17 Aralık 2017 Pazar
  • Altın155,894
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1437
  • İstanbul15 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya8 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya18 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa18 °C
  • Kayseri9 °C
  • Kocaeli20 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel17 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Savcılık türbanı özgür bıraktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı YÖK Başkanı'nın yazısı ile ilgili takipsizlik kararı verdi
Savcılık türbanı özgür bıraktı
14 Ekim 2010 / 08:23 Güncelleme: 14 Ekim 2010 / 09:22

Ankara Cumuhriyet Savcısı, YÖK Başkanı’nın İstanbul Üniversitesi’ne gönderdiği ‘türban’ yazısıyla ilgili soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Kararda, “Türbanlılar insandır. Tüm insanların okuma ve eğitim hakkı vardır” denildi

ANKARA Cumhuriyet Savcısı Mustafa Şahin Tanrıöver, YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın bazı üniversitelerde türban yasağını fiilen sona erdiren İstanbul Üniversitesi’ne gönderilen yazıyla ilgili takipsizlik kararı verdi. Savcı Tanrıöver’in önceki gün verdiği “kovuşturmaya yer olmadığı” kararında, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi Osman Erbil ’in, Prof. Özcan hakkında, YÖK ’ten İstanbul Üniversitesi’ne gönderilen başörtüsü konusundaki yazıyla “Anayasayı ihlal ve halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik” suçlarını işlediği iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu belirtildi. Kararda, şöyle denildi:

‘Türbanlılar insandır’

“Başörtülüler veya türbanlılar insandır. Tüm insanların okuma ve eğitim hakkı vardır. Bu hak evrensel bir insan hakkıdır. Bunun istisnası yoktur. Bu nedenle, başörtülüler veya türbanlılar insan olduğundan, bu insanların da diğer insanlar gibi okuma ve eğitim hakkı bulunduğundan ve bu hak evrensel bir insan hakkı olduğundan, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.” Karara karşı, şikayetçi Osman Erbil’in Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’nde itiraz hakkı bulunuyor. Mahkeme, itiraz edilmesi halinde takipsizlik kararını kaldırırsa Özcan hakkında soruşturma yapılması gündeme gelecek. Üniversitelerdeki türban yasağının dayanağını oluşturan Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına hiç değinilmeyen takipsizlik kararının veriliş usulü de tartışma yarattı. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre YÖK Başkanı’nın görevi dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında savcılık doğrudan soruşturma yaparak karar veremiyor. Kanuna göre YÖK Başkanı hakkında soruşturma Milli Eğitim Bakanı’nın başkanlığındaki bir toplantıda, YÖK üyelerinden oluşan en az 3 kişilik bir kurul tarafından yapılabiliyor. Kurulun hazırladığı rapor doğrultusunda YÖK Başkanı hakkında dava açılıp açılmayacağına da Danıştay 2. Dairesi karar veriyor. Dairenin kararlarına da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nda itiraz edilebiliyor.

Özcan hakkında 2008 yılında rektörlere türban yasağının kaldırılmasına ilişkin gönderdiği yazıya ilişkin yapılan suç duyuruları da Ankara Başsavcılığı tarafından görevsizlik kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilmişti. Ayrıca 2010 yılında yapılan 4 ayrı suç duyurusu Memur Suçlarını Soruşturma Bürosu’na gönderilmiş ve bu büroda görev yapan savcılar da YÖK Kanunu uyarınca görevsizlik kararı vererek dosyayı YÖK’e göndermişti. Oysa türbanla ilgili son suç duyurusu Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nda görevli olmayan savcı Tanrıöver’e gönderildi. Soruşturmanın savcı Tanrıöver’e gönderilmesi ve bu savcının da önceki kararların aksine görevsizlik kararı vermek yerine soruşturmayı yürütmesi tartışma yaratacak.

SORUŞTURMA 5 GÜN SÜRDÜ

Savcı Tanrıöver’in 7 Ekim’de yapılan suç duyurusu üzerine başlattığı soruşturmayı sadece 5 günde sonuçlandırarak takipsizlik kararı vermesi de dikkat çekti. Takipsizlik kararında türban yasağının olmadığını çok ilginç ifadelerde savunan Savcı Tanrıöver, “YARSAV’dan ve Danıştay’dan getirilen bindirilmiş kıtalar nedeniyle çok sayıda arkadaşımız içeri giremedi” sözleri ile gündeme gelmişti. (Vatan)

T.C.demokratik,sosyal,laik,bir hukuk devletidir...
 // ibrahim çelikoğlu
Tekif dahi edilemiyecek madde.Geçerli olan,yasal olandır.Her kim isterse ister şöyle ister böyle istediği gibi giyinir veya giyinmeyebilir.
Bu maddeye saygı göstermek şarttır.Kimse,ben devlete din getireceğim veya dinsizleştirmek için uğraşı verip bu maddeyi değiştireceğim diyemez.Madde değiştirilemez madde.Bunu yapan suç işler.Anayasa suçudur.Doğrudan devlete saldırı olur.Bu saldırıyı,inançlı olanlar değil,din düşmanlığı yapan,kominist düzene özenen dikt...
14 Ekim 2010 12:39
DÜNDÜNDÜR BUGÜN BUGÜNDÜR !
 // BATUHAN
Haydi hayırlı olsun başörtü sorunu bitmiştir bundan sonra münferit olarak hır çıksada ipin ucu kaçmıştır çünki bugüne kadar yapılan zulüm zaten ipsizlikti. "Gelişine göre varışım" bunada şükür dünkü savcılar nihayet bugün örtülüleri insan yerine koyabilmişler ne yapalım "zararın neresinden dönülürse kardır"....
14 Ekim 2010 09:02
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler