YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şehit cenazelerinde Şopen istemiyoruz!
İlk kez Kanalahaber.com'un dile getirdiği, 1932’den bu yana protokol cenazelerinde resmi marş olarak çalınan Frederic Chopin’in "Cenaze Marşı"na karşı Itri'nin Tekbir'inin çalınması önerisi sosyal medyada büyük destek gördü.
Şehit cenazelerinde Şopen istemiyoruz!
17 Nisan 2016 / 15:50 Güncelleme: 17 Nisan 2016 / 16:04

Vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin cenaze törenlerinde Hristiyan Chopin'in bestelediği marşın çalınması toplumdan tepki çekmeye devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de bu duruma tepki gösterenlerden... Görmez, katıldığı bir televizyon programında "Hem bir ilim adamı hem bir vatandaş hem Diyanet İşleri Başkanı olarak konu üzerinde düşündüğümüzde; cami, şehit, tekbir, Kuran’ın arasına, bu yüzyılın başında Polonyalı bir müzisyenin Cenaze Marşı adını verdiği bir müziğin girmesi doğru değildir. Yani bu ne kadar zorunluluk arz ediyor bilemiyorum ama bunun üzerinde ben bilhassa yetkililerin durmasının çok gerekli olduğunu düşünüyorum" dedi.

ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ TEKBİRLERLE UĞURLAMIŞTI

Hakkari Yüksekova'da terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda şehit düşen polis memuru Mustafa Sezgin için düzenlenen cenaze töreninde yine Chopin'in cenaze marşı çalınırken, şehit polis memurunun silah arkadaşları bu duruma isyan edercesine şehidin naaşını omuzlayıp tekbir getirerek naaşı taşımıştı.

"YABANCININ ÖLÜM MARŞI ŞEHİTLERİMİZE YAKIŞMIYOR"

Türkiye Gaziler Vakfı Başkanı Lokman Aylar, yabancıların ölüm marşının şehitlerimize yakışmadığını belirterek, "Şehitlerimizi milletimizin tekbir sesleriyle bestelenen Itri'nin 'tekbir' eseriyle uğurlamak için kampanya başlattık" demişti.

KANALAHABER.COM OKURLARI DA TEPKİ GÖSTERDİ

Kanalahaber.com birçok kez şehit cenazelerinde Şopen yerine Itri'nin Tekbir'inin çalınması gerektiğine dair haber yaparken, okurlarımız da bu tepkimize yorumlarıyla destek verdi. İşte Kanalahaber.com okurlarının konu ile ilgili tepkilerinden bazıları;

1-20160417152147.jpg

2-853.jpg

3-465.jpg

4-272.jpg

5-156.jpg

6-089.jpg

7-061.jpg

KENDİ DEĞERLERİMİZE UYGUN MARŞ

Kanalahaber.com olarak Chopin'in cenaze marşının yerine Buhurizade Mustafa Itri'ye ait  Segah Bayram Tekbiri'nin çalınmasının daha uygun olacağını dile getirmiş ve okuyucularımızdan büyük destek görmüştük.

İşte Itri'ye ait Segah Tekbiri:

ITRİ KİMDİR?

Asıl adı Mustafa , takma adı ise Itri'ydi . Çiçekçilik ve meyvecilikle uğraştığı için bu mahlası almış olduğu söylenir. Ustaları arasında Hâfız Post, Nasrullah Vakıf Halhali, Kasımpaşalı Koca Osman Efendi, Derviş Ömer Efendi gibi, 17. yüzyıl bestecileri vardır. Çağının kaynakları mevlevi olduğunu göstermektedir. Mevlevi mukabelesinde okunan bir Segah ayin bestelemiş olduğundan bu rivayetlerde haklılık payı olabileceği düşünülmektedir.

Hayatı boyunca birçok padişah ve devlet adamından himaye görmüş olup, bunlardan en önemlileri IV. Mehmet ve Gazi Giray Han'dır. Devlet adamlarına yakınlığı nedeniyle bir dönem esirciler kethüdalığı yapmış, sarayda da musiki dersleri vermiştir.

ESERLERİ

Itri'nin Neva Kâr'ı Klâsik Türk Musikisi repertuvarının en yetkin eseri olarak kabul edilmektedir. Makamsal geçkiler, ezgilerin zengin ve orjinalliği bu eseri bir baş yapıt haline getirmiştir. Kâr'ın sözleri ünlü İranlı şair Hafız-ı Şîrâzî'ye aittir.Yine Segâh Yürük Semaisi olan "Tûti-i mûcize-gûyem ne desem lâf değil" çok bilinen ve seslendirilen bir eserdir. Eserin güftesi Nefî'nindir.

Itri'nin küçük formda (şarkı, türkü, köçekçe vb.) hiçbir eseri günümüze kadar gelememiştir. Eserlerin tümü büyük formlardadır. Dini musikinin de çok önemli eserleri yine Itri'ye aittir. Bunlar arasında Segah Bayram Tekbiri, Segah Salat-ı Ümmiye, Cuma Salatı, Dilkeş-haveran Gece Salası, Rast Mevlevi "Na't-ı Mevlana" bütün İslam Dünyasında meşhurdur.

DİĞER ESERLERİ

Itri'nin elde kalan din dışı eserlerinden yalnız 4'ü saz eseridir.(3 peşrev,1 saz semaisi),öbürleri hep sözlüdür,yani güfteleri vardır.Bunlardan Nefi'nin "Tut-i mucizeguyem ne desem laf değil" diye başlayan güftesi üzerine yaptığı segah yürük semai beste ile Şirazlı Hafız'ın Gülbün-i ıyş midemed saki güülizar kü?(Eğlence bahçesi yeşermekte,gül yanaklı saki nerede?) adlı güftesi üzerine neva makamında Kár'ı çok tanınmıştır. Itrî ayrıca 1640 yılında imparatorluğun Esirciler Kethüdalığını yapmış ve Mustafabey adını verdiği bir Armut cinsini yetiştirmiştir.

Bugüne kadar hayatı veya geçimini ne şekilde sağladığına dair Recep Uslu tarafından 2015 yılında yayınlanan detaylı bir araştırma yapılmıştır.

2012 ITRİ YILI

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, 25 Ekim - 10 Kasım 2011 tarihlerinde gerçekleşen 36. genel konferansında 2012 yılını şair Nâbi ve bestekar Itrî anma yılı ilan edilmiş ve bu kapsamda Ankara'da 2 Mart 2012 tarihinde UNESCO Türkiye Millî Komisyonu ve Yunus Emre Enstitüsü tarafından anma yılı açılış etkinliği düzenlenmiştir.

KANALAHABER.COM/BURAK ÜNVERDİ

 // Ömer
Ne bekliyorsunuz ey muktedirler?...
18 Nisan 2016 07:39
 // atak
Bence en doğrusu bui.müslüman bir ülkedeyiz elhamdulillah müslümaniz bizim elin gavuru ile ne işimiz olur,bırakın artık bu gericiligi en yüce mertebeye çıkmış bir şehit için çalınmaz elin gavurunun marsi,,kuran okumak salavat getirmek lazım...
17 Nisan 2016 23:44
Müslüman
 // MMOM
Müslüman, işyerinde Namaz larını kılamıyorsan, eve gelince akşam Farzlarının kazaları kıl. Müslüman 17dk da hepsini kılarsın. Ayrıca her çocuğunun yerinede 20 şer Reakt Kıl, çocuklarında Cennetlik olsun. Günde oturarak içinden sureleri okuyarak yüzlerce rekat kılarsın....
17 Nisan 2016 Pazar 18:59
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler