YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Savcı Sayan Kılıçdaroğlu'na ateş püskürdü
CHP Eski MYK Üyesi Savcı Sayan, CHP liderinin dikte tutumlarını ve CHP'yi getirdiği son noktayı eleştirdi.
Savcı Sayan Kılıçdaroğlu'na ateş püskürdü
11 Eylül 2014 / 08:28 Güncelleme: 11 Eylül 2014 / 09:22

Kanal A'da yayınlanan ve Mehmet Toprak'ın sunduğu 'Sınır İhlali' programının bu haftaki konuğu CHP Eski MYK Üyesi Savcı Sayan oldu.

Savcı Sayan, CHP Kurultayı'nı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti içerisindeki dikte edici tutumlarını ve CHP'nin bugünkü noktasını eleştirdi.

IŞİD konusunda, Savaş çıktıktan sonra iktidar partisi ile muhalefetin görüşmesinin anlamsız olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Sayan şöyle konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun "Savaş haricinde Cumhurbaşkanı ile görüşmeyeceğim" şeklinde net bir duruşu oldu. Ama son olarak da NATO ve IŞİD konusunda Köşk'e çıkabileceğini belirtti. Sizce bu savaş durumuna dahil olan bir aşama mıydı yoksa yine Kılıçdaroğlu'nun kendisi ile çelişen bir durum muydu?

"Kılıçdaroğlu'nu çözmek için bilim adamı olmak lazım"

Kılıçdaroğlu'nu çözmek için bilim adamı olmak lazım, genetik profesörü olmak lazım. Bir gün önce söylediğini ikinci gün kendisi yalanlıyor, söylemleri çelişiyor, tarihleri karıştırıyor, 5-6 Eylül'de yapılan Kongre'nin defterine 4-5 Eylül yazıyor vs. Biz bunları yorumlamaktan bıktık. Acaba "IŞİD ile savaş olursa ben onunla görüşeceğim. IŞİD'le bir savaş vardır" bu anlamda mı konuşuyor? Yani muhalefetin görevi savaş çıktıktan sonra cumhurbaşkanı ile görüşmek değil, savaşın çıkmaması için ülkenin böyle bir durumu varsa bunu engellemek için cumhurbaşkanına anlatması lazım. Savaş çıktıktan sonra Kılıdaçroğlu'nu kim dinler çok merak ediyorum!

Kendi muhalefeti döneminde ülkesine yaramayan, ülkesi için bir proje oluşturamayan bir insanın savaşta danışmasının da bir anlamı yok. Zaten muhalefette ülkeye hizmet etmemiş birisine siz savaşta ne danışacaksınız? Hangi silahı, hangi gücü, hangi stratejiyi uygulayalım bunu mu soracaksınız? Zaten bunları bilmiş olsaydı, ülkenin bekası için çalışsaydı günü geldiğinde hükümete yardımcı olurdu. Onun için ben Kılıçdaroğlu'nun söylediklerine itibar etmiyorum çünkü yarın başka bir şey söyleyebilir.

"Rakı CHP'nin milli içkisidir"

"Kılıçdaroğlu 'rakı sofrasında oturan CHP'liler derken kimleri kastediyor?"

CHP'nin tabanının yüzde 80'i veya 90'ı içki içiyor. Rakı CHP'nin milli içkisidir. Bir ayrım yapmanın anlamı yoktur. Kılıçdaroğlu bu sözü söyleyerek hem Atatürk'ü hem İsmet İnönü'yü partiden atacağını kastetmiştir. Çünkü eğer atması gerekiyorsa önce kendisini, Atatürk'ü ve İsmet İnönü'yü atması lazım. Çünkü bu üçü en çok içenlerdendir.

Hükümet içki saatlerinin satışına sınırlama getirmeye kalkışınca CHP kıyameti kopardı. İçki okula uzak olsun denilince de karşı çıktılar. Kendilerine gelince içki kötüyse o zaman zamanında neden bu kararlara karşı çıktılar? CHP'ye oy veren yerlere bakıldığında da CHP'nin hizmet ettiği için değil,"Bizim yaşamımıza, içkimize dokunacaklar, ondan dolayı CHP'ye oy veriyoruz" düşüncesi ile hareket ettiler.

Kılıçdaroğlu'nun o sözünde de mutlaka bir sosyolojik alt yapı vardır. Nedir o? Kılıçdaroğlu Gülen Hareketi ile iş tutmaya çalışıyor. Partiyi o hareketle 2015 seçimine sokmak istiyor. Fakat hareketin başındakiler kendi tabanını CHP'ye ikna edemiyor. "Zamanında cami yakmakla, sela yasaklamakla suçladık" diyecekler.

Şimdi bir düşünün, AK Parti seçim çalışmasına; "Bana oruç tutan gelmesin" derse yer yerinden oynar. CHP de böyle bir cümle kullanmıştır. Bir yerde de ayıp etmiştir çünkü, oradaki kitleye hakaret etmiştir. "Rakı içen yaramaz, işe yaramaz, sarhoş adamdır, bunlardan bir şey gelmez" mantığıdır bu. O zaman Atatürk'ü atın!

 

1-289.jpg

 

CHP samimiyetsiz

Kılıçdaroğlu bu geriye dönük fotoğrafı için ne diyecek? Tövbe mi etti?

Tövbe edebilir. Çıkar , "Ben CHP'de rakıyı yasak ediyorum. Allah'ın katında günahtır. Bugünden itibaren de üyelerimin günah işlememesi için böyle bir karar alıyorum" derse saygı duyarız, alkışlarız. İnsan on sene atesit gezer, sonra Allah'a inanır. Samimiyet önemli.

Şimdi Gülen Hareketi tabanı dindar bir tabandır. Bu paralelin medya kanalında geçen gün bir kadın mezura ile vücudunu ölçüyordu, "90-60-90'ım" demeye getiriyordu. Bu hareket ne yapmaya çalışıyor anlamış değilim. Bunu görmek mümkün değildi. Bu ne demek? Bir şeye benzeyeyim derken daha da beter oluyorlar. Böyle bir anlayış ile siyaset yapmak mümkün değildir. Kürsüden inip içiyorsun.

Paralel yapı neden 20 yıl Baykal'ı dinlemek ister?

Sayın Baykal, milli bir devlet adamıdır. Kimsenin özel hayatı beni ilgilendirmez. Baykal sürekli milli davranan birisidir. Dış güçlerden birisi Baykal'a " Biz seni başbakan yapacağız ama bunları devireceğiz" derse kabul etmez. Bunu Kılıçdaroğlu'na yaptırabiliyor. Yurtdışında Kılıçdaroğlu'na kendi ülkesini kötületebiliyorlar. Baykal'a bunu yaptıramadıkları için, truva atı başka bir parti ile de başaramayacakları için komplo hazırlandı. Baykal dinlemeye değer bir makamda. Neticede kendilerine de Türkiye'ye de zarar verdi. Muhsin Yazıcıoğlu ve Baykal milli muhalefet isimleriydi. Yok etmek istediler ve ettiler.

Baykal "Devletin içerisindeki yapılanmalarda Gülen Hareketi'nin bir etkisi yok" derken samimi miydi?

Zaten büyük bir savaş vardı. Kargaşayı önlemek için taktik uyguladı Nasıl olsa devlet, MİT vardı. Ama bir türlü çıkmadı.O günlerde Taraf Gazetesi, Baykal'ın fotoğrafını birinci sayfadan 'Ergenekon'un birinci suçlusu' diye verdi. Daha fazla kargaşa çıkmaması için strateji izledi.

Baykal'ı şu an ne düşündüğünü bilmiyorum ama devletin tüm güçlerinin bunun üzerine gitmesi lazım. Öyle olursa birçok insan siyaset sahnesinden silinir.

Kılıçdaroğlu'nun Bekaroğlu'nu partiye alması bir dayatma mıdır?

Kesinlikle bir dayatmadır. Kılıçdaroğlu mecbur kalmıştır. Taban istemiyorsa neden alıyor? Eğer taban istiyorsa neden çarşaf listeden göstermedi? Bekaroğlu'nu alsın da neden kota koyuyor? Kurt olduğunuz halde koyun postu giyip vatandaşa yaklaşmanın bir anlamı yok. Murat Özçelik de bilim adamı idi. Onu neden almadı, alamadı? Şimdi yalvarıyor iki kişi istifa etsin de Murat Bey'i yerine alsın.

Sen kimsin? CHP babanın partisi mi?

Kılıçdaroğlu'nun Kurultay'da aldığı oy ile topladığı imza arasında fark var. "İki yüzlülük bu durum diyor"

Kılıçdaroğlu kimseye iki yüzlü demesin. O Baykal'a gidip "ben genel başkan olmayacağım" dedi. Bunu diyen mi, yoksa korktuğu için imza atıp da sandıkta hür iradesi ile oy kullanan CHP üyeleri mi iki yüzlü? Kılıçdaroğlu iki yüzlülük konusunda tandır ekmeğini geçmiştir. Kılıçdaroğlu kimseyi bu konuda suçlayamaz.

Kılıçdaroğlu bu ülke için felakettir. Siyaseti bilmiyormuş gibi, kabalığa, kibire başladı. "Yumruğumu vururum" diyerek pehlivan gibi göklere çıkmaya başladı. Partiden atarım vs yahu sen kimsin? Bu parti senin babanın partisi mi? 91 yıllık partiyi sen ağır yatalak hasta ettin. Vallahi yanlış tedavi uyguluyor. Hastayı öldürecek, biri müdahale etsin.

 

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler