YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Skandal Soma açıklaması!
Soma şehitlerine ve ailelerine saygısızlık eden bazı köşe yazarlarına sahip çıkan TGC, Türk medya tarihine kara leke olarak geçecek bir açıklamaya imza attı.
Skandal Soma açıklaması!
26 Mayıs 2014 / 21:39 Güncelleme: 26 Mayıs 2014 / 21:48

Soma faciasının ardından Yılmaz Özdil, Yazgülü Aldoğan, Yalçın Bayer, Melis Alphan ve Ali Ünal gibi isimlerin, şehitleri ve şehit ailelerini hedef alan acımasızca ve vicdandan yoksun tutumlarına tepki gösteren Başbakan Erdoğan ve bazı medya kuruluşlarına Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden skandal bir tepki geldi.

TGC Özdil, Alphan, Aldoğan ve Bayer'e sahip çıktı

TGC, yaptığı bir açıklamayla söz konusu yazarların arkasında olduğunu, onların bu tavırlarının düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirildiği, Başbakan Erdoğan'ın bu yazarların çirkin sözlerine gösterdiği tepkiyi de "düşünce özgürlüğünü" ihlal anlamına geldiğini belirtti.

Açıklamada, "Başbakan Erdoğan'ın yazılarını beğenmediği  gazetecileri eleştirirken sarf ettiği, incitici ve tehdit içeren sözcükleri, kamuoyunun bilgilenme, haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına yöneltilen bir saldırı olarak algılıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Halkın haber alma hakkıyla nasıl bir ilgisi var?

Soma şehitlerinin ve şehit ailelerinin acısını paylaşmak yerine, olayı büyük bir siyasi malzeme gibi kullanıp, şehitler için "AK Parti mitingine gittiler, AK Parti'ye oy verdiler, onlara müstehak, niyazi oldular, onlara yardım göndermeyin çünkü bu AK Parti'nin işine yarar, Soma AKP için darbedir" gibi son derece çirkin ifadelerin nasıl "halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına" nasıl hizmet ettiği ise TGC tarafından açıklanmadı.

Skandal açıklamada gazetecinin halka karşı sorumluluğuna da vurgu yapan TGC, "yandaş" şeklinde tabir ettikleri gazeteciler ve medya kuruluşları için de "Ayrıca gazeteciliği yanlış yerlerde arayan bazı gazetecilere de Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nin C maddesinde yer alan Gazetecinin Sorumluluğu ilkesini bir kez daha hatırlatıyoruz:" ifadesini kullanarak ilgili ilkeyi hatırlattı.

Ancak Yılmaz Özdil, Yazgülü Aldoğan, Yalçın Bayer ve Melis Alphan gibi isimlerin direkt olarak Soma'da şehit olanları, onların ailelerini hedef almalarına rağmen bu konuda söz konusu yazarlara bir eleştiri getirilmedi. TGC, bu açıklamayla nefret suçunun legal hale gelmesine önayak olmuş oldu.

Faciada halka karşı sorumluluğun; ilk günlerde konuyu siyasete dökmeden halkın acısını paylaşmaktan, bu acıya saygı duymaktan, ilerleyen süreçte ise facianın sorumlularını sorgulamaktan geçtiğini görmezden gelen TGC, Doğan Medya'nın bazı çalışanlarının Soma Holding yöneticilerini şaşırtıcı şekilde koruma ve kollama çabası içerisine girmesine de itibar etmedi.

TGC, Başkan'ı açıkça tehdit eden gazetecilere karşı sessiz kalmıştı

Açıklamasında, Başbakan Erdoğan'ın bazı gazetecileri tehdit ettiğini öne süren TGC, 17 Aralık sürecinde ve öncesinde hergün manşetlerden ülkenin Başbakanı'na hakaret eden gazeteleri, köşe yazılarında "sonu Menderes gibi olacak, adaletin kılıcı inecek, başlar düşecek, mene tekel ufarsin" türünden ifadelerle Erdoğan'ı tehdit eden köşe yazarlarını bugüne kadar görmezden gelmişti.

TGC sadece Doğan Medya'yı savundu, Zaman yazarı Ali Ünal'ın ismi açıklamada yok

TGC'nin, belli bir medya grubunun sözcüsü gibi davranması ise samimiyetsizlik olarak karşılandı. Erdoğan'ın tepki gösterdiği gazeteciler arasında, Soma şehitleri için "helak oldular" şeklinde algılanacak bir yazı yazan Zaman Gazetesi yazarı Ali Ünal da bulunmasına rağmen, TGC açıklamasında bu ismi zikretmedi, sadece Doğan Medya mensuplarının isimleri zikredilerek, bu isimlere sahip çıkılma yoluna gidildi.

Aynı zihniyetin ürünü basın konseyi çok büyük bir skandala imza atmıştı

Öte yandan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'yle aynı zihniyetin ürünü olan Basın Konseyi de 2012 yılında büyük bir skandala imza atmış, Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, Türkiye'nin ambulansla Suriye'ye silah taşımakla suçlamış, bunu da fotomontaj bir fotoğrafla delillendirme yoluna gitmişti.

Fotoğrafın fotomontaj olduğu ortaya çıktığında ise, skandala tepki olarak Gökmen Karadağ, Enver Aysever, Prof. Dr. Nurşen Mazıcı ve Necef Uğurlu gibi isimler konseyden istifa etmişlerdi.

 

STAR

22:27
 // BAK ARKADAŞ
Bak arkadaşım; nerede bir kurumsal birlik, vakıf, konfederasyon varsa; hepsi bu hokkabazların lehine çalışıyor. Baro, gazeteci, Yarsav, Disk, Tüsiad vb gibi sözde stk'lar, ideolojik resmi derin devletin kalıntılarıdır. Bunların, açık ve net söylüyorum; kökü kazınmadan, bu ülkeye huzur yok....
26 Mayıs 2014 22:27
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler