YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sivil Düşünce'de bomba açıklamalar!
Sivil Düşünce'de bu hafta, CHP kurultayı, Muharrem İnce ve Kılıçdaroğlu'nun amaçları, CHP delegelerinin çatışması ve CHP'nin dış baskılarla nasıl yönetildiği konuları ele alındı.
Sivil Düşünce'de bomba açıklamalar!
07 Eylül 2014 / 05:05 Güncelleme: 07 Eylül 2014 / 05:13

Kanal A'da yayınlanan Tamer Korkmaz'ın moderatörlüğünde, Orhan Miroğlu ve Murat Yılmaz'ın katılımı ile gerçekleşen Sivil Düşünce programında gündeme dair önemli gelişmeler tartışıldı.

Muharrem İnce'nin tahmin edilenden daha fazla oy aldığını söyleyerek sözlerine başlayan Orhan Miroğlu şöyle konuştu:

Kongre'nin nedeni Muharrem İnce

Kemal Bey'e oy verenlerin 200'ü Muharrem İnce'ye oy verdi. Kongrenin toplanmasının en büyük nedeni Muharrem Bey'in o koltuğa aday olmak istemesidir. Muharrem İnce gelseydi fazla bir fark olmazdı. Kılıçdaroğlu dört yıldır başkan, yorgun olabilir. Muharrem İnce daha canlı olabilirdi.

CHP'nin politika anlayışında meşru müdafaa var. Yapıcı bir siyaset yok. Bu meşru müdafaa anlayışından bir türlü vazgeçmiyor.

CHP, "Dersim uygarlaşma projesidir" diyebiliyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisini devrimci olarak da nitelendiren bir lider kazandı. Burada da meşru müdafaaya geçtiler.

CHP'nin kongresinde çözüm sürecinden hiç bahsedilmedi. Çözüm sürecinin mecliste çözüleceğini söyledi. E bunun tersini söyleyen de yok.

CHP Kurultayı için şaşırtıcı sonuç

Murat Yılmaz:

Türkiye'de kurultay meselesini bilenler için şaşırtıcı bir sonuç. Çünkü, eğer bir lider partiye egemense, o delegasyonu da tayin eder. Bunun içerisinden ne kadar muhalefet çıkacağı önemli bir konudur. Bu daha önce de MHP de yaşadı. Koray Aydın'ın kimse 400'ün üzerinde oy alamaz diye düşündü ama aldı. Aynı şey CHP'de de oldu. Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu'na verilecek olan 200 oyun ona verilmesi. Bunun nedeni de Kılıçdaroğlu'nun olumsuz sonuçlarıdır. Buna rağmen CHP'nin geleceği Kılıçdaroğlu. Muharrem İnce CHP'de taşlaşmayı temsil eden kanattır. Muharrem İnce'nin ortaya koyduğu tavır, CHP'nin aşması gereken bir konu. Kılıçdaroğlu bunun nasıl aşılacağını bilemiyor, bu konuda önderlik de edemiyor.

CHP çok partili hayata geçtikten sonra kayıt dışı parti bitmiş, halkın tercihi ön plana çıkmıştı ve bu anlayışla kadrosunu oluşturduğu için o paradigmanın dışına çıkamıyor.

Girişte Gezi'deki, tüm sokak eylemlerini sahiplenircesine gösteri yapmasında muğlaklık var. Bunun neresi sosyal demokratlık? Bu onun değişimini de aşağıya çekiyor.

CHP perde arkası görüşmeler yapıyor

Tamer Korkmaz:

Türkiye'nin arkasındaki vesayet mekanizmasının arkasında ABD ve NATO var. Deniz Gezmiş olayında da Menderes olayında da onlar var. Bu tarafta ne var? Siz Sarıgül'ün adaylığının açıklandığı dönemde bile oradan icazet alıp geliyorsunuz, perde arkası görüşmeleri yapıp adayınızı açıklıyorsunuz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde adı bile duyulmamış bir isim aday gösterildi. Muharrem İnce de buna değindi. Şimdi sizi bu karara sürükleyen,dayatıcı bir mekanizma var. Yani sizin vidaları gevşetmek istediğiniz noktada size 'Dur' diyen birisi var. Kılıçdaroğlu da bu konuda bir şey yapılamayacaksa ne olacak?

Türkiye'nin en eski evinde CHP oturuyor

Orhan Miroğlu:

Meşru menfaat hissiyatı CHP'nin değişimini engelliyor. "Halkın Partisi Yine Halkın Olacak" sloganı normal değil, korkunun ifadesi. "Bu ev benim olacak" demek gibi bir şey. E Türkiye'nin en eski evinde oturuyorsunuz, kimse gelip senin elinden evini almaz. Başkaları başka evler inşa eder.

Askeri vesayete karşı olduğunu söyleyen CHP, askeri vesayet ihtimalini bile ne kadar iyi kullandığını biliyoruz. O ulusalcı kanalı da hala aynı şeyi düşünüyor. Özel'e de; "Neden susuyorsun? Bölünmeye gidiyoruz" diyorlar. En ufak bir boşlukta bunları söylüyorlar.

Tamer Korkmaz:

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi adaylarını, parti ile özdeşleşen adaylarını bile çıkaramadılar.

CHP normal bir siyasi parti değil

Murat Yılmaz:

CHP gerçekten de bildiğimiz siyasi partilerden değil. Siyasi parti olacaksanız, dönüp parti ahalisine bunu açıkça söyleyeceksiniz. İçeride başka hesaplar olmayacak. Sonra gömleğinizi çıkarıp başka bir gömlek giyeceksiniz, halk kabullenecek ve destekleyecek.

Sadece tek liderle de olmaz. Arkasında bir aydın hareketi, yükselen bir orta sınıf olmalı. Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu'na diktatör dedi. Tayyip Erdoğan'ı eleştirdikleri konu bu. Burada sadece Kılıçdaroğlu'nun diktatörlüğü ya da gece gördüğü rüya ile İhsanoğlu'nu seçmesi beklenemez. Burada aday gösterme sürecinin netlikle ortaya konması lazım. Muharrem İnce bunu sormadı. Bunu tartışmıyorlar. Muhteva kadar süreç önemli.

Bir de Kılıçdaroğlu'nu destekleyen daha sosyal demokrat görünenler var, onlar da sormuyorlar. Sorsalar kapı aralanacak ve "CHP gerçekten bir siyasi parti midir? Parti olacaksa burada CHP'ye bu partinin hiyerarşisinin dışında adayları kim tayin ediyor? Bu soru sorulduktan sonra Yeni CHP, sosyal demokratlık, dönüşüm filan gelir. CHP, Deniz Gezmiş'in mezarını gezmekle filan sosyal demokrat olamaz.

CHP'de gerçekten sosyal demokrat olanlar, partisini, ülkesini düşünenler hali hazırda çok daha ötede bir yerde harekete geçmelidirler.  Sadece batıdaki sosyal demokrat kitaplarının tercümesi ile bu iş yürümez. Cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmelisiniz. Onu okuyan öğrenciler de CHP'den ayrılırlar. CHP en kaliteli, en nitelikli elemanlarını kaybedecektir.  

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler