YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Selçuk'tan Çelik'e 500 bin dolar teklif notu
Selçuk'tan Çelik'e 500 bin dolar teklif notu
Selçuk'tan Çelik'e 500 bin dolar teklif notu
26 Temmuz 2008 / 15:32 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


İddianamede İlhan Selçuk'tan Oral Çelik'e 500 bin dolarlık özel rica de bulunuyor. ''Ergenekon'' davası iddianamesinde, ''Dosyada elde edilen delillerin yapılan incelemelerinde, tüm şüphelilerin Ergenekon yapılanması altında değişik isim ve faaliyetlerle belirtilen kurum, dernek ve platformlar ile medya kuruluşlarında örgüt adına faaliyetlerde bulundukları anlaşılmıştır'' denildi.


İddianamede, İP Genel Merkezinde 3 adet ruhsatsız silah, birçok örgütsel içerikli doküman, Genelkurmay Başkanlığı ve değişik askeri şahıslar ile MİT Müsteşarlığına ait birçok gizlilik ibareli belgenin bulunduğu anlatıldı.


Bu belgelerden, ''çok gizli kopya'' ibaresi bulunan ve İP karargah evlerinin anlatıldığı belgede, İP'in gizli bir şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlendiği, örgütlenmenin ne şekilde yapıldığı ve irtibat kurulan askeri şahısların lojmanlarında patlayıcı maddelerin bulunduğu, bu yapılanmada irtibatlı olan şahısların isimlerinden telefon numaralarına kadar ayrıntılı olarak yazıldığının görüldüğü ileri sürülen iddianamede, bu belgeyle ilgili olarak Başbakanlık MİT Müsteşarlığına yazılan yazıya verilen cevapta, söz konusu belgenin ''MİT Müsteşarlığı tarafından tanzim edildiği ve bu nüshanın Genelkurmay Başkanlığına sunulan nüshanın bir sureti olduğu''nun bildirildiği kaydedildi.


-NATO TESİSLERİNE SALDIRI EYLEM PLANLARI-


İddianamede, bu bilgi ve belgeler üzerine CD'lerde ismi yazan Nusret Senem, Hikmet Çiçek ve Hayati Özcan'ın örgütle irtibatlı oldukları ve telefon konuşmalarında da benzer örgütsel içerikli görüşmeler yaptıklarının anlaşıldığı vurgulanarak, örgütsel içerikli delillerin elde edilmesi amacıyla mahkemeden alınan arama kararlarına istinaden aramalar yapıldığı anlatıldı.


Aramalarda, Hayati Özcan'ın İzmir'deki iş yeri ve ikametinde elde edilen CD'de, İzmir Şirinyer'deki NATO müttefik kuvvetlerine ait karargahta çalışan tüm görevlilere ait kimlik bilgileri, kimlik kartlarının renkli taranmış suretleri, çalışan tüm şahısların imzalarının dijital ortamda taranmış hali, binalar ile tesislerin resimleri ve NATO üst düzey komutanlarından bazılarının aile fertlerinin fotoğraflarının bulunduğu kaydedildi.


İddianamede, ''CD'de başka bilgi ve belgelerin de bulunduğu, NATO tesislerinin açık parkı önündeki dairenin kiralanması ve 6 aylık kirasının peşin ödenmesine ilişkin ibarenin yer aldığı anlatılarak, NATO tesislerine muhtemel bir sabotaj düzenlenmesine ilişkin patlama ve patlama sonrası yangın musluklarının nasıl devre dışı bırakılacağına kadar ayrıntılı hazırlanmış plan, kroki ve fotoğrafların bulunduğu, fotoğraflar üzerinde birçok işaretleme yapıldığı, güvenlik açısından zayıf yerlerin işaretlendiği, bu düzenleme ve projelerin 2007'nin Şubat-Mart aylarında yapıldığının anlaşıldığı'' belirtildi.


-DANIŞTAY SALDIRISI VE OSMAN YILDIRIM'IN BEYANLARI-


İddianamede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında yapılan araştırmalarda, kamuoyunda Danıştay'a yönelik saldırıyla ilgili olarak Osman Yıldırım'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ek ifadesi üzerine, Adalet Bakanlığından alınan izine istinaden, bu şüpheli ve dosyada bulunan deliller çerçevesinde Danıştay dosyası sanıkları ve ''Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği'' dosyası olarak bilinen dosyada tutuklu sanıkların olayla alakalı beyanlarının alınması için Ankara Sincan'daki cezaevine gidilip, ilgili şahısların beyanlarının alındığı anlatıldı.


''Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalar ve Danıştay saldırısıyla alakalı olarak doğrudan doğruya Veli Küçük ve Muzaffer Tekin'in bu olayın planlayıcısı ve azmettiricisi oldukları yönündeki beyanlar dosyaya konuldu'' denilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:


''Beyanı alınan sanıkların Danıştay dosyasında mahkum oldukları ve hükmen tutuklu bulundukları, alınan beyanların doğrudan Danıştay saldırısına ilişkin olayın perde arkası ve Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla arasındaki irtibatlar üzerine olduğundan ve sanıkların eylemleri hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince bir hüküm tesis edilmiş olduğundan, alınacak ifadelerin yargılanmış sanıkların dosyadaki delil ve olayın işleniş şekline etki etmeyeceği, ancak orada gündeme gelmemiş konularla alakalı olması sebebiyle tanık sıfatıyla CMK'nın 48. maddesi de hatırlatılmak suretiyle alınmıştır. Rıza gösteren tanıkların beyanları alınırken anlatımları da kameraya alınmıştır. Bu husustaki tutanaklar ile kamera kayıt ve çözümleri dosyamıza eklenmiştir.''


İddianamede, Kuvayı Milliye Derneği ile irtibatlı olan ve aramalarda bulanamayan şüphelilerden Özer Korkmaz ve Ali Kutlu'nun bilahare yakalandıkları belirtilerek, Ali Kutlu'nun mahkemece tutuklandığı, örgütün tetikçiliğini yapmak üzere Muhammet Yüce'nin yönlendirmesiyle Fikri Karadağ ile irtibata geçmeye çalışan ve bu yönde dosyada deliller bulunan, iki ayrı suçtan hakkında yakalama kararı olan Selim Akkurt'un Erzurum'da cezaevinde hükümlü olarak yattığının tespit edilmesi üzerine, talimatla Erzurum'da ifadesi aldırılıp, Ergenekon terör örgütüne üye olmak suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı kaydedildi.


İddianamede, şüphelilerden elde edilen tüm doküman, bilgi, belge ve dijital verilerin teknik bilirkişilere inceletildiği ve bu konuda düzenlenen inceleme tutanakları ve raporların dosyaya eklendiği kaydedildi.


-ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERLERİNİN BEYANLARI-


İddianamede, ''mafya bağlantılı çıkar amaçlı suç örgütü liderleri'' başlığı altında, ''Ergenekon'' terör örgütü dokümanlarında bulunan ''Mafianın Yeniden Yapılanması (reorganizasyonu)'' isimli doküman içeriğine göre şüpheliler Veli Küçük, ''Zafer'' kod adlı Muzaffer Tekin ve ''Paşa'' kod adlı M. Fikri Karadağ ile irtibatları bulunduğu ileri sürülen ''Reis'' kod adlı Sedat Peker, Semih Tufan Gülaltay, Mehmet (Hadi) Özcan, Yakup Kürşat Yılmaz ve Yaşar Öz'ün şüpheli sıfatıyla beyanlarının alındığı, yine dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre ismi geçen Alaattin Çakıcı, Nuri Ergin ve Vedat Ergin'in tanık sıfatıyla ifadeleri alınıp dosyaya eklendiği belirtildi.


-TANIKLAR VE GİZLİ TANIKLAR-


İddianamenin ''tanıklar ve gizli tanıklar'' bölümünde ise Cumhuriyet Başsavcılığına dosyada irtibatlı görülen birçok kişinin tanık sıfatıyla ifadesi alınmak için çağrıldığı, bazı kişilerin tanık olarak açıktan ifade vermelerine rağmen, bazı kişilerin ise örgütün tehlikeli olması ve can güvenlikleri endişesiyle gizli tanık olarak ifade verdikleri ve bazılarının da devlet tarafından tanık koruma programına alınmaları taleplerinde bulundukları ifade edildi.


Bu şekilde ifadelerin alınıp dosyaya konulduğu kaydedilen iddianamede, gizli tanıklarla alakalı olarak da gizli tanık prosedürünün işletilip kimliklerinin ayrı olarak mühürlü zarflar içerisinde, saklanmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği belirtildi.


İddianamede, son olarak, tanık beyanlarına göre Cumhuriyet gazetesine atılan bombaları verdiği tespit edilen ve Muzaffer Tekin'in korumalığını yapan şüpheli Rasim Görüm'ün yakalanarak sevk edildiği nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliğince sorgusunun ardından tutuklandığı dile getirildi.


İddianamede, şüpheli Halil Behiç Gürcihan'dan elde edilen bazı bilgilerin Türk Silahlı Kuvvetlerine ait gizli bilgi ve belgeler olması ve dijital inceleme raporlarında ortaya çıkan bazı örgütsel irtibatları sebebiyle yeniden ev ve iş yerlerinde arama yapılıp ek ifadesi alınarak sevk edildiği nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliğince sorgusunu müteakip tutuklandığı dile getirildi.


İddianamede, yine Kuvayı Milliye Derneğinin 1919 üyesi olup silahlı eylem grubunda bulunduğu ileri sürülen Murat Çağlar'ın da ruhsatsız tabanca ile yakalanarak sorgusunun ardından tutuklandığı dile getirildi.


Dosyadaki delillerle alakalı olarak devlete ait gizli bilgi ve belgelerin, ilgili kurumlara yazılan yazılara verilen cevaplara göre ''gizlilik'' dereceli olanların Adli Emanet Memurluğuna teslim edildiği, kişisel verilere ilişkin bilgi ve belgelerin ayrı bir dosya da toplandığı kaydedilen iddianamede, tüm silah ve patlayıcı maddelerin gerekli incelemelerinin yaptırılarak ekspertiz raporlarının dosyaya eklendiği, saklanması tehlikeli patlayıcı maddelerin imha yönetmeliğine uygun olarak imha edilip tutanaklarının dosyaya konulduğu, içinde suç unsuru bulunan bilgisayarların adli emanete aldırıldığı, suç unsuru içermeyenlerin ise imajı alındıktan sonra iade edildiği dile getirildi.


İddianamede, ''Dosyada elde edilen delillerin yapılan incelemelerinde tüm şüphelilerin Ergenekon yapılanması altında değişik isim ve faaliyetlerle belirtilen kurum, dernek ve platformlar ile medya kuruluşlarında örgüt adına faaliyetlerde bulundukları anlaşılmıştır'' denildi.


-SAVCILIĞA SUİKAST BİLGİLERİ ULAŞTI-


İddianamede, 22 Ocak tarihinde yapılan operasyondan kısa bir süre sonra Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturması yapılan ve kendisini TİT Ergenekon örgütü üyesi olarak tanıtan şüpheli Vatan Bölükbaşoğlu'nun Veli Küçük'ün tutuklanması üzerine, çeşitli kişilerle Küçük'ten aldığı talimatlar gereği Ergenekon operasyonuna misilleme olmak üzere Başbakanın veya Emniyet İstihbarat Daire Başkanının öldürüleceği ve bu iş için silah ve tetikçinin temin etmeye çalıştığı hususundaki bilgilerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştığı belirtildi.


Bunun üzerine Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının proje aşamasındaki soruşturmasının, Ergenekon ile alakalı olduğu düşünülerek soruşturma dosyasının ve iletişim tespit tutanakları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildikten sonra yapılan incelemede, şüpheli Vatan Bölükbaşoglu'nun hem telefonla silah teminine çalıştığı, hem de dijital ortamda (msn görüşmeleri) yaptığı, görüşmelerde Ergenekon terör örgütünün talimatları gereği Başbakan ve Ramazan Akyürek'in öldürülmesi ile alakalı istihbari bilgiler topladığı öne sürülen iddianamede, Bölükbaşoğlu'nun ''Ogün Samast gibi'' bu işi gerçekleştirecek kişileri ayarlamaya çalıştığı, muhtemel bir suikastin önlenmesi için şüpheli ve irtibatlı olduğu gruba yönelik yapılan operasyonda söz konusu e-maillerin şüphelinin bilgisayarında bulunduğu ve bu şüphelinin de mahkemece tutuklandığı, diğer şüphelilerin ise delil durumuna göre serbest bırakıldığının anlaşıldığı kaydedildi.


İddianamede, soruşturma kapsamında şüphelilerden elde edilen bilgi ve belgelerden örgütün üst düzeyinde oldukları anlaşılan bazı şüphelilerin yurt dışına gidecekleri yönünde telefon görüşmelerinin bulunması üzerine haklarında dinleme kararları bulunan şüphelilerin bir kısmının ''Ergenekon Soruşturması kapsamında kendilerine de sıranın geleceği, durumun kötü olduğu'' şeklinde görüşmeler yapmaları, delilleri yok etme, karartma ve kaçma ihtimalleri bulunduğu değerlendirildiğinden, örgütün üst düzey yöneticilerinin yakalanması ve delillerin elde edilmesi amacıyla alınan mahkeme kararlarına istinaden şüpheliler Doğu Perinçek, İlhan Selçuk, Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Mehmet Adnan Akfırat, Ferid İlsever, Ibrahim Benli, Serhan Bolluk ve Yusuf Berişik'ın ev, iş yeri ve irtibatlı olduklan parti binaları ve medya kuruluşlarında yapılan aramalarda birçok örgütsel içerikli doküman, belge, CD ve dijital veri ele geçirildiği kaydedildi.


-''İLHAN SELÇUK'UN KENDİ EL YAZISI NOTU''-


Ayrıca teknik takipte olmayıp İP binasında kaldıkları yerde ruhsatsız tabanca bulunan şüpheliler Mahir Cayan Güngör, Aydın Gergin ve Yusuf Tuncer'in de silahları ile yakalanarak gözaltına alındığı ifade edilen iddianamede, aramalar sonucunda şüpheli İlhan Selçuk'ta ''kendi el yazısıyla yazmış olduğu, Oral Çelik'e yaptırılması muhtemel bir iş için 500 bin dolar teklif edilmesi ve bu konuda yapılan gizli bir toplantıya ait notların'' ele geçirildiği öne sürüldü.


İddianamede, şüpheli Kemal Yalçın Alemdaroğlu'nda da ''Kuvayı Milliye'nin tam teşkilatlanmasıyla alakalı olarak Ergenekon terör örgütü tarafından alınan kararlar gereği Milli Güç Birliği ve Kuvayı Milliye Hareketi'nin oluşturulması ve yapısıyla alakalı olarak 2. maddesinde, 'Kuvva-i Milliye hareketinin temel hedefinin, ulusalcı tüm güçleri kısa sürede bir çatı altında toplamak olduğu, bu amaçla en küçük birimler olan ve periyodik toplantılar yapan 8-10 kişilik (hücre yapılanması) çalışma grupları ile işe başlamak istedikleri, bu çalışma gruplarının hedeflerinin ve aktivitelerinin ulusalcı pek çok konuda fikirsel platformda çalışma yapmak ve zincirin halkalarını arttırmak olduğu, bu konuda ADD gibi sivil toplum kuruluşlarıyla direkt ve güçlü koordinasyonun şart olduğunu' belirten örgütsel içerikli belgelerin'' bulunduğu kaydedildi.


-İŞÇİ PARTİSİ'NDE ELE GEÇİRİLEN CD'LER-


İşçi Partisi'nden elde edilen CD'lerin içerisinde ''Yargı-Nusret Senem" isimli klasör bulunan CD içinde Yargıtay binasının ayrıntılı krokileri ve krokilerin açıklamasının yapıldığı metin belgesinin bulunduğu, belge içeriğinde Yargıtay binasının ana giriş çıkış, güvenlik ve aydınlatma zafiyetleriyle, güvenlik kameralarının bulunduğu noktalar ve güvenlik zafiyetlerinin ayrıntılı olarak anlatıldığı öne sürülen iddianamede, aynı CD içerisinde yüksek yargıda görev yapan birçok hakim ve savcılarla ilgili olarak kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine, hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade edildi.


İddianamede, partide ele geçirilen ve içerisinde ''İzmir'den Hayati Özcan'dan gelen'' isimli klasör bulunan CD içerisinde birçok askeri gizli bilgi ve belgelerin bulunduğu belirtilerek, aynı CD'de birçok gizlilik ibareli bilgi ve belgeler ile Ege Ordu Komutanlığınca hazırlanan muhasebe kayıtları ve harcamalara ilişkin gizli bilgi ve belgelerin bulunduğu tespit edildiği aktarıldı.


Partide ele geçirilen ve üzerinde ''Hikmet Çiçek'e ulaşanlar'' yazılı klasörün bulunduğu bir başka CD içerisinde Genelkurmay İç İstihbarat Raporları, Genelkurmay İç Güvenlik Daire Başkanlığı Raporları birçok bilgi ve belge ile dijital verinin bulunduğu, ayrıca Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu döneme ilişkin Yaşar Büyükanıt'a ait koruma planının tamamının bulunduğu ifade edilen açıklamada, 4 No'lu CD olarak adlandırılan CD içerisinde ise, ''A.Gül. Eminağaoğlu hazırladı'' başlıklı dosya ile şüpheli Ergün Poyraz'ın bazı jandarma üst düzey görevlilerinden yaptığı işlere karşılık para aldığına ilişkin tutanakların word belgesi olarak düzenlenmiş bilgisayar kayıtlarının bulunduğu, aynı CD içerisinde örgüt üyeleri Veli Küçük'ün Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan'dan elde edilen, Ergenekon terör örgütüne ilişkin örgütsel içerikli dokümanlar ile Ergenekon yapılanmasına ilişkin şemanın bulunduğu, aynı CD içinde Fırat Üniversitesine ait bazı öğretim üyeleri ile ilgili olarak ''Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine, hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak'' kaydedildiğinin tespit edildiği belirtildi.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler