YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
SDE'nin anayasa önerisi...
SDE'nin anayasa önerisi...
11 Mayıs 2011 14:00
Yeni Anayasa heyecanı sivil toplum kuruluşlarını da sardı. Bu kapsamda Stratejik Düşünce Enstitüsü de (SDE) bir rapor hazırladı... Bu raporu kamuoyuna açıklamak için ise bugün basın toplantısı düzenlendi... İşte SDE'nin açıklamaları;

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, anayasanın, toplumun uzlaştığı metin anlamını taşıdığını belirterek, ''Türkiye'de anayasaların şimdiye kadar topluma zorla dayatılan metinler olduğunu ve bu nedenle Türkiye'nin iç sorunlarının sürekli nüksettiğini'' söyledi.

SDE'nin, 150 katılımcı tarafından, 6 ayrı çalıştay yapılarak hazırlanan ''Vesayetsiz ve Tam Demokratik Bir Türkiye İçin İnsan Onuruna Dayanan Yeni Anayasa Raporu''nun kamuoyuna açıklanması dolayısıyla enstitü binasında basın toplantısı düzenlendi.

Aktay, basın toplantısında, toplumun yeni bir anayasa beklentisinin son dönemde öne çıktığını, buna sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı anayasa önerileriyle katkıda bulunması gerektiğini belirtti.

Hükümetin anayasa taslağı hazırlıklarının yanı sıra diğer siyasi partilerin anayasa taslaklarını kamuoyuna açıklamalarının önemli olduğunu ifade eden Aktay, yeni dönemde anayasanın bu taslaklar ışığında TBMM tarafından yapılmasının önemine işaret etti.

Aktay, ''Anayasa toplumun uzlaştığı metindir. Türkiye'de anayasalar şimdiye kadar topluma zorla dayatılan metinler olmuştur. Bu nedenle Türkiye'nin iç sorunları sürekli nüksediyor'' dedi.

Devletin, toplumun kendi arasında yaptığı sözleşmelerle meşruiyet kazandığına işaret eden Aktay, insanların devlet düzeyinde adil temsiliyete sahip olmadıklarını düşündüklerini öne sürdü. Bu nedenle yeni bir anayasa gerekliliğinin açığa çıktığını belirten Aktay, ''Yeni dönemde TBMM tarafından, insan onuruna dayanan, vesayetsiz, tam demokratik, hukukun üstünlüğünü tesis eden, çoğulculuğu esas alan özgürlükçü bir anayasa tesis edilmelidir'' diye konuştu.

SDE İhtisas Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sacit Adalı da Türkiye'de yeni bir sosyal barış mukavelesi yapılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de 30 yıldır bir iç mücadele yaşandığına işaret eden Adalı, ''Olan bitenden ders alma zamanı. Çok büyük bedeller ödendi, barış zedelendi. Şimdi bunun revizyonu aşamasındayız'' dedi.

Adalı, hiçbir iktidarın kendi başına istediği anayasayı yapmaya muktedir olmadığını, TBMM'de tüm siyasi grupların, dışarıda da sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak anayasa çalışması yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil de anayasanın özgür olması halinde doğuracağı yasaların da özgürlükçü ve katılımcı olacağını söyledi. Ergil, ''Anayasanın üzerinde bir otorite var; devlet. Bizim siyasi kültürümüz devleti baba olarak görür. Bu nedenle anayasanın doğuracağı çocukları (yasaları) devlet belirliyor. Biz baba olmasın, çocukları ana belirlesin istiyoruz'' dedi.

Eşitlikçi, özgürlükçü ve müzakereci bir anayasa talepleri olduğunu yineleyen Ergil, toplumun birlikte yaşama kurallarını müzakere ederek belirlemesini arzu ettiklerini söyledi.

ANAYASA ÖNERİSİNDEN

SDE tarafından hazırlanan anayasa önerisinde, ''yeni anayasanın insan onuruna dayanması, tam demokrasiyi hedeflemesi, hukukun üstünlüğünü tesis etmesi, çeşitlilik ve çoğulculuğu esas alan özgürlükçü bir vizyona sahip olması'' gerektiği belirtiliyor.

Çalışmanın, ''İnsan Onuru'' başlığı altında, ''yeni anayasanın en önemli önceliği devletin iktidarı karşısında insanı esas alıp, insan haklarını güvence altına alması olmalı'' deniliyor.

Bireyin dini inanç ve pratiklerini, başkalarının haklarını ihlal etmeden özgürce kullanabileceği bir sosyal, hukuki ve siyasi çevrenin oluşturulmasının, insan onuruna yaraşır bir hayatın temel gereksinimlerinden olduğuna işaret ediliyor.

''Kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç, pratik ve kanaatleri ile içinde yer aldığı dini topluluktan dolayı kınanamaz ve suçlanamaz'' denilen çalışmada, ''Herkesin dini ve inancı doğrultusunda eğitim alma ve verme, eğitim kurumları oluşturma ve müfredatını belirleme hakkına sahip olduğu, bir dine ve inanca dayalı eğitim ve öğretim ile din kültürü ve ahlak öğretiminin kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlı olması'' isteniyor.

Devletin, kamu istihdamında dine, inanca, mezhebe, kanaate ve felsefi görüşleri nedeniyle kimseye ayrımcılık yapamayacağı vurgulanıyor.

Yeni anayasada ifade özgürlüğünün de güvence altına alınması gerektiğine dikkat çekiliyor.

''Hukukun Üstünlüğü'' başlığı altında, ''Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı için öncelikle devletin ideolojik tarafsızlığının sağlanmasının zorunluğu olduğu, HSYK ve yüksek yargının oluşumu, Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay'ın görev ve yetkileri konusunda revizyonlar yapılması'' öneriliyor. Askeri Yargıtay ve AYİM'in kaldırılması isteniyor.

''Tam Demokrasi'' başlığı altında, ''Halk adına egemenliğin sadece yasama, yürütme ve yargı tarafından kullanılabileceği''nin belirtilmesi, ''Türkiye Silahlı Kuvvetleri''ni vesayet tartışmalarının dışına çıkaracak düzenlemelere yer verilmesi, Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması, Milli Güvenlik Kurulu'nun anayasal kurum olmaktan çıkarılması, dış savunma haricindeki tüm güvenlik birimlerinin İçişleri Bakanlığına bağlanması, ''vicdani ret''in tanınması, Devlet Denetleme Kurulu, YÖK, RTÜK, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve Diyanet İşleri Başkanlığının anayasadan çıkarılması öneriliyor.

Devrim kanunlarına yeni anayasada yer verilmemesi istenen çalışmada, ''Devletin ideolojik tarafsızlığıyla çelişen Atatürkçülük, Atatürk milliyetçiliği ve Atatürk ilke ve inkılapları ifadelerinin kullanılmaması gerektiği'' savunuluyor.

Yerinden yönetimin esas alınması, merkeziyetçiliğinin azaltılarak yerel yönetimlerin güçlendirilmesi isteniyor.

Olağanüstü hal rejiminin geçici bir tedbir olduğu belirtilerek, sıkıyönetimin bir olağanüstü yönetim modeli olmaktan çıkarılması gerektiği ifade ediliyor.

Siyasi parti kapatmaların zorlaştırılması, siyasi partilerin hazineden yardım almaları uygulamasına son verilmesi, seçme ve seçilme konularındaki sınırlamaların kaldırılması öneriliyor.

''Çoğulculuk ve Çok Kültürlülük'' başlığıyla ise eğitimde anadilin kullanılmasına ilişkin yasakların kaldırılması, ''anayasada hiçbir surette değiştirilemez hükümlere yer verilmemesi'' talep ediliyor. (AA)

BASIN AÇIKLAMASI

RAPORUN TAM METNİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler