YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Soma'daki facia resmen "geliyorum" demiş!
Soma’'da 301 madencinin hayatını kaybettiği felaketle ilgili geride kalanların anlattıkları, ölümün gelmeden önce haber verdiğini gözler önüne serdi.
Soma'daki facia resmen "geliyorum" demiş!
22 Mayıs 2014 / 07:50 Güncelleme: 22 Mayıs 2014 / 09:24

Manisa Soma'da 301 maden işçisine mezar olan Soma Holding'e bağlı kömür işletmelerinde çalışan madencilerin ihmale yönelik iddiaları sürüyor.

Maden, Alp Gürkan tarafından satın alınmadan önce faciada en çok ölümlerin yaşandığı H Panosu’nda sürekli gaz artışı ve yanmalar yaşandığı için kapatıldığı ortaya çıktı. Madenciler, güvenlik açıklarını Akşam'a anlattı:

Kaliteli kömür çıkıyordu

Ercan Metin: Olayın olduğu gün sürekli duman çıkışı yaşanıyordu. Bant sensorlarının devreye girmesiyle birlikte duruyordu. Olay günü H Panosu'nda çalışıyordum. O bölüm maden Ciner Grubu'ndayken kapatılmıştı. Çünkü sürekli yanmalar ile birlikte gaz artışları söz konusuydu. Şirket Alp Gürkan tarafından alındıktan sonra üretime başlandı. Çünkü en kaliteli kömür oradaydı. vardı. İş güvenliği açısından en tehlikeli yerdi. 

O maskeler ocakta kaldı

Gökhan Karabıyık: Revirde bir tane oksijen tüpü vardı. Vefat eden arkadaşlarımızın gaz maskeleri incelendiğinde çıkacak tablo tam bir skandal olur. Çoğu çürük. O maskeler görülmesin diye ocağın içinde bırakıldı. Üstelik maskeyi gereksiz kullananlar yevmiye cezası alıyordu.

Sistem defalarca durdu

Ümit Yılmaz: Bazı emniyetçiler ‘Burası çok sıcak çalışmaya uygun değil’ diye yukarıya haber veriyordu ama yine de üretime devam kararı çıkıyordu. Bize ‘"Talimatlara uyun yoksa yevmiye cezası alırsınız"’ diye tehditler geliyordu.

Ocakta sensorlar yüksek oranda gaz ölçtüğünde, üretim bandı otomatik olarak durur. Olaydan iki gün önce ‘tam mekanizma’ dediğimiz ve olayın yaşandığı yere 200 metre mesafedeki yerde yüksek gazdan dolayı sistem 7 kez durdu.

Önceki vardiyada da 11 kez durmuş. Son zamanlarda sürekli sensorların arıza yaptığını duyuyorduk. Bir şeylerin ters gittiğini hissediyorduk. Bant çalışınca yeniden üretime geçiyorduk.

90 liralık sensöre bağlı hayatlar

Ahmet Yıldız: 3 kilometre uzunluğunda ve geniş bir alanda faaliyet gösteren ve bir seferde yaklaşık 750 işçinin çalıştığı ocaktaki sensor sayısı 10'u geçmez. Bu sensorların fiyatı ise 90 lira civarında.

Arıza yapan sensor kısa bir bakımın ardından tekrar devreye sokuluyordu. Olaydan iki gün önce yaşananlar buydu. Aramızda konuşurken sensorlarda bir sıkıntının olduğunu söylüyorduk. Huzursuz oluyorduk, çünkü hayatımız 90 liralık bir cihazın uyarısına bağlıydı.

Ana yol kömürün içinde geçiyor

Sami Yavuz: Ocakta temiz havanın verileceği yerin taş bacadan yapılması gerekli. Bizimki taştan yapılmamıştı. Ayrıca teknik açıdan bakıldığında kömürün içinden geçen bir anayol, emniyeti azaltır. Çünkü bir yangın anında madene zehirli gaz sirayet eder. Ayrıca böylesine yüksek sıcaklıklarda çalışma yapılan bir ocakta ahşap malzemenin kullanılmaması lazım. Bizim kullandığımız malzemeler ahşaptı.

4 madenden 3'ü kapandı

Bölgedeki 4 ocaktan sadece birinde üretim başladı. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'ye ait diğer ocaklarda ise tüm üretim süresiz olarak durduruldu. Günlük 50 bin ton olan üretim 25 bin tona kadar indi. 

20 gündür ocak sıcaktı

Bülent Yılmaz: 20 gündür ocakta sıcaklık artışı vardı. Üzerimde ayak diye tabir ettiğimiz yerde devamlı sıcak kömür çıkıyordu. Bir arkadaşım pet şişeyi kömürün olduğu bölüme attı, şişe eridi. Şişeyi eriten sıcaklığın insan ile temas ettiğini düşünün. Şirkette son dönemde değişiklikler yapılmıştı. 

Önceki müdürümüz iyiydi

Ramazan Doğru'dan önceki Müdür Süleyman Sarı, son derece disiplinli ve işi gerçekten layıkıyla yapan bir insandı. Onun zamanında bir kişinin bile burnu kanamıyordu. Ancak Ramazan Doğru geldikten sonra işyeri değişti. Ocakta emniyet açısından büyük zafiyetler görünmeye başlandı. Normal kapasitenin çok üzerinde yapılan üretim, emniyet açıklarını doğurdu.

 

AKŞAM

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler