YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şehit Hasan'ın babası, Demirtaş'a isyan etti!
IŞİD'in Kobani'ye yönelik eylemlerini bahane ederek,Diyarbakır'da izinsiz gösteri yapan provokatörlerin ev basıp öldürdüğü, elli kere bıçaklayıp balkondan attığı Hasan Gökgöz'ün babası Mehmet Gökgöz isyan etti.
Şehit Hasan'ın babası, Demirtaş'a isyan etti!
18 Ekim 2014 / 08:55 Güncelleme: 18 Ekim 2014 / 09:01

Kanal A'da yayınlanan ve Mehmet Toprak'ın sunduğu 'A Politik' programının bu haftaki konukları, Kurban Bayramı'nın dördüncü günü IŞİD bahanesi ile Kobani eylemleri sırasında, ellerinde kurban eti poşetleri ile et dağıtmaya çıkan ve vahşice öldürülen üç gençten biri Hasan Gökgöz'ün babası Mehmet Gökgöz, linçten sağ kurtulan Yusuf Er, Hüda-Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu ve Gazeteci Yazar Süleyman Özışık idi.

42 senedir Diyarbakır'da yaşayan ve 'Ömrümde böyle vahşet görmedim' diyen, öldürülen genç Hasan Gökgöz'ün babası Mehmet Gökgöz, şöyle konuştu:

42 senedir Diyarbakır'dayım böyle bir vahşeti ben hayatta görmedim. Hasan, bayramın birinci gününde beni ziyaret etti, bayramladı. Sonra da onu görmedim. Her gün et dağıtmaya gidiyordu, onu biliyorum.

Ben yatsıdan gelmiştim bana; "Baba ben yukarı çıkıyorum, sizde bir battaniye varsa Suriyeli birisine vereceğim" dedi. Ben de; "Çık al annenden" dedim. Ben aşağıdayken o da aşağıya geldi. Bana; "Baba bir tane Suriyeli var, yeni gelmiş. Hava soğuk, hiçbir şeyi yok. Ben bunları ona götüreceğim" dedi.

"Şehit olmak isterdi"

O temiz, yardımsever bir insandı. Geçen sene de bir gün, akşam saatinde eve geldi. Bana; "Baba bir Suriyeli var, yeni doğum yapmış bir de bebeği var, sobaya ihtiyaçları var" dedi ve sonrasında fişte takılan olan elektrikli sobayı çekti götürdü. Kendi evinde kullanılmayan eşyaları da Suriyelilere dağıttı. O kadar fakir fukaraları sever ve yardımseverdi. Küçüklüğünden beri öyleydi. Namazında niyazında biriydi.

Kendisi Hac'ca gitmek ve şehit olmak isterdi.O kadar temiz bir insandı.

"Her sakal bırakan IŞİD ise o zaman memleketi terk edelim"

Yahu her sakal bırakan IŞİD ise o zaman memleketi terk edelim. Daha öncesinde PKK saldırısı, kavga vs şeylere maruz kalmadı. Alakası yoktu. 42 senedir ben de Diyarbakır'dayım ve hiç kimseyle bir kırgınlığımız kavgamız olmadı. Biz öyle bir aileydik. Oturduğum binada 11-12 senedir bulunuyorum ve kimseyle kırgınlığımız yok.

Ben olayın olduğu gece iki saat karakolda kaldım. İki saatten sonra hastaneye gittim. Gece 10'du. Pansuman olduk. Gece 12'de polisler, ambulans geldi. Bizi götürdükleri hastane kabul etmedi. "Karşı tarafın yaralıları geliyor, çatışma çıkar, sizi kabul edemeyiz" dediler.

Polisler bizi diğer hastaneye götürürken son 1 buçuk kilometre kala ıssız yolda bıraktılar. Kapılarını kilitleyip gittiler. Nedenini bilmiyoruz. Eğer orada birileri olsaydı bizi kesin öldürürlerdi. Çölün ortası, kimse yok!

Hastaneye vardık. Üzerimde sadece ceket vardı. Yaralı ve çıplaktım. Üşüyordum, yaşlıyım. Polisler gelince hem biz hem hemşireler neden bizi bırakıp gittiklerini sorduk; 'E geldik ya!' dediler. İşimiz var gibilerinden bahane ürettiler.

Hastaneye Hasan'ı teşhise gittiğimde, gözleri açıktı, sanki gülümsüyor gibi bana bakıyordu. Kendimi tutamadım, bağırdım, ağladım. Vücudunu kesici aletlerle elli kere darp etmişler. Vücudu paramparça idi. Yüzü olmasaydı, sakalı olmasaydı tanıyamazdım.

"İki gün önce senin oğlun bana kurban eti getirdi" dediler

Cenazeyi alıp mezarlığa giderken, ambulansta tanımadığımız orta yaşlı bir adam vardı. "Kimsin?" dedim. Bana;" Senin oğlun iki gün önce bana kurban eti getirdi, üç aydır benim evime et girmemişti. Oğlun bana et getirdi. Televizyonda öldüğünü öğrenince, vefa borcumu ödemek için oğlunun cenazesine geldim." dedi.  

"Selahattin Demirtaş'ın çocuğuna bir iğne batsa..."

Selahattin Demirtaş'ın çocuğunun etine bir iğne batarsa, gece sabaha kadar yatar mı? Benim çocuğumun karnına 40-50 kesici alet soktular. Hiç vicdanın, merhametin yok mu senin? Ben Kürdüm, doğru düzgün Türkçe konuşamıyorum. E karşıdaki de Kürt, ben de Kürdüm. Sen Kürdü Kürde vurduruyorsun, sen ne yapmak istiyorsun?

Senin bu işlerinin parmağın ucunda Amerika var. Sen oruç ayında Diyarbakır'ı karıştırdın, Amerika'nın elçisi geldi. Bu olaylar oldu Amerika'nın elçisi yine geldi. Almanya'nın da gelmiş. Beş Alman gazetecinin burada ne işi var? Demek sizin bunlardan haberiniz var.

"Sen 20 milyar maaş alıyorsun, beş kuruş yardım yapmadın"

Sen Kürtsen ben de Kürdüm. Benim oğlumun elinde molotof yoktu, taş yoktu. Benim oğlum Yezidilere, Suriyelilere, Kobani'den gelenlere et verdi. Sen Selahattin Demirtaş, 20 milyar maaş alıyorsun, beş kuruş birisine vermedin! Sen kime yardım ettin?  Kışanak cenazede konuşmadı. Utandı.

Ben yalın ayakla çalıştım. çocuklarım okusun diye. Onları yetiştirdim, evlendirdim. Onları müslüman yetiştirdim. Ne hırsızlık yaptı ne de uyuşturucu kullandı.

Selahattin Demirtaş'ın çocuğunun ayağına diken batarsa o gece yatar mı? Kobanilere biz mi bir şey yaptık?

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler