YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Sen git AKP'ye üye ol'
'Sen git AKP'ye üye ol'
23 Kasım 2010 09:09
İşte Öcalan’ın Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir'e sarfettiği, saklanan çok ağır sözleri

Geçtiğimiz hafta avukatlarıyla görüşen Öcalan’ın “Silahlı mücadele miadını doldurdu” diyen Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir’e gösterdiği tepki PKK’ya yakınlığıyla bilinen ANF’de yayınlamştı. Ancak, Öcalan’ın sarfettiği ağır sözler ve tehditlerin ajans tarafından saklandığı ortaya çıktı.

Baydemir’e tehditler savuran Öcalan, “Gençlerin öfkesinden de mi çekinmiyor? Diyarbakır gençlerini bilirim, ağzını yırtarlar. Gidip anlatın. Deyin ki, Apo vicdan sahibidir ama taviz vermez, bunlara karşı çok acımasızdır. Şarlatanlığın, soytarılığın gereği yok. Ya kapsamlı özeleştiri versin ya, derhal istifa etsin” diyor.

12 Kasım’da İmralı’da avukatlarıyla görüşen terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın “Silahlı mücadele miadını doldurmuştur” diyen Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’le ilgili kamuoyuna yansıyandan çok ağır ifadeler kullandığı öğrenildi.

Öcalan’ın görüşmeyle ilgili sözleri 14 Kasım’da PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) internet sitesinde yayınlanmıştı. Ancak Öcalan’ın Baydemir’e karşı kullandığı tehdit içeren ağır ve sert ifadelerinin haberden çıkarıldığı ortaya çıktı. İşte Öcalan’ın başta Baydemir olmak üzere bazı BDP’li ve Demokratik Toplum Kongresi eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’e sarfettiği o sözler:

“Bazen öyle şeyler oluyor ki, çok şaşırıyorum. İşte Osman çıkıyor kendi işi olmayan bir konuda söz söylüyor. Çıldırıyorum. Söyleyecek söz bulamıyorum kerizler mi. Kalkıp silahlı güçler miadını doldurmuş diyorsun, silahlı güçler miadını doldurduğunda sen düşünmüyor musun o koltuğunda iki ay oturabilir misin, AKP seni bırakır mı? Hem parası, hem olanakları, hem gücü var.

‘Ya bir gücün uzantısı ya da şovmen...’

Bu hakkı kendinde nasıl bulursun. Sen Kürdistan’ın en önemli en büyük şehrinin Diyarbakırın belediye başkanısın ancak zerre kadar Kürtlerle ilgin yok. Çoğunuzun durumu da bundan farklı değil. Oyun kurmuşlar sizin altınızı oyuyorlar, farkında değilsiniz. Çoğunuzun durumu da bundan farklı değil. Hepinizi kendi başınıza bıraksak hiçbir şey yapamazsınız, doğru düzgün birşey yapacağınız da yok.

Şimdi size de soruyorum, benim aklıma şu geliyor, bu adam ya bir yerlere dayanıyor, sahte liderliğe oynuyor, bir gücün uzantısı, birilerinin adamı ya da böyle basın karşısında şov yapan, şovmen, hophop, işgüzar biri mi? Benim aklıma başka birşey gelmiyor. iki seçenek var, siz ne diyorsunuz? (Avukatlar Öcalan’ın bu sorusuna, “Bizce ikincisi olabilir” diye cevap veriyor. Öcalan devam ediyor.

‘Kendilerini oyunlarla öldürtmek mi istiyorlar’

Doğru ben de öyle düşünüyorum. Ama burada bir oyun var. AKP referandumdan önce bağır bağır bağırmadı mı sivil toplum örgütleri cesur olsun, ön plana çıksın demedi mi. İşte senin yaptığın buna hizmet ediyor. Bunlar bu oyunlara gelerek kendilerini düşürdükleri tehlikeyi farketmiyorlar mı, yani güvenliğini sağlamadan siyaset yapmakla kendilerini oyunlara gelerek öldürtmek mi istiyorlar.”

‘Ona anlatacaksınız, yoksa sizi sorumlu tutarım’

“Osman’ın önünde üç seçenek var; Bir, ya derhal istifa eder gider Diyarbakır’da o AKP’ye yakın STK’larda çalışır. İki, kapsamlı, samimi bir özeleştiri verir, görevinde kalır. Üç, gider evinde oturur, işine gücüne bakar. Bunları gidip kendisine anlatacaksınız, gidip bizzat konuşacaksınız. Anlatmazsanız aksi taktirde sizi sorumlu tutarım. Bunlar bu tür açıklamalar yaparak tasfiye planının değirmenine su taşıyorlar. Basın da bilinçli olarak bunları ön plana çıkarıyor. (Avukatlar araya giriyor: Zaten bu konuşmayı da bir tv programında sıkıştırma sorular üzerine yaptı.)

‘Gençlerin öfkesini bilmiyorlar mı?’

“Türk basını çok tecrübeli hemen o eğilimi ön plana çıkarıp, “İşte muhatap alınması gerekenler bunlardır” diyor. Bunlar hiçbir şeyden de korkmuyor lar mı? Gençlerin öfkesinden de mi çekinmiyorlar? Ben Diyarbakır gençlerini bilirim, onun ağzını yırtarlar, müsaade etmezler. herkes kendi işini yapacak. Kandil’in bile üstesinden gelemediği bir konuda sen nasıl böyle olmalı dersin, kurucusu sen miin?Bunlar ahlaki değil, saygısızlıktır. Siz de gidip bunları anlatacaksınız, kendilerine diyeceksiniz ki, Apo vicdan sahibidir ama bu tür şarlatanlıklar karşısında da asla taviz vermez, bunlara karşı çok acımasızdır, Şarlatanlığın, soytarılığın gereği yok. “

‘Yoksa korkunç katliamlar olurdu’

“BDP’nin de Kandil’in de sizlerin de vereceğiniz mesajlar bu anlamda çok önemlidir. Çoğu zaman bizimkilerin, Kandil’in, BDP’nin, Kışanakların, Ahmetlerin kullandıkları dil Hükümeti de devleti de zor durumda bırakıyor. Bu dil burada bizim işlerimizi de zorlaştırıyor. Ben bütün bunları BDP’ye de yazdım, kendilerini ağır da eleştirdim. İşte bu nedenle ben her fırsatta demokratik siyaset akademisi diyorum ne kadar yerine getiriliyor bilmiyorum. Burada devletle olgun bir dil geliştiriyoruz. Karşılıklı saygı temelinde birbirimizi anlıyoruz. Bu olmasaydı korkunç katliamlar gelişirdi. Öyle parti kurma falan, toplantılar yapma, bunları bırakalım bir yana Kürt sözcüğünü bile ağzınıza alamazdınız. Hatta sizin avukatlığınızın da güvencesi benim. Rahat geliş gidişinizi de burada konuştuk, bu konuda güvence aldım.” (Milliyet)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler