YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Sivil siyasete dönük bir saldırı'
'Sivil siyasete dönük bir saldırı'
16 Ekim 2015 16:43
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Seçim sürecinde bu saldırının meydana gelmiş olması, özellikle bunun doğrudan sivil siyasete ve demokrasiye dönük bir saldırı olduğunu gösteriyor" dedi.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, TRT Haber'deki canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

"Bugünler, bizim için taziye günleri" diyen Akdoğan, böyle günlerde seçim kampanyası yürütmenin geleneklere uygun olmadığını, bu nedenle seçim kampanyasına ara verdiklerini belirtti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun​ bugün ve yarın, teröre tepki olarak milli dayanışma ve kardeşliği yüceltme anlamında buluşmalar yapacağını anlatan Yalçın Akdoğan, "Taziye günlerinde acıyı paylaşmak lazım ama ondan sonra da hayatın normal akışını geri getirmek lazım. Terörün bir amacı, hayatın rutin amacına sekte vurmaktır, hayatı esir almaktır. Buna da fırsat vermemek lazım. Normal Türkiye'de her şey yolunda gidiyor anlamında hayatı normalleştirmek, çok büyük önem taşıyor. Öbür türlü terörün oyununa gelinmiş olur" diye konuştu.

Başkentteki terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifa dileğinde bulunan Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Bu olay, öncelikle Türkiye'nin huzuruna kastetmiştir, istikrarını bozmayı amaçlamıştır, kardeşliğimizi hedef almıştır ve demokrasiye yönelik bir saldırıdır. Seçim sürecinde bu saldırının meydana gelmiş olması, özellikle bunun doğrudan sivil siyasete ve demokrasiye dönük bir saldırı olduğunu gösteriyor" ifadesini kullandı. 

"Bizim nazarımızda bunların hepsi Türkiye'nin hasmıdır"

Ankara'daki terör saldırısının araştırıldığını anlatan Akdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu IŞİD olabilir, DAİŞ olabilir, başka örgütler olabilir, PKK olabilir. Bu terör örgütleri, baktığımızda zaman zaman iç içe geçen birtakım şeyleri de var, temasları olabiliyor, birbirleriyle bir yerde mücadele ederken, başka bir yerde iş birliği içine girebiliyorlar. Onun ötesinde siz, bir örgütün adamı sanıyorsunuz, başka bir örgütün amacına hizmet edebiliyor. Bunları da ortaya çıkartmak gerekiyor. Böyle bir mekanizma varsa Türkiye'de son dönemde meydana gelen eylemlerde biraz böyle bir karışık durum olduğu da görülüyor. Birtakım profillerin, özellikle bir örgütlere yerleştirilip birtakım eylemler yaptırıldığı da anlaşılıyor. Bu, o örgütleri mazur gösterecek bir durum değildir, bu örgütlerin hepsi teröristtir, hepsi eli kanlıdır, hepsi insanlık suçu işlemektedir. Bizim nazarımızda bunların hepsi, Türkiye'nin hasmıdır. Biz bunların hepsiyle aynı zamanda, aynı kararlılıkla mücadele etmek konusunda da en ufak bir çekince içerisine girmeyiz ve bu mücadeleyi de veriyoruz. İster adı IŞİD olsun, ister adı PKK olsun veya MLKP olsun, fark etmez."

"Bu insanlarımıza biz devlet olarak elbette sahip çıkacağız"

Terörden mağdur olanlara sahip çıkmanın devletin görevi olduğunu, bu mağduriyete devletin seyirci kalamayacağını ifade eden Akdoğan, şunları kaydetti:

"Bu olay üzerine şu anda hükümet yeni bir düzenleme yapmış değil, kanun çıkarmış değil. Daha önce çıkan bir kanuna göre terör olaylarında mağduriyet yaşayanlara devlet birtakım haklar veriyor. Mesele bu kadar. 'Şehit ilan edildiler, sivil şehit ilan edildiler' vesaire değil, böyle bir ilan da söz konusu değil. Bunların hukuki statüsü ayrı ayrıdır. Terörle mücadele ederken hayatını kaybeden vatandaşlarımız için elbette hukuki statü olarak şehitlik var. Onun ötesinde terör olaylarında hayatını kaybedenlere de terör mağduru anlamında birtakım haklar veriliyor. Bu ikisi birbirinden tamamen farklı olan şeylerdir. Bu insanlarımıza biz devlet olarak elbette sahip çıkacağız yakınlarına da elbette sahip çıkacağız ama bu sivil şehitlik ya da şehitlik anlamında bir statü değildir."

"90'lı yıllara dönen terör örgütüdür"

"Türkiye'nin 1990'lı yıllardan daha beter bir döneme girdiği, devletin tamamen hukuk dışı bir yöntem izlediği" iddialarının hatırlatılması üzerine Akdoğan, "90'lı yıllara dönen terör örgütüdür. Bugün PKK amacına ulaşamıyorsa, halkı sokağa dökemiyorsa, halk bir şekilde devletin yanında duruyorsa bunun bir sebebi Çözüm Süreci'nde devletin iyi niyetini görmüş olmalarıdır. İkinci sebebi de terörle mücadelenin hukuk içinde ve o bölgenin insanı için yapıldığını görmüş olmalarıdır. Bu yüzden PKK'nın bütün projeleri tek tek çöktü. Örgüt hem Kuzey Irak'ta tamamen bozguna uğramış durumda hem de Türkiye kırsalında ve şehir merkezlerinde kurdukları yeni yapılanmalarda büyük bir çöküş yaşıyor" diye konuştu.

"Çözüm Süreci, buzdolabından çıkacak mı, inecek mi?"

Yalçın Akdoğan, "Çözüm Süreci, buzdolabından çıkacak mı, inecek mi" şeklinde ifadelerin dile getirildiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Çözüm Süreci'ne dönmek isteseniz de dönemezsiniz. Bu şartlar değişmeden, örgütün bu oyunu bozulmadan, 'farklı yapılanmalarda farklı birtakım hedeflere çalışma arzusu' kırılmadan, terörle mücadele operasyonlarında belli bir netice alınmadan böyle bir şey yapılamaz çünkü süreci devam ettiremiyorsunuz. Siz isteseniz de etmez. Çünkü bunlar süreci zehirledi, sürdürülemez hale getirdi. Siz, iyi niyetle bir şey yapmaya çalışıyorsunuz ama başka birileri, başka amaçla oradaki vatandaşa da zulüm edecek şekilde şiddet uyguluyor. Bu güvenlik açığı giderilmeden, operasyonlar bir noktaya varmadan böyle bir şeyin olması gerçekçi değildir. Yoksa sürecin sahibi AK Parti'dir. Devlet operasyon yapıyor ama burada diğer şeyleri askıya aldı gibi algılanmasın."  

Akdoğan, seçim güvenliği bağlamında 7 Haziran seçiminden daha olumlu bir tablonun ortaya çıkacağını düşündüğünü belirterek, "YSK'nın sandıkları birleştirme konusundaki olumsuz tavrına rağmen alınan tedbirlerle daha olumlu bir tablo çıkacağını düşünüyorum" dedi. 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler