YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şemdinli'de de Ersin faktörü!
'Şemdinli Komisyonu'nun üyesi olan Ersin, olay dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'a dayanınca keskin bir dönüş yapmış!
Şemdinli'de de Ersin faktörü!
14 Mart 2010 / 11:59 Güncelleme: 14 Mart 2010 / 12:19

Gizli tanık operasyonunu yürüten CHP'li Ahmet Ersin'in Şemdinli'de de benzer bir rol üstlendiği ortaya çıktı.

Tutanaklara göre Meclis'te kurulan 'Şemdinli Komisyonu'nun üyesi olan Ersin, olay dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'a dayanınca keskin bir dönüş yaptı. Daha önce kurulması için önerge verdiği komisyonun lağvedilmesini ve Şemdinli savcısının da görevden alınmasını talep etti.

7 Aralık 2005'te kurulan; AK Parti, CHP ve Anavatan milletvekillerinden oluşan komisyon, 4 ay boyunca çok sayıda belge ve bilgiye ulaştı. İlk başta son derece uyumlu çalışan komisyon, daha sonra gergin toplantılarla devam etti. Bunun sebebi Büyükanıt ve İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Mehmet Çörten'in isminin tutanaklara geçmesi ve bu bilgilerin Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın talebi üzerine mahkemeye gönderilmesiydi. CHP'li üyeler, bu gelişme üzerine tavır değiştirerek, ellerindeki bilgi ve belgeleri kamuoyuna sızdırdı.

Komisyon Başkanı Musa Sıvacıoğlu, CHP'li üyelerin Şemdinli'yle ilgili belgelerin mahkemeye gönderilmesine karşı çıkmalarını anlayamadığını söylüyor. Ayhan Sefer Üstün de Ersin'in Savcı Ferhat Sarıkaya'nın görevden alınmasını istediğini kaydediyor. Ersin ise yaşanan tartışmaları hatırlamadığını savunuyor.

İŞTE O TUTANAKLAR

8 Mart 2006'da Musa Sıvacıoğlu başkanlığındaki 18. toplantıda şu tartışmalar yaşandı:

Ersin: Tutanaklar burada kasada kilitli vaziyette dolapta duruyor. Şimdi bize bilgi veren kişinin tutanağı, yani bizim özelimiz savcıya gönderiliyor ve sizin imzanızla gidiyor savcıya, bizzat savcıya gidiyor ve bundan hiçbirimizin...

Musa Sıvacıoğlu (Başkan): Hayır, bir dakika... Yazılı olarak da alındı ki, her zaman da alıyorsunuz. Şimdi, burada, onun dışında, cumhuriyet savcılığı komisyonumuza herhangi bir yazı yazmışsa, resmi bir yazı, biz de ona resmi bir yazıyla cevap veririz.

Ahmet Ersin (CHP): Bize niçin bilgi vermediniz? Bakın başımıza iş açtı bu, Türkiye'nin başına iş açtı.

Başkan: Siz açıyorsunuz!

Ersin: İddianameyi ben mi hazırladım?

Hüsrev Kutlu (AK Parti): Ahmet Bey görüşseydik bunu savcıya göndermeyecek miydik?

Başkan: Hemen gittiniz, erkenden bir balon uçurdunuz, ondan sonra buraya...

Ersin: Türkiye'yi sıkıntıya soktuğu için açıyorum ben bu konuyu.

Başkan: Türkiye'yi sıkıntıya siz sokuyorsunuz. Başka yerlere servis yapıyorsunuz, kalkıyorsunuz hemen gidiyorsunuz radyolara, televizyonlara, yazılı basına, birinci elden siz... Bir muhabir bana telefon ediyor, diyor ki "sizden aldığım bilgiyi ben Ahmet Bey'den aldım" diyor komisyon toplantısından iki saat sonra.

Ersin: Ben, bunu zaten komisyonda dedim ki, siz söylemediğiniz için ben üçer, beşer cümle söylüyorum diye söyledim, sizden gizli bir şey söylemiyorum.

Başkan: Tutanak da veriyorsunuz... Buradaki resmi yazıları da veriyorsunuz... İfadeleri de veriyorsunuz... Elinize geçen tüm bilgi ve belgeleri siz veriyorsunuz.

Ayhan Sefer Üstün (AK Parti):

... Arkadaşlar, bu komisyon kurulurken, herkes dedi ki nereye kadar dokunursa dokunsun biz varız falan, neredeyse yeminler edildi... Ama sanki, olay orada ilgili Komutanla hemen bir iddianame derc edilmiş, onu sanık yapmış gibi lanse edildi ve maalesef, bu işi de en fazla Sayın Ahmet Ersin yaptı.

Ersin: Neyi, bir daha söyler misiniz, duyamadım?

Üstün: Kriz çıkarmaya çalıştınız. Bir komisyonun üyesi olduğu halde, siz hemen herkese akladınız pakladınız; sanki bir komplo varmış gibi.

Televizyon televizyon gezdiniz...

CHP'nin yargıya müdahale süreci

7 Mart 2006: CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Şemdinli iddianamesi yorumu: "TSK'ya darbe girişimi."

21 Mart 2008: Baykal'ın Ergenekon soruşturmasına ilk tepkisi: "AK Parti, kendi derin devletini inşa ediyor."

4 Temmuz 2008: CHP lideri giderek sertleşti: "Bunlar deli saçması, Aziz Nesin'lik hikâye. Abuk sabuk işler. Geri zekâlılar bile inanmaz."

12 Temmuz 2008: Avukatlığını ilan etti: "Her mağdurun avukatı olmaktan şeref duyarım."

22 Temmuz 2008: Baykal, iddianameyi de hedef aldı: "Fesatla fitneyle dava kurulmaz. İddianame safsataya dayanmaz, efsaneye dayanmaz."

22 Aralık 2009: Silivri'deki mahkeme salonu CHP'li milletvekillerinin akınına uğradı. Sayısı 11'i bulan vekiller, duruşmaları sanık avukatlarının oturduğu sıralardan takip etti. Savcı, milletvekillerinin devlet aleyhine işlenen suçlarda taraf olamayacağını vurgulayarak, kanuna göre adı geçen kişilerin milletvekilliklerinin düşürülebileceğini ifade etti.

18 Şubat 2010: CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe ve Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir tutuklanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'i cezaevinde ziyaret etti.


19 Şubat: CHP'li Ersin'in üç gizli tanıkla Erzincan Eriza Otel'de görüştüğü iddia edildi. Ersin, bu iddiayı yalanladı.

20 Şubat: Baykal, Bolu'da İlhan Cihaner'in tutuklanmasına neden olan delillerin uydurma olduğunu savundu.

23 Şubat: Gizli tanık Munzur, cumhuriyet savcısına verdiği ifadede, Jandarma ekiplerinin can güvenliği olmadığı gerekçesiyle kendisini bir gün misafir ettiklerini, ertesi gün CHP'li milletvekilleriyle görüştürdüğünü anlattı.

25 Şubat: Ersin, gizli tanık Munzur'la görüştüğünü itiraf etti. Kahvaltıda yanına gelen biriyle görüştüğünü fakat konuştuğu kişinin gizli tanık olduğunu sonradan öğrendiğini savundu. Ersin, Erzincan soruşturmasıyla ilgili olan gizli CD'nin ise Meclis'teki odasına posta yoluyla geldiğini söyledi.

2 Mart: Baykal, grup toplantısında yargı kararını hiçe saydı: "Başsavcı, cumhuriyet kanunlarını uyguladığı için tutuklandı."

9 Mart: Erzincan iddianamesinin ek klasörleri, konuya ışık tuttu. Buna göre gizli tanık Fırat, savcıya verdiği ifadede Ahmet Ersin'le aracılar vasıtasıyla buluşturulmak istendiğini söyledi. Paradise Pastanesi sahibi E.E., gizli tanık Fırat'a ifadelerini değiştirmeleri karşılığında 80 bin lira teklif etmiş. Ayrıca, 'Sizi milletvekili Ahmet Ersin'le görüştüreceğim, o da sizi Yargıtay'daki en büyük hakimlerle görüştürecek' vaadinde bulunmuş.

11 Mart: CHP'li Ersin'in gizli tanık Munzur'la Erzincan Eriza Otel'de yaptığı görüşmenin görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Ersin'in görüşmeye elinde bir çantayla geldiği, daha sonra çantayı Paradise Pastaneleri sahibi E.E.'nin alıp dışarıya çıktığı, Munzur'un da onu takip ettiği belirlendi.

12 Mart: Ersin, gizli tanıkla yaptığı görüşmenin basında çıkması üzerine, görüştüğü kişinin gizli tanık olduğunu bilmediğini, sadece ailevi meseleleri konuştuklarını ileri sürdü. Yanındaki çantada ise pijamasının olduğunu öne sürdü.
Zaman

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler