YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sorun silahla çözülmez!
Mesut Barzani’nin liderliğini yaptığı KDP’nin Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Safin Dizai Kürt sorununa yönelik çözüm yollarını anlatı
Sorun silahla çözülmez!
27 Temmuz 2009 / 08:21 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Sorunun her iki taraf için de silahla çözülme dönemi artık geride kalmalı. Bu noktada PKK Türkiye’nin iç meselesi. Evet, PKK’nın bazı yapıları bizim bölgemiz içinde. Hatta bizler PKK ile savaşmadığımız için suçlandık. Ancak, Nisan 2008’den itibaren yeni bir dönem başladı ve bu dönem beni çok umutlandırıyor.

MESUT
Barzani’nin liderliğini yaptığı Kürdistan Demokrat Partisi’nin Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Safin Dizai’nin ofisinde önce gölgede 50 dereceyi bulan sıcaklardan, ardından da bölgenin daha da sıcak olan gündeminden konuştuk. "Size göre Irak Kürdistan yönetiminin geleceğinde Türkiye nasıl bir yer işgal edecek" sorusunu yanıtlamaya Irak’ın geneliyle ilgili kısa bir değerlendirmeyle başlayan Dizai, şöyle diyor: "Merkezi yönetim ile aramızda bir takım teknik sorunlar var. Ancak bunların da ötesinde, ilerleyen dönemde Irak’ı oluşturan etnik ve dini yapılar arasında çatışma çıkmasını arzulayan bir yapı da mevcut. Ancak olası bir çatışma sürecinde biz Kürtler olarak kesinlikle taraf olmayız."

Türkiye’ye katılma söz konusu olmaz

Türkiye’nin böyle bir durumdaki önemine dikkat çeken Dizai, geçen haftalarda kamuoyuna yansıyan "Kürt yönetimi Musul vilayeti olarak Türkiye’ye katılabilir" yönündeki değerlendirmeleri yalanlıyor. Fakat, "Türkiye’ye katılmamız söz konusu olmaz. Fakat, siyasi sınırlar varlığını sürdürse de, psikolojik, ekonomik ve kültürel sınırlar ortadan kalkmalı. Siyasi sınırları hissetmediğimiz bir düzeye gelmeliyiz" yanıtını veriyor.

Türkiye bizim geleceğimizin parçası

Dizai, "AB gibi Türkiye’ye gidip gelebilmeliyim. Türkiye vatandaşları buraya istedikleri gibi gelip gidebilmeli. Türkiye’ye biz bu doğrultuda elimizi uzatıyoruz. Türkiye geleceğimizin vazgeçilmez bir parçası" diyor. Söz sırası Türkiye’nin gündemine oluşturan "Kürt Açılımı" tartışmasına geliyor. Dizai, tartışmalara ilişkin, "Sorunun her iki taraf için de silahla çözülme dönemi artık geride kalmalı. Bu noktada PKK Türkiye’nin iç meselesi. Evet, PKK’nın bazı yapıları bizim bölgemiz içinde. Hatta bizler PKK ile savaşmadığımız için suçlandık. Ancak, Nisan 2008’den itibaren (MGK’nın, ’Irak’ın tüm kesimleriyle ilişkiye geçilmesi’ tavsiyesini kastediyor) yeni bir dönem başladı ve bu dönem beni çok umutlandırıyor" değerlendirmesini yapıyor. Dizai sözlerini şöyle sürdürdü: "PKK’nın silah bırakmasına yönelik önemli adımlar atılırsa, bir güven ortamı. Artık kan dökülmemesi lazım. Barış gelirse istikrar gelir. Ben bu konudaki umudumu koruyorum."

11 bin Kürt’ü bir kişi sormadı

Dizai, "Elbette Türkiye için bazı adımlar atmanın zor olduğunu kabul ediyoruz. Yıllarca çatıştığı bir örgüte yönelik örneğin af çıkartmayı düşünmek bile zor olabilir. Ancak, bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Örneğin Mahmur Kampında 11 bin Türk vatandaşı Kürt var. Bunlar sizin vatandaşlarınız. Ancak, Türkiye’den tek bir kişi gelip de bu insanların sorun ve beklentilerini öğrenmedi. İşe burada bile başlanabilir. Buradaki insanların büyük çoğunluğunun ülkelerine dönmek istediklerini biliyoruz" dedi.

Kürt Konferansı umudunu koruyoruz

"Kürt Konferansı’nın yapılmasıyla ilgili umudumuzu koruyoruz. Konferansın amacı barış ve kardeşlik. Türkiye’nin atacağı adımlar doğrultusunda bu yıl içerisinde konferans yeniden gündeme gelir. Kürt yönetimi bölgesinde 10 trilyon kübik doğalgaz rezervi var. 45 milyar varillikte petrol rezervi keşfedildi. Tüm bunlar Nabucco Projesi’ne entegre edilebilir. Bu bizim Türkiye ile aramızdaki ilişkileri iyi yönde sağlamlaştıracak, temelleştirecek bir gelecek projesidir.

Dağdan inen PKK’lı Mahmur’a gelebilir

MUSUL yakınlarındaki Mahmur Kampı’nda Türkiye’den göç eden yaklaşık 11 bin kişinin yaşadığını söyleyen Safin Dizai, "Burada ilk görev Türkiye’ye düşüyor. Türkiye’ye dönmeye ikna etmeliler. PKK, yarın ’silah bırakacağım’ dese ’Irak yönetimi, BM ya da başka bir kuruma silahlarımızı teslim ediyoruz’, ’Dağlardan iniyoruz’ dese ne olacak? Üçüncü bir ülke bunları kabul edebilecek mi? Türkiye’ye dönmek istelerse bunun bir mekanizmaya bağlanması gerekiyor. 300-500 kişi dönmek istemiyorsa burada belli şartlarda yerleşme imkánları da var. Silah bırakıp dağdan inen ve bu bölgenin yasalarına uyan PKK’lılar burada kalabilir. Zaten böyle bir çok eski PKK’lı var. Ancak asıl önemlisi ise 4-5 bin insanın nasıl ve ne şartlarda silah bırakacağıyla ilgili. Çünkü sayı az değil. PKK’lıların yarısı Türkiye, Irak, Suriye ve İran vatandaşları. Türkiye vatandaşı olmayanların dışındakiler belki Suriye, Irak ve İran’a dönmek istemezler.

Ankara’nın gözlemcileri demokratik yapının kabulüdür

Safin Dizai Türkiye’den gelen 15 kişilik gözlemci grubuyla ilgili olarak, "Bu gözlemciler akademisyenlerden ve sivil toplum örgütlerine üye kişilerden oluşuyor. Türk devletine resmen bağlı bir grup değil. Ancak benim kanaatim bu gözlemcilerin Türk devletinin onayı ve rızasıyla buraya geldikleridir. Bu iyi bir gelişmedir. Bölgemizdeki demokratik gelişmeye Türkiye’nin yaptığı dolaylı da olsa bir destektir. Sivil toplum örgütlerinden oluşan bir gözlemci heyetinin buraya gönderilmiş olması bizim demokratik yapımızın kabulü anlamına da gelir" dedi.

Goran’ın başarısı ’KDP KYP’ ittifakını çatlattı

NEVŞİRVAN Mustafa liderliğindeki Değişim Hareketi’nin Irak Kürdistan Bölgesi’nde önceki gün gerçekleşen parlamento ve başkanlık seçimlerinden başarıyla çıkması, KDP-KYP ittifakında ilk günden çatlak oluşmasına yol açtı. Goran, resmi internet sitesinde Celal Talabani ve partisi KYP’nin en önemli merkezi Süleymaniye’de birinci parti olduğunu açıkladı. Goran’ın seçim başarısı Mesut Barzani’yi de etkiledi. Bölgesel Başkanlık seçimlerinin en büyük adayı Mesut Barzani, Erbil ve Duhok’ta birinci olurken, Süleymaniye’de Goran tarafından desteklenen Kemal Mirawdeli ilk sırayı aldı. Goran’ın diğer seçim bölgelerinde de gösterdiği seçim başarısıyla birlikte 28-30 arasında milletvekili kazanabileceği KDP’nin merkez üssü Erbil’de konuşulmaya başlandı. Bölgenin önde gelen isimleri, partisini seçimlere Irak Cumhurbaşkanı unvanıyla sokan Talabani’nin Süleymaniye’de hezimetinin ardından kozların Barzani’ye çevrildiğini vurguluyor.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler