YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sezer'in ayrılırken götürdüğü 4 araca sessiz kaldı
Sezer'in ayrılırken götürdüğü 4 araca sessiz kaldı
Sezer'in ayrılırken götürdüğü 4 araca sessiz kaldı
07 Ağustos 2008 / 07:50 Güncelleme: 07 Ağustos 2008 / 00:00

YAŞ'tan 'ihraç' çıkmamasını hükümetle ordunun uyumuna bağlayan CHP'li Kılıçdaroğlu, ortaya attığı id- dialarla büyük tepki çekti. Genelkurmay, "İbret verici iftiralarla siyasî çıkar elde edilmeye çalışılıyor." açıklamasında bulunurken, Cumhurbaşkanı Gül, "Kurumlar arasındaki iyi ilişkiler niye eleştirilir?" diye sordu.


Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısından bu yıl 'ihraç' kararı çıkmaması CHP'yi kızdırdı. Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, askeriyeden ihraçların olmamasını Genelkurmay'la hükümet arasındaki 'sıcak ilişki'ye bağladı. İnternet sitelerindeki spekülasyonları gündeme getiren CHP sözcüsü, Cumhurbaşkanı'nın 'böyle bir dosya gelirse ben YAŞ kararlarını imzalamam' dediğini, emekli olan Genelkurmay başkanına da yüksek fiyatla özel araç alındığını ileri sürdü. Genelkurmay bu iddialara "İbret verici bir iftira, TSK üzerinden siyasî çıkar elde edilmeye çalışılıyor." açıklamasıyla tepki gösterirken, ihraç kararlarının bazı kesimleri mutlu etmek için alınmadığının altını çizdi. CHP'ye bir tepki de dün Köşk'ten geldi. Yaptığı yazılı açıklamada, atılan iftiranın TSK'yı zan altına sokmayı amaçladığını belirten Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Devlet kurumları arasındaki iyi ilişkilerin, bir siyasî parti temsilcisi tarafından kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek eleştirilmesi ve Yüksek Askerî Şûra'dan ihraç kararı çıkmamasının üzüntüyle karşılanmasının sebebi anlaşılamamıştır." dedi. 'Cumhurbaşkanı'nın kararnameleri imzalama konusunda yerindelik denetimi yapmadığının bilindiğine' de dikkat çeken Gül, buna rağmen 'YAŞ kararlarını imzalamama' iddiasının ortaya atılmasını da anlamsız buldu. Kılıçdaroğlu ise iddialarını polemiğe dönüştürdü. Basın toplantısında Genelkurmay'ın 'çelişkili ve havada kalan iddialar içinde olduğunu' ileri sürdü.


Yüksek Askerî Şûra'nın 1996 yılından bugüne kadarki toplantılarında ilk kez ihraç kararı çıkmaması CHP'yi rahatsız etti. Anamuhalefet partisinin bu rahatsızlığını önceki gün dile getiren Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, TSK'yı hedef aldı. Köşk, hükümet ve Genelkurmay'a ağır eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu'nun "pazarlık yapıldı" iması sert tepki çekti. Genelkurmay, Kılıçdaroğlu'na, aynı gün akşam saatlerinde cevap vererek, iddiaların "hazin bir iftira' olduğunu bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: "Hiçbir somut bilgiye sahip olmadan, asılsız iddialarla Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Yüksek Askerî Şûra'ya mesnetsiz saldırılarda bulunulması, Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden siyasî çıkar elde etme yanılgısının bir tezahürü olarak görülmekte ve üzüntü ile karşılanmaktadır. Bir siyasî parti temsilcisinin, meslek yaşamı boyunca terör örgütlerinin hedefi haline gelen ve dört kez suikast teşebbüsüne maruz kalan Sayın Genelkurmay Başkanı için anormal bir fiyatla araç satın alındığı şeklindeki sözleri, mesnetsiz olduğu kadar ibret teşkil etme özelliği de taşımaktadır. Aynı siyasî parti temsilcisinin bu tür mesnetsiz yorumlara dayanarak Türk Silahlı Kuvvetleri ile başka bir siyasî parti arasında yakınlık ilişkisinden bahsetmesi, hazin bir iftira ve talihsiz bir değerlendirmedir."


Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Cumhurbaşkanı'nın 'böyle bir dosya gelirse ben YAŞ kararlarını imzalamam' diye bir söylemi internet sitelerine düşmüş vaziyette." iddiasına cevap ise Çankaya Köşkü'nden geldi. Köşk'ten yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı'nın kararnameleri imzalarken "yerindelik denetimi yapmadığı"nın bilindiğine dikkat çekilen açıklamada, "Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzalamayacağını açıkladığı yönündeki iddia gerçeği yansıtmadığı gibi, emekli olan bir Genelkurmay başkanına olağanüstü boyutlara ulaşan bir fiyatla özel bir aracın alındığı iddiası da iftiradır. Silahlı Kuvvetler'imizi zan altına sokan bu tür iddialar, kamuoyunda yanlış kanaatler oluşmasına yol açmaktadır. Bu sebeplerle, sözü edilen haksız iddialar üzüntüyle karşılanmıştır." ifadelerine yer verildi.


Bu yalanlamaların ardından Kemal Kılıçdaroğlu, dün tekrar basının karşısına geçti. Partisinin Cumhuriyet'in kurumları ile hiçbir zaman karşı karşıya gelmediğini; ancak bu kurumların başındakilerin söz ve eylemlerinin tutarlı olmasına büyük önem verdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, TSK'ya 'mesnetsiz saldırı'da bulunmadığını savunarak, "YAŞ kararlarında ihracın olmadığı bilinmektedir. Bu haber tüm medyada yer almış ve Genelkurmay kaynaklarınca da yalanlanmamıştır. Bu kadar somut bir bilgi var iken hiçbir somut bilgiye sahip olunmama iddiası tümüyle havada kalmaktadır." dedi. Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt için alınan aracın markasının ve bedelinin kamuoyuna açıklanmasını isterken, kendisine yönelik suçlamalara anlam veremediğini öne sürdü.


"Açıklamam için hem mesnetsiz denilmesi, hem de ithal bir aracın satın alındığının kabulü tam bir çelişkidir." ifadelerini kullandı. Kemal Kılıçdaroğru, Cumhurbaşkanı Gül'ün TSK'ya sahip çıkmasını da şu sözlerle eleştirdi: "Bugüne kadar birçok yabancı ülkenin, yabancı politikacının haksız bir şekilde acımasızca eleştirdiği TSK'ya sahip çıkmayan bir Cumhurbaşkanı'nın bir araç alımında, üstelik konuyu doğru dürüst araştırmadan açıklama yapmasını anlamak gerçekten zordur."


Bu arada CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek de, YAŞ kararlarını dün Meclis'e taşıdı. Özyürek, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın cevaplaması istemiyle hazırladığı soru önergesinde, "Basında, bazı yorumlarda yer aldığı gibi, ihraç kararı alınmayışının nedeni, YAŞ kararlarının Ergenekon soruşturmasıyla ilişkilendirilmesinden çekinilmesi midir?" diye sordu.


KEMAL KILIÇDAROĞLU
Laikliğe karşı hiçbir dosyanın YAŞ'a gelmemesi ilginç. Bu konuda pazarlıklardan söz edilmektedir. İşin ilginç tarafı, Büyükanıt'a olağanüstü bir fiyatla özel bir aracın alınmasıdır.


GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mesnetsiz suçlamalar, TSK üzerinden siyasi çıkar sağlama amaçlı. 4 kez suikast teşebbüsüne maruz kalan Genelkurmay Başkanı için 'anormal bir fiyatla araç satın alındı' sözü ibretliktir.


CUMHURBAŞKANI GÜL
YAŞ kararlarını imzalamama iddiası gerçeği yansıtmıyor. Kurumlar arasındaki iyi ilişkilerden ve YAŞ'tan ihraç çıkmamasının üzüntüyle karşılanmasının sebebi anlaşılamamıştır.


KEMAL KILIÇDAROĞLU
Olağanüstü bir fiyatla araç alındığı iddiası için hem mesnetsiz denilmesi hem de ithal bir aracın satın alındığının kabulü tam bir çelişkidir. Aracın bedeli ve markası açıklanmalı.


Ahmet Necdet Sezer'in ayrılırken götürdüğü 4 araca sessiz kaldılar


CHP, Genelkurmay Başkanı'na emekliliğinde kullanmak üzere makam aracı alınmasına sert tepki gösterdi. Ancak bu 'hassasiyeti' eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile eski Başbakan Bülent Ecevit için göstermedi. Merhum Ecevit'in eski otomobilinin sık sık arıza yapması üzerine Başbakan Tayyip Erdoğan devreye girdi ve son model Mercedes bir makam arabası verilmesini sağladı. CHP bu olaya ilişkin hiçbir eleştiride bulunmadı. Sezer de makamından ayrılırken beraberinde tam 4 araç birden götürdü. Emekliliğin ardından Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Hacılar köyünde bulunan villasına taşınan Sezer, Çankaya Köşkü'nde kullandığı makam araçlarını bırakmadı. Ayrıca 30'u koruma memuru olmak üzere toplam 46 personeli beraberinde götürdü. Gül, görevi devraldığında bu yüzden bir süre araçsız kaldı. Çözümü, Dışişleri Bakanlığı sırasında kullandığı aracı almakta buldu. Habib Güler, Ankara


 


Kara harekâtında da TSK'yı suçlamışlardı


CHP, Türk Silahlı Kuvvetleri ile mart ayında da sert bir polemik yaşadı. Kara harekâtının ABD'nin baskısıyla bitirildiğini savunan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genelkurmay'ın yalanlamasına rağmen eleştirilerini sürdürdü. Bu tartışmanın kronolojisi şöyle:




21 ŞUBAT: Türk Silahlı Kuvvetleri, terör örgütü PKK'nın Kuzey Irak'taki kamplarına kara harekâtı başlattı.


28 ŞUBAT: ABD Savunma Bakanı Robert Gates, harekâtın iki haftayla sınırlandırılmasını istedi. ABD Başkanı Bush, Türk askerinin Irak'tan en kısa sürede çıkması gerektiğini açıkladı. Başbakan Erdoğan, "Hedefe ulaştıktan sonra döneceğiz." derken, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, "Kısa süre bazen bir gündür, bazen bir sene." karşılığını verdi.


29 ŞUBAT: Genelkurmay, 'başlangıç ve bitiş zamanı tamamen askerî gerekçe ve ihtiyaçlara göre belirlenen' harekâtın tamamlandığını duyurdu.


1 MART: Büyükanıt, 'çekilme erken oldu' iddialarını yalanladı: "Çekil' diye ne siyasi kanattan ne de yabancılardan bir ima geldi. Erken çekildi diyorlarsa, gitsinler orada bir 24 saat kalsınlar."


2 MART: Baykal, operasyonun ABD'nin baskısıyla bitirildiği iddiasını sürdürdü: "Ameliyat bitti denilmektedir; ancak içeride parça kalmıştır."


3 MART: Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları basına bilgi verdi. Büyükanıt, harekâtın sona ermesinde ABD'nin etkisi olduğunu iddia edenlere sert çıktı: "İspatlasınlar, üniformamı çıkarırım."


4 MART: Baykal, "İnanmıyorum, şüphelerim var." dedi.


4 MART: Genelkurmay, yazılı açıklama yaptı: "Bu saldırılar, TSK'nın terörle mücadele azmine hainlerden daha fazla zarar vermektedir."


4 MART: CHP, Genelkurmay'a internetten cevap verdi. Atatürk'e atıf yapan Baykal, "Hakaret ederek haklılığınızı kanıtlayamazsınız. Hakaret haksızlığın karinesidir. CHP, 'manzara-i umumiye'yi tarih penceresinden ibretle seyretmektedir." dedi.


10 MART: Büyükanıt, Baykal'a cevap verdi: "Bildiriyi bizzat ben kaleme aldım. TSK'ya hakaret ettirmem. TSK'yı hedef alan, karşısında beni bulur. Operasyonun başarısı gölgelendi. Mehmetçiğe yazık, onlara üzülüyorum."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler