YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şipşak yasada 3 tartışma
ÖYM'ler kalktı, TMY ile yeni mahkemeler geldi. Anayasaya aykırılık tartışması başladı.
Şipşak yasada 3 tartışma
03 Temmuz 2012 / 09:40 Güncelleme: 03 Temmuz 2012 / 09:40

Özel yetkili mahkemelerin, CMK’ya göre kapatılarak, Terörle Mücadele Yasası’na göre yeniden açılması birçok suç türü yönünden değişik hak ve hak kayıplarını içermesi nedeniyle tartışma yarattı.

Yetki CMK’dan TMY’ye aktarılırken, bazı suçlar özel yetkili mahkemelerin kapsamı dışında bırakıldı. Bütün bunların sonucunda ortaya çıkan karmaşık durumun Anayasa’ya aykırılık sorunları taşıdığı iddia edildi.

TBMM’de kabul edilen 3. Yargı Paketi’ne eklenen özel yetkili mahkemelerle (ÖYM) ilgili düzenleme, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre mahkemeleri kapatıp, Terörle Mücadele Yasası’na göre yeniden açması ve birçok suç türü yönünden değişik hak ve hak kayıpları içermesi nedeniyle tartışma yarattı.
3. Yargı Paketi’nde, CMK’nın 250. maddesiyle kurulan özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Ancak bu mahkemelerin yerine TMY’nin 10. maddesiyle kurulan yeni mahkemelerin kurulması düzenlemesi getirildi. Yetki CMK’dan TMY’ye aktarılırken, bazı suçlar özel yetkili mahkemelerin kapsamı dışında bırakıldı. Bu suçların şüphelisi kamu görevlileri ve askerlerin de ancak izinle soruşturulabilecekleri düzenlendi. Buna karşılık, ortadan kaldırılan CMK’nın 250. maddesine göre kurulmuş mahkemelerin ellerinde bulunan davalar kesin karara bağlanana kadar görev yapmayı sürdürecekleri belirtildi. Bu karmaşık durumun, şu nedenlerle anayasaya aykırılık sorunları taşıdığı iddia edildi:

Anayasa Mahkemesi ve AİHM


- Terör ve darbe suçları dışında yeni kurulan özel yetkili mahkemelerde görülecek haksız çıkar sağlamak amacıyla kurulan suç örgütleri, askeri bazı suçlar ve casusluk suçlarında ancak izinle dava açılabilecek. Buna karşılık, bu suçlardan hakkında dava açılmış kamu görevlilerinin yargılaması, izin istenmeksizin sürecek. İzmir başta olmak üzere birçok kentin “haksız çıkar sağlama amaçlı örgüt” suçundan yargılanan belediye başkanı ve görevlileri için izin istenmeyecek ancak bu suçu yeni işleyenler izinle soruşturulacak. Bu durumun eşitsizliğe yol açacağı söyleniyor.

- Yeni getirilen usul kuralları devam eden davalarda da uygulanacak. Ancak buna rağmen, devam eden davalar, yürürlükten kaldırılan CMK’nın 250. maddesine yani olmayan bir düzenlemeye göre görev yapan mahkemelerde görülecek. Bu durumun da eşitliğe aykırı olduğu belirtiliyor.

- Bu davalarda yargılananlar yönünden izin sistemi getirilmezken MİT mensupları ve Başbakan’ın görevlendirdiği kamu görevlileri yönünden terör suçlarında bile izinle soruşturma sistemi getirilmesinin de eşitliğe aykırı olduğu kaydediliyor.

Bu düzenlemelerin bir veya birkaçının iptal edilmesi, örneğin, devam eden davaların eski mahkemelerde görülmesi, izin sisteminin sadece bir bölüm suçlar için yeni açılacak soruşturmalar yönünden getirilmesi düzenlemelerinin ortadan kalkması halinde Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalarla, belediyelere yönelik açılan bazı davalarda, sanıkların izinle yargılanması, davaların mahkemelerinin değişmesi gibi gelişmeler yaşanabilecek.

Prof. Dr. Durmuş Tezcan da bu konuda, “Temel ilke; Yargılamayı iyileştiren kuralları uygulamanız zorunludur. Bir başka yere hüküm koyuyor ama o davayı başka yerde tutuyorsanız eşitlik ilkesini zedeler. Bu nedenle belki Anayasa Mahkemesi’ne götürülebilir. Eğer Cumhurbaşkanı düzenlemeyi iade etmezse, bu durumda Yüksek Mahkeme’ye gidilmesi gerekir. Buradan da bir şey çıkmazsa bu kez bireysel başvuru yoluyla yine Anayasa Mahkemesi’ne ya da AİHM’ye gidilebilir” dedi.

‘Mafya kıyağı yapıldı’ tartışması


Getirilen düzenlemenin 4. maddesinde, özel yetkili mahkemelerin görev alanındaki suçlar sıralanırken, “3. fıkranın d, e, f ve h bentleri hariç olmak üzere bu madde hükümleri bu suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda da uygulanır” denildi.

Söz konusu bentlerde, yakalanan kişinin sadece bir yakınına bilgi verilmesi, şüphelinin avukatla görüşmesinin 24 saat süreyle kısıtlanabileceği, tutanaklara kolluk görevlilerinin sadece sicilinin yazacağı, dinleme, teknik takip ve gizli soruşturmacı yöntemlerinin suç işlemek için örgüt kurma suçlarının bazı hallerinde uygulanmayacağı düzenlemeleri yer alıyor.
Bu karmaşık tanıma göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu suçlarında, çıkar amaçlı suç örgütlerinde, bazı askeri suçlarla casusluk suçlarında, bu bentlerdeki hükümler uygulanmayacak.

Böylece daha önce de sadece mafya ve uyuşturucu örgütlerinin liderlerine karşı dinleme yapılabilmesi, bu örgütlerin üyeleninin dinlenememesi uygulaması sürecek. Terör suçlarında uygulanan avukat ve yakınına bilgi verme sınırlandırması da bu suçlarda geçerli olmayacak.

Muğlak ifadeler ve ‘ihlal’


Düzenlemenin yazılış biçimi, mafyatik örgütler için getirilen bu iyileştirmelerin, ilk aşamada ÖYM kapsamındaki bütün suçlarda geçerli olduğu algısı da yaratabiliyor. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, AİHM’nin temel hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemelerin muğlak ifadelerle yazımını ihlal nedeni saydığını, bu nedenle terör suçlarında da bu iyileştirmelerin uygulanmasının gerekebileceğini belirtti. Bu yöndeki iddialara göre, olası bir AİHM ihlali terör örgütü üyelerinin telefonlarının dinlenememesi sonucu doğurabilecek.

ÖYM’ler silbaştan


Düzenlemeye göre, TMY’ye göre ÖYM’lerin hangi kentlerde kurulacağına, kadrosunun kimlerden oluşacağına Adalet Bakanlığı’nın önerisiyle HSYK karar verecek. Kurul, istediği mahkemenin yetkisini kaldırıp, istediği mahkemeyi özel yetkili atayabilecek. Hangi sayıda mahkemenin kurulacağına da HSYK karar verecek.

Devam eden davaların heyetlerine dokunamayacak HSYK, savcıların tamamının yetkisini kaldırma hakkını da elinde bulunduruyor. Ancak HSYK kaynakları, bu yetkiye rağmen yeni kararname hazırlanmayacağını, kısa süre önce çıkan yaz kararnamesine ilişkin yetki kararnamesi çıkartılarak kadroların oluşturalacağını söyledi. Buna göre, birçok soruşturmanın savcısının yetkisi kalkabilecek, yerlerine yeni isimler yetkilendirilebilecek. (Milliyet)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler