27 Mayıs 2017 Cumartesi
  • Altın145,745
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5827
  • İstanbul16 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya7 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa14 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli12 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep11 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Silah bırakma çağrısının ardından neler olacak?
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Öcalan'ın 'Silah bırakma' çağrısının arka planına, tarihine ve önümüzdeki süreçte olacaklara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Silah bırakma çağrısının ardından neler olacak?
01 Mart 2015 / 08:00 Güncelleme: 01 Mart 2015 / 12:40

Kanal A'da yayınlana ve Mustafa Ustanıl'ın sunduğu Haberler programına konuk olan Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Öcalan'ın silah bırakma çağrısına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Çözüm sürecinin AK Parti iktidarında hız kazandığını ve bugüne kadar uluslararası alanda da engellerle karşılaştığını belirten Tan şöyle konuştu:

"Derin devlet, Öcalan'ın terörü bırakmaması için elinden geleni yaptı"

Değerli bir noktadayız. Geldiğimiz noktanın değerini bilmek lazım, bugüne gelmek kolay olmadı. Bundan sonra badireler sıkıntılar yaşanabilir, buna da hazırlıklı olmak lazım. O kısmını konuşacağız.

Buraya nasıl geldik? Abdullah Öcalan'ın içeriye girmesinden sonra, aslında derin devlet, vesayet sistemi diyelim Öcalan'ın terörü bırakmaması için ellerinden geleni yaptılar. Hatta Öcalan yakalandıktan sonra, militanlarına 'Yurtdışına çekilin' çağrısı yaptığı sırada, 'Aman ha hepsini dışarıya çıkarma ne olur ne olmaz, sana lazım olur. Eğer hepsini çıkarırsan kimse seni dinlemez' gibi sözlerle içeriden bazılarının engellemeye çalıştığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sadece PKK'yi suçlayabileceğimiz bir süreç değil. Eski devlette PKK'dan nem alanlar vardı. Ne zaman çözüm sürecine doğru gitsek, terörün devamını sağladılar. Merhum Özal'ın buna kafa yorduğunu, bununla canını yitirdiğini biliyoruz.

Ne zamana kadar ciddi noktaya gelindi? AK Parti iktidarının ortalarında. 2008-2009'a doğru devlet kafa yormaya başladı. 2010'da Oslo sürecinde ses kayıtlarını sızdırdılar, başarılı olunmadı. Bütün bunların tedbirleri alındı ve 2012 yılında bugünkü sürece gelinmesi için düğmeye basıldı.

Bu tarihi bir gün  

Bu arada şunu da hemen hatırlatalım, açıklamanın yapıldığı tarih, tarihi bir gün. 28 Şubat. 28 Şubat 1997 Türkiye'de yeni bir vesayet düzeninin tahkim edildiği bir tarihti. Çok şükür ki, 28 Şubat'ın üzerindeki lekeler silindi. Ben seçilmiş bir tarih olduğunu düşünüyorum.

Umarım bundan sonra 28 Şubat'ı biz darbe günü olarak değil, PKK'nın silah bırakma çağrısı olarak hatırlarız ve her sene kutlarız. Aslında bu tarih, Haziran 2013'te olacaktı.

O zaman yapılan planlamaya göre PKK'nın Haziran Kongresi'nde karar alınacaktı, 2013'ün sonuna doğru da bu iş sonucuna ulaşacaktı. Ama ne oldu? Haziran 2013'te bunu bilen odaklar Gezi olaylarını başlattılar.

Ondan kurtuluyoruz derken 17-25 Aralık oldu. Bu da yine PKK ile ilgili bu çözüm sürecinin amacına ulaşılmaması için yapılan darbe girişimlerinden birisiydi. 2 seneye yakın bir gecikme ile de olsa bu noktaya gelişimiz sevindirici.

"Bu işin kahramanı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır"

Bu işin başlatıcısı Hakan Fidan olarak görünse de bence bu işin gizli kahramanı Sayın Emre Taner'dir. Hakan Fidan'dan önceki müsteşarlık döneminde temelleri atıldı ama ismi geçmiyor. Tayyip Erdoğan'ın bu riski göze almış olmasaydı bu iş bu noktaya gelmezdi. Bu işin en büyük kahramanı olarak siyasi iktidarın başı ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.

"Demirtaş'ın suratı morarmış. Neye kızıyorsun?"

Selahattin Demirtaş'ın suratı morarmış, korkunç derecede üzüntülü ve rahatsız, tepkili. Neye bozuluyorsun? Neye kızıyorsun neye tepki gösteriyorsun?

Kürt çocuklar ölmeyecekler artık. Dağa çıkmayacaklar, evlerinde yaşayacaklar. suça bulaşmamışlarsa senin gibi siyaset yapacaklar. Demek ki, oradaki PKK'lılar artık siyasete gireceğine göre Demirtaş piyangodan milletvekilliği koltuğuna oturamayacak. Başka alternatifler söz konusu olacak. Böyle olunca da işte Selahattin Bey'in yüzü. Bunu Kürt vatandaşlarımız görsün.

dd.jpg

Bundan sonra neler olacak? Neler yapılmalı?

PKK'nın bir an önce kongresini toplayıp silah bırakma kararını alması gerekiyor. Bu söz yeterli değil. Bu önemli bir sözdür tabi. PKK'nın silahlı adamlarını, sokakları caddeleri birbirine karıştıran ekibini çekmesi ve ondan sonra silahın değil sözün konuşulması vakti geliyor.

Bundan sonra siyasi süreçler başlıyor. Orada ne olacak? 2005'te Ahmet Necdet Sezer'in vetosu ile karşılaşan süreçler yeniden gündeme gelecek. Yani, yerel yönetimlerin güçlendirileceği süreç tartışılacak.

Yeni anayasa, demokratik, insan haklarına dayalı bir demokratik anayasa tartışması gündeme gelecek.

Yeni Anayasa'nın yapılması gerekiyor. Bu çerçevede eşit vatandaşlık tanımının yeniden yapılması gerekiyor.

Irkçı söylemler anayasada olmamalı. Suça bulaşmamış olan PKK'lıların ülkelerine dönüp siyasete girebileceği düzenlemelerin yapılması bekleniyor.

PKK-KCK veya HDP'den bir grup 'Silah bırakmayız' derse ne olacak? Önümüzde bizi uğraştıracak en önemli husus bu. O zaman hem devlet hem PKK ortak bir mücadele ile bunları birlikte tasfiye edecekler. Umarız tüm Kürt gruplar bu karara uyarlar.

Yeni dünyanın inşası bakımından bu süreç çok önemli olacak.

Türkler'in, Araplar'ın ve Kürtler'in birlikteliği çok önemlidir. Sürekli uluslararası alanda bu sürecin başarıya ulaşmaması için çağrılar yapılıyor. Çünkü çözüm süreci başarıya ulaşırsa Türkiye'yi kimse tutamaz. Türkler, Araplar ve Kürtler'i kastediyorum.

Özetle:

-PKK’nın kongresini toplaması ve Türkiye'ye karşı silah bıraktığını açıklaması.

- PKK’nın dağdaki silahlı eylemcileri ile cadde-sokak şehirleri karıştırarak kamu düzenini bozan tüm elemanların çekilmesi.

- Bağımsızlık ve özerklik gibi aşırı talepler olmadan, güçlendirilmiş yerel yönetimlerin oluşturulması.

- Vatandaşlık hakları ve kültürel taleplerin yeni anayasada yer alacak şekilde yeniden tanımlanması.

-Herhangi bir suça karışmamış PKK’lıların eve dönüşü için gerekli adımların atılması ve bunlar için siyaset yapma imkanlarının sağlanması.

- Bu mutabakat ve çağrının uygulanması için PKK kongresinin karar alması,karara uymayanlara karşı devlet ve PKK birlikte mücadele etmesi..

- Irak Kürdistanı’nı da yanına alan Yeni Türkiye, Ortadoğu’daki sorunların çözümünde çok daha etkin ve daha güçlü bir aşamaya ulaşacak.

- Hepimiz bilmeliyiz ki her şey toz-pembe değil. HDP-PKK-KCK içinde çözüm istemeyen bazı gruplar var. Umutsuzca süreci sabote edebilirler.

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler