümün üzerindeki sis perdesi bir türlü aydınlanmadı. Olayın 'kaza mı yoksa suikast mı' olduğuna dair tartışmalar sürüp giderken, Eşref Paşa'nın esrarengiz ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı. Bu gelişmeyi Zaman'a değerlendiren oğlu Tarık Bitlis, yıllar önce olayın çözüleceğine inancını yitiren annesinin dahi soruşturmanın yeniden başlatılmasıyla umutlandığını dile getiriyor. Olayla ilgili bugüne kadar konuşmaktan kaçınan Şükran Bitlis'in "İnşallah bir şey çıkar." temennisinde bulunduğunu belirten Tarık Bitlis, "Keşke herkesi tatmin edecek bir sonuca varılsa." diyor.

Etkin bir soruşturma yapılması halinde konunun ancak 10 yıl içinde çözüleceğini düşünen Bitlis, "Şimdi tam zamanıdır." diyerek elinde belgesi, bilgisi olan herkesi savcılığa koşmaya davet ediyor. Babasının kendisine en muhalif isimlere bile hoşgörüyle yaklaştığını vurgularken de dikkat çekici bir iddiada bulunuyor: "Kürt halkı ve PKK bile 'Keşke Turgut Özal ve Eşref Bitlis yaşasaydı' diyor. Bu, karşı tarafa da hakkaniyetini yansıtabilmiş demektir."

Tarık Bitlis'in, babasının dış politika vizyonuyla ilgili tespitleri de bir hayli çarpıcı. Babasını, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na benzetiyor ve ekliyor: "Eşref Bitlis'in, PKK'nın Irak, İran, Suriye ve Türkiye desteğinin kesilmesi, komşularla iyi ilişkiler kurma planı vardı. Dış siyasetle ilgilenen herkes oturup baktığında bu tabloyu görür."

Şüpheli bir uçak kazasıyla hayatını kaybeden Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis, babası ile ilgili soruşturmanın ölümünün üzerinden 17 yıl sonra tekrar açılmasını son derece olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Kendisine soruşturma ile ilgili bir çağrı olmadığını ancak olursa seve seve ifade vermeye gideceğini dile getiriyor. Bitlis'in 75 yaşındaki annesi de bu soruşturma üzerine umutlanmış. Annesinin, "İnşallah bir şey çıkar." temennisinde bulunduğunu söylüyor. Arif Doğan'ın, Bitlis'in JİTEM tarafından öldürüldüğü yönündeki iddialarını da önemli buluyor. Bu itirafların yeni bir dönemin kapısını açıp açmayacağı konusuna da temkinli yaklaşıyor: "İnşallah bu süreci hızlı, çarpıtmadan, enformasyon kirliliğine bulaşmadan geçiririz ki adalet vaktinde tecelli edebilsin."

Tarık Bitlis, Albay Kazım Çillioğlu'nun suikasta kurban gittiği yönündeki iddiaların faili meçhullerle ilgili soruşturmaya hız kazandırabileceğini düşünüyor. "Faili meçhullerle ilgili bir dosya açılmıştır. Savcılık bu konuda soruşturma başlatmıştır. Kimde bilgi belge varsa göndersin. Şimdi tam zamanıdır." değerlendirmesinde bulunuyor. Bitlis, "Şimdi bir hasta albay bu iddiaları gündeme getiriyor, soruşturma açılıyor. O zaman bir general kışlada söylemişti. Eğer bu zamanında açıklansaydı çok daha hızlı bir yerlere gidilirdi. Soruşturma daha önceden açılırdı." ifadelerini kullanıyor. Tarık Bitlis, babasının dış politika vizyonunu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na benzetiyor. "Eşref Bitlis'in PKK'nın Irak, İran ve Suriye ve Türkiye'nin desteğinin kesilmesi, komşularla iyi ilişkiler kurma planı vardı. Dış siyasetle ilgilenen herkes oturup baktığında bu tabloyu görür." diyor. Türkiye'nin şu anda bulunduğu konumdan ümitli olduğunu dile getiren Bitlis, Kürt sorununun çözümüne ilişkin görüşlerini de şöyle açıklıyor: "Türkiye'nin ekonomik durumunu iyileştirmesi ve insan haklarının bütün vatandaşları için uygulayan bir sistemi yerleştirmesi bu ülkedeki bütün etnik sorunları çözer. Verilen bir demokrasi mücadelesidir. Kürt halkının mücadelesi değildir. Bu ülkede yaşayan herkesin toptan mücadelesidir. Adalet olacaksa herkes için olacak. Demokrasi olacaksa herkes için olacak. Hak herkese verilecek."

Gökhan Çillioğlu:

Babam Bitlis suikastıyla ilgili somut bilgilere ulaşmıştı, öldürüldü

Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümüyle ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. Eski Tunceli Jandarma Komutanı Albay Kazım Çillioğlu'nun oğlu Gökhan Çillioğlu, babasının vefatından kısa bir süre önce kendisine Eşref Bitlis'in uçağının düşmesinin kaza değil, suikast olduğunu söylediğini anlattı. Gökhan Çillioğlu, babasının, son görüşmesinde kendisine söz konusu suikast ile ilgili araştırmalar yaptığını ve, "Topladığım bilgileri yakında gerekli mercilerle paylaşacağım." dediğini belirtiyor. Yakın bir akrabasının da babasıyla aralarında geçen konuşmalara şahit olduğunu aktaran Çillioğlu, Düzce'de yaptıkları bu görüşmeden kısa bir süre sonra babasının infaz edildiğini savunuyor.

 

Gökhan Çillioğlu, babasının görüşmelerinde kendisine ve ailesine zaman zaman görevinin taşıdığı risklerden bahsettiğini aktarıyor. Bir konuşmalarında Albay Çillioğlu ailesine şu sözleri sarf etmiş: "Unutmayın, bu teşkilat çok zor çok stratejik görevleri bana verdi ve ben her verilen görevi hakkıyla yaptım. Sizlere helal ekmek yedirdim, boğazınızdan haram lokma geçirmedim. Ancak; mesleğimde benim gibi mücadele vermiş olan komutanlarımın örneklerinde olduğu gibi benim de ölümüm yaşlanarak olmayabilir ki zaten ölüm tehditleri almaktayım. Ama bu tehditler beni elbette yıldıramaz. Bu konu ile ilgili bilgiler zaten Jandarma Genel Komutanlığı'nda sicil dosyamda da mevcut ve teşkilatın bu konuda gerekli önlemleri alacağı kanaatindeyim."

Babasının öldürülmeden önce faili meçhul cinayetler üzerinde çalıştığını söyleyor. Babasının ajandasında kendi el yazısıyla "Faili meçhul cinayetler liste yapılsın." yazdığını belirtiyor. Babasının intihar ettiğine hiçbir zaman inanmadığını aktaran Çillioğlu, babasının ölümünün ardında emekli Tuğgeneral İsmail Kuru'nun olduğunu savunuyor. Çillioğlu, "Bize anlatılanlara göre babamla Tunceli Bölge Komutanı İsmail Kuru arasında bir sıkıntı yaşanıyor. Babam terörle mücadele konusunda içeriden bilgi sızdırıldığından şüpheleniyor. Operasyona gidiyor, telsizi kapatıyor. Çünkü operasyona çıktığı zaman Bölge Komutanı İsmail Kuru tarafından geri çağrılıyor. Bu nedenle Bölge Komutanlığı'na TIR içinde bir dinleme cihazı kuruyor. Ve bölgedeki bütün konuşmaları dinliyor. Kanaatimize göre bu dinlemeler sırasında babam bir suç tespit etti ve Diyarbakır'a bildirdi. Bu uygulamadan sonra bilgi sızdıramamıştır. Bunlar çok önemli."

'YEŞİL' BABAMDAN ÇOK RAHATSIZ OLDU

Albay Kazım Çillioğlu'na ölümünden bir gün önce İsmail Kuru'nun yerine Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'na vekâleten atanacağına dair Diyarbakır Bölge Komutanlığı'ndan bir yazı geliyor. Bu yazıdan sonra Tuğgeneral Kuru emeklilik dilekçesini veriyor. 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın o dönem bölgede çok aktif olduğunu söyleyen Gökhan Çillioğlu, "Tunceli güvenlik birimlerinin tümünün babam tarafından idare edilecek olması ve babamın bölgedeki faili meçhul cinayetlerin üzerine gitmesi, 'Yeşil' ve ekibinin işine gelmedi. 3 Şubat 1994 günü babamı infaz ettiler." diyor. Çillioğlu, babasının öldürülmesinin ardından Kuru'nun tekrar Tunceli Bölge Komutanlığı makamına gelmesinin ise çok manidar bulduğunu söylüyor.

Başbakan: Özal ve Bitlis'in ölümünde hiçbir şey gizli kalmamalı

Erdoğan, Bulgaristan ziyaretinin ardından da açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin Eşref Bitlis'in ölümü ve Turgut Özal'a yönelik suikast iddialarıyla ilgili soruşturma hakkındaki sorular üzerine şu ifadeleri kullandı: "Bütün medyaya sızmış olanlar, bana göre bir suç duyurusu niteliğindedir. Yargı devreye girmiş vaziyette. Bizler de takipçisi olacağımızı söylemiştik. Çünkü bu tür şeylerde hiçbir şeyin gizli kapalı kalmaması gerekir. Ülkemizde siyaseti, yargıyı değerlendirirken, ordumuzun geçmişiyle bugününü ve geleceğini değerlendirirken bunların hepsi bizim elimizde birer doküman olarak bulunacaktır. Tarihimizi de biz böyle yazıyoruz, geleceğimize bu şekilde nakledeceğiz. O bakımdan bunlar çok çok önemli diye düşünüyorum." (Zaman)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler