YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Savunmasını yaptı!
Savunmasını yaptı!
13 Temmuz 2011 15:18
Ergenekon'un tutuksuz sanığı ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Yüksel, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yaptı...

 ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) yöneticileri ile üyelerinden oluşan 8 kişi hakkındaki davanın tutuksuz sanığı Ayşe Yüksel, ''Ergenekon'' terör örgütünü Ümraniye haberi ile öğrendiğini belirterek, ''Gözaltına alındığımda, nezarethaneye gelene kadar, bu durumu Ergenekon'la ilişkilendirmedim. Çünkü böyle bir faaliyetim yoktu. Dernek olarak da böyle bir faaliyetimiz yoktu'' dedi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Yüksel, eski ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan tarafından 1989'da kurulan derneğe 1995'te toplum sağlığı konusunda çalışmalar yapmak için katıldığını ifade etti.

''Kırsal alan birimi'' adı altında gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin iddialara yanıt veren Ayşe Yüksel, ÇYDD'nin 1989'dan beri ülkenin her yöresinde eğitim çalışmalarına destek verdiğini belirterek, İstanbul dışındaki eğitim çalışmalarını ''kırsal alan birimi'' adı altında gerçekleştirmeye karar verdiklerini kaydetti.

ÇYDD'nin kuruluşu ve faaliyetlerini detaylı olarak anlatan Yüksel, derneğin yaptığı faaliyetler nedeniyle 1992'de kamu yararına çalışan dernek statüsünü kazandığını ifade ederek, şöyle devam etti:

''Bu çalışmalardaki amaç, mülki ve idari amirlerin yaptıkları projelere sivil toplum örgütleri olarak destek vermektir. Ergenekon terör örgütünü Ümraniye haberi ile öğrendim. Nisan 2009'da havaalanında gözaltına alındığımda nezarethaneye gelene kadar bu durumu Ergenekon'la ilişkilendirmedim. Çünkü böyle bir faaliyetim yoktu. Dernek olarak da böyle bir faaliyetimiz yoktu, olmazdı.

Böyle düşünmeme rağmen tutuklandım ve avukatım Hüseyin Karataş'ın itirazı ile tahliye edildim. Hakkımdaki suçlamaların gerçeği yansıtmadığından adım kadar eminim. Yaşamımda hep yıllık ajandası olan, hep kısa notlar alan, akşam bu notlara bakarak günü değerlendiren ve ertesi gün yapacaklarıma ilişkin notlar alan bir kişiyim. İddianameye konu olan bu notların terör örgütü ile bir ilişkisi yok. Günlük hayatıma ilişkin notlardır. Gün içerisinde yaşadığım farklı şeyleri not olarak yazarım. Bu notlar içerisinde Yargıtay Onursal Başkanı Sabih Kanadoğlu'nun telefonu da vardı. Kanadoğlu, 2005'te, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine ilişkin bir davaya dair Cumhuriyet gazetesinde bir yazı yazmıştı. Bu yazı nedeniyle kendisine teşekkür etmek istiyordum. Bu nedenle telefon numarası yazılıydı. Şubeler toplantısında yapılan konuşmalarla ilgili notlar almışım. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrenci Derneği olan YÖDER, üniversitede görev yaptığım dönemde sorumluluk alanımdaydı. Bu nedenle YÖDER'in hazırun listesinin bir kopyası da rektör yardımcısı olarak bende kalmış.

PKK-KADEK, Kürtçe eğitim olaylarına karışan öğrenciler için kurulan soruşturma komisyonuna rektör yardımcısı olmam nedeniyle başkanlık yaptım. Soruşturma sonunda rapor hazırlayıp üniversiteye sunuyordum. Rektör yardımcısı olarak ceza alan öğrenciye ilişkin yazışmaları da ben imzalıyordum. Öğrencinin buna benzer konularda daha önce ceza alıp almadığını incelemek için öğrenci işlerinden bu belgeleri istemiştim, bende kalmış. Yasal izinle yapılan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Gençlik Kurultayı'nda Mustafa Balabay'ın konuşmacı olarak çağrılması konuşuldu. Ancak Mustafa Balbay davet edilmedi. E-posta yoluyla tehditler alıyordum. Bunların çıktılarını alarak savcılığa suç duyusunda bulundum. Van Valiliği de bana koruma verdi.''

Yüksel, ''Ergenekon'' davası sanıklarından emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile üniversitede rektör yardımcısı olduğu dönemde düzenlenen bir konferansta tanıştığını ve daha sonra hiç karşılaşmadığını söyledi.

''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasının sanığı Bedrettin Dalan'la da bir kere görüştüğünü, görüşmede kendisinden iş istediğini ancak olmadığını belirten Yüksel, ''İddianamede ismi geçen diğer kişilerle irtibatım yok, görüşmedim, tanımıyorum'' diye konuştu.

PKK ÜYESİ ÖĞRENCİLERE BURS VERİLDİĞİ İDDİASI

PKK üyesi olan öğrencilere burs verdiği iddialarına da değinen Yüksel, şunları kaydetti:

''Bu suçlamayı asla kabul etmiyorum. ÇYDD adına yapılan çalışmaların asla PKK ile ilgisi olamaz. Bunlar dedikodudur. 2005 yılında bununla ilgili soruşturma açıldı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaya gerek olmadığına karar verdi. Ancak YÖDER üyesi öğrencilerden bazıları 2002'de bize burs başvurusunda bulundu. Bu isimleri genel merkeze gönderdik, başvuruları kabul edildi ve burs verilmeye başlandı. Bu öğrencilere burs verilmeye başlandığında sabıkalı değillerdi. Daha sonra burs alan öğrencilerden 7'si üniversiteden disiplin cezası alınca bursları kesildi.''

Duruşmaya ara verildi. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler