YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Skandalların ardından cevapsız sorular!
Türkiye’yi dehşete düşüren belgelerin yayınlanmaya başlandığı ilk günden itibaren paralel yapı ve CHP, hep bir ağızdan tehdide başladı. Ortada ise cevap bekleyen çok ciddi sorular var, ikna edici tek kelime yanıt yok. Savcılık bu sorulara cevap arayacak!
Skandalların ardından cevapsız sorular!
22 Şubat 2015 / 10:00 Güncelleme: 22 Şubat 2015 / 10:54

Star'da yer alan habere göre, Paralel örgüt ve CHP’nin -belgeleri ortadayken bile- “140 karakteri aşıyor” yalanıyla saptırmaya çalıştığı ‘@fuatavni’ rumuzlu Emre Uslu’nun Twitter yazışmaları, Türkiye’nin nasıl bir tehlike ve tehditle karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 30 Mart seçimleri sonrası ABD’ye kaçan Uslu’nun, (nasıl olsa Twitter Türkiye’ye bilgi vermez) rahatlığıyla yazıştığı CHP’li Umut Oran ve Akif Hamzaçebi ile bazı paralel örgüt mensubu polislerle görüşmelerde, aydınlatılması gereken çok önemli noktalar var. İşte STAR’ın yayınladığı belgelerin ardından Savcılığın cevap bulmaya çalıştığı o sorular;

Suikastç inerede? Muhbir koruma kim?

Paralel örgütün trolü Emre Uslu, @fuatavni_f hesabından Umut Oran’la 31 Ocak 2015, saat 11:16’da yaptığı 40 dakika süren yazışmada, örgüt lideri Fethullah Gülen’in talimatıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a suikast planının erkene alındığını, hatta bunun için ayarlanan suikastçinin ‘ayın 2’si veya 3’ünde’ İstanbul’dan Türkiye’ye giriş yapacağı, Sümeyye’nin korumalarından birinin vereceği bilgiyle harekete geçileceğini belirtiyor. Şimdi ‘tam bir psikopat’ denilen bu ABD’li katilin Türkiye’ye giriş yapıp yapmadığı, geldiyse nerede olduğu, Sümeyye Erdoğan’ın yakınına yerleştirilen ‘paralel örgüt’ üyesi muhbir korumanın kim olduğu araştırılıyor.

Tehdit ve şantaj taktiği

Emre Uslu, 15 Aralık 2014’te @lisanyokbz hesabını kullanan kişi ile yaptığı yazışmada, “ Oğlum bu bakanlar yüzünden emniyette adam kalmadı, bir tek ufaklar kaldı” çıkışına, “Aynen abi, ben de başından biliyordum bu kadarı çok fazla, elimizde patlar... Ama dinleyen kim?” karşılığını veriyor. Ancak Twitter’da ise tabana tam aksi yönde mesajlar veriyor. Paralelin bu taktiğine, başta Umut Oran olmak üzere, bazı CHP’lilerin de uyduğu, hatta neredeyse ortak bir dil kullandıkları göze çarpıyor. “Korkma, titre” gibi gücünü aşan cümlelerle taraftarlarına cesaret vermeye ve karşısındakini sindirmeye çalışan örgüt üyeleri ile CHP’lilerin aynı taktiği uygulaması, bu ittifakın bir başka belgesi niteliğinde... CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, Gezi ve 17 Aralık’tan bu yana Emniyet mensupları, iş adamları, istihbarat elemanları ve medya mensuplarına bir çok defa benzer tehditlerde bulunduğunu hatırlatmak gerek...

Oran’tısız paralel ilişkisi

Gezi ve 17 Aralık darbe girişimi sonrası paralel örgütle aynı çizgide duran ve Emre Uslu gibi paralel sözcülerin üslubuna benzer dille Hükümeti hedef alan CHP’li Umut Oran’ın, paralel örgütle bağının temelinde ne var. Özellikle 30 Mart yerel seçimleri öncesi, o dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın, seçime girmeden Malezya’ya kaçacağını iddia etmesinin kaynağı ne? Neden hiç paralel örgütü eleştiren bir tweeti bulunmuyor? Dahası, CHP ile Paralel örgüt arasındaki köprü vazifesini hangi saikle yürütüyor?

Twitter nasıl siliyor?

Hemen hemen bütün yazışmaların sonunda, ‘burası güvenli’, ‘merak etme, admine söyleyeceğim (Twitter yöneticisi) silecekler birazdan’ gibi ifadeler yer alıyor. Normalde mümkün olmayan ‘admine kayıt sildirme’ işlemi doğru ise bu açık bir işbirliği anlamına geliyor. Böyle bir işlemin gerçekleşip gerçekleşmediği de aydınlatılmaya muhtaç...

Örgüt ile CHP arasındaki para trafiği

Kayıtlarda kumpas çetesine, İş Bankası üzerinden ‘sus payı’ olarak milyon dolarlar dağıtıldığı yer alıyor. Ocak 2015 tarihli bu yazışmalarda 17 Aralık darbe girişiminin savcısı Zekeriya Öz ile dinlemelerin merkezi olarak kullanılan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) eski Başkanı’na yapılan ödemeler de rakamlarıyla belirtiliyor. Ayrıca ABD ve İsrail’den gelecek paranın ‘seçim harçlığı’ olarak CHP’ye aktarılacağı sözü veriliyor. Yargı, şimdi bu kirli trafiğin nasıl işletildiğini, CHP’nin yanı sıra örgüte yakın kamu görevlilerine paranın nasıl aktarıldığını araştırıyor. Özellikle maaşı 5 bin lira olduğu halde 470 bin dolar verilen emniyet müdürünün kim olduğu merak konusu... Yine bu rüşvet ve yolsuzluk çarkında hangi kamu kurumlarının kullanıldığı da bilinmiyor.

45 CHP’li kimlerden oluşuyor?

Paralel Örgütün, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da dahil 45 CHP’li hakkında +18 içerikli kaset sakladığı Emre Uslu ile ‘kotilaji’ ve ‘dustlast’ adlı polislerin mesajlaşmasında ortaya çıkmıştı. Peki ama bu listede, Kılıçdaroğlu dışında hangi isimler bulunuyor? Mesela Umut Oran’ın kendisi de bu listede yer alıyor mu?

Dinlemeler sürüyor mu?

Aynı hesaptan yine CHP’li Umut Oran’la yapılan yazışmada; Uslu, Cumhurbaşkanı ve Başbakanı dinlemeye devam ettiklerini ve  7 Haziran seçimleri öncesi yeni tape’leri piyasaya süreceklerini belirtiyor. Oran’ı, “Siz de üzerinden prim yapacaksınız. O gerzek başkanına söyle 17 Aralık’a dönmesin” diye uyaran Uslu, bu dinlemelerin sızdırılmaması için de şu tehditte bulunuyor; “Duyan olursa canıyla öder...” Dinlemelerin halen nasıl yapıldığı da araştırılıyor.

Oğul Kılıçdaroğlu neredeydi?

Fuat Avni, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun oğlunun Amerika’ya geleceğini belirterek konuştuğu kişiye talimat veriyor. Fuat Avni Kılıçdaroğlu’nun oğlunu kestederek karşıdakine,”Oğlum ne yaptınız” diye soruyor. Görüştüğü kişi, Kılıçdaroğlu’nun oğlunu kastederek, “Abi otelde yer ayarladık. Uçak inince arkadaşlar havalimanından alacaklar” diyor. Fuat Avni, “Adam Kılıçdaroğlu’nun oğlu, Hoca bizzat emir verdi, masraftan kaçmayın dedi. Güvenlik üst seviyede olsun.” emrini veriyor.

Soru şu; Kemal Kılıçdaroğlu’nun oğlu Kerem Kılıçdaroğlu bu tarihte neredeydi.

Şubat ayında Amerika’ya gitti mi gitmedi mi?

TDK Başkanı: Denetime açığım

Türk Dil Kurumu Başkanı Mustafa Kaçalin, fuatavni hesabında yer alan ve İş Bankası’nın hortumlanmasının kendisinin de dahil olduğu kişisel hesaplar üzerinden yapıldığına ilişkin beyanlarla ilgili açıklama yaptı. Kaçalin, “Her türlü denetime açığım” dedi. Açıklamada şöyle denildi: “Kurumumun adıyla birlikte şahsım hedef alınarak bazı ithamlarda bulunulduğu görülmüştür. Şahsımla ilgili iddialar tamamen asılsızdır. TDK Başkanı olarak her türlü idari ve mali denetime açık olduğumu ve iddialar karşısında kanuni haklarımı kullanacağımı kamuoyuna duyururum.”

 

STAR

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler