YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şantaja boyun eğmeyeceğiz
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yeni yasama döneminin ilk grup toplantısını basına kapalı olarak gerçekleştirdi...
Şantaja boyun eğmeyeceğiz
05 Temmuz 2011 / 14:02 Güncelleme: 05 Temmuz 2011 / 14:04

CHP grup toplantısından “yemin etmemeye devam” kararı çıktı. Antalya Milletvekili Deniz Baykal, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını beklemeden grup salonundan ayrıldı. Kılıçdaroğlu ise konuşmasında '15 Temmuz yemin için son tarih' diyen AK Partili Mustafa Elitaş'a 'Şantajlara boyun eğmeyeceğiz.' yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "tehdide ve şantaja boyun eğmeyeceklerini" söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP grubunun basına kapalı yapılan toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

"İnsanlık tarihi, demokrasi insan hakları ve özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur" diyen Kılıçdaroğlu, dünyada o bedel ödeyenlerin sayesinde kazanımlar elde edildiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Türkiye’de insan haklarının, evrensel hukukun, demokrasinin, seçme ve seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazırız. Tehdide ve şantaja asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. Biz bir demokrasi mücadelesi, insan hakları mücadelesi veriyoruz. Seçme ve seçilme hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve demokrasi, milli iradenin önündeki engellerin kaldırılması mücadelesi veriyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kendilerinin "tek adamın egemen olduğu ülkeyi değil, yurttaşların egemen olduğu Türkiye’yi savunduklarını" kaydetti.

Milli iradenin önündeki engellerin kaldırılması mücadelesi veriyoruz.Baskıcı değil özgürlüğün olduğu bir rejimi savunuyoruz. Biz tek adamın egemen olduğu bir ülkeyi değil yurttaşların egemen olduğu bir ülkeyi savunuyoruz. Biz bu tavrımızı niçin böyle geliştirdik. Madde madde bunları gerekçelendireceğim.

Madde 1- Milli İrade tutuklu, CHP bu demokrasi ayıbın içine sindiremediği için yemin etmiyor.

Madde 2- CHP, ülkemize çok partili rejimi ve demokrasiyi getiren parti olarak, demokrasinin, hukuk devletinin, güçler ayrılığının ve milli iradenin ayaklar altına alınmasına karşı çıkıyor

Madde 3- CHP, güçler ayrılığı ilkesine inanıyor. Yargı vesayetini de, yargı üzerindeki vesayeti de kabul etmiyor

Madde 4- CHP her vatandaşın verdiği oya saygılı olduğu ve her yurttaşın oyuna sonuna kadar sahip çıktığı için yemin etmiyor.

Madde 5- Çok iyi biliyoruz ki, vatandaşın verdiği oya sahip çıkmak demokrasiye, seçme ve seçilme hakkı ile milli iradeye sahip çıkmaktır.

Madde 6- CHP olarak şunu açık ve net olarak söylüyoruz; Kendi yurttaşının oyuna sahip çıkmayan, çıkamayan bir parlamento, ülkesinin çıkarlarına da, demokrasiye de, temel hak ve özgürlüklere de, milli iradeye de sahip çıkamaz.

Madde 7 - CHP, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin imzaladığı uluslar arası anlaşmalara, sözleşmelere saygı duyar. Bu saygının gereği olarak Anayasa’nın 90. maddesinin hayata geçirilmesinin, uygulanmasının gerekliliğine inanır.

Madde 8 - CHP insan haklarını, demokrasiyi her yerde ve her koşulda savunur.

Madde 9 - CHP, Milli iradenin sonucu olarak tecelli eden seçme ve seçilme hakkını askıya alan, uluslar arası hukuk anlayışına ters düşen uygulamalara da karşı çıkar.

Madde 10- CHP Parlamento’nun işlevini el kaldırıp indirme olarak görmemektedir. Yürütme organının her dediğini koşulsuz olarak yerine getiren bir parlamento, sağlıklı çalışan bir parlamento değildir. CHP, güçler ayrılığı ilkesine inancının gereği olarak yargının, ya da yürütmenin yasama organına müdahalesini kabul etmez.

Madde 11- CHP haklarında hiçbir mahkumiyet kararı bulunmayan ve TBMM’ye gelip yemin etmeleriyle ilgili olarak da, hiçbir hukuksal engel bulunmayan milletvekillerinin hapishanelerde tutularak parlamentoya getirilmemesini, yemin etme haklarını kullanmalarının engellenmesini demokrasi ayıbı olarak görür.

Sormak istiyorum, her tür yasal prosedüre uygun olarak halkın oylarıyla seçilip gelen milletvekillerinin yemin etmeleri engellenerek, hukuksuz bir şekilde hapiste tutulmasını hangi vicdanla bağdaştıracağız. CHP, Recep Tayip Erdoğan’ın parlamentoda olamaması olayında olduğu gibi bu günde, demokrasi inancının gereği olarak kendisine yakışanı yapıyor ve halkın vicdanı olmayı sürdürüyor.

Madde 12 - CHP, seçimlerden önce “Uzun Tutukluluk sürelerinden şikayet edenlerin”, seçimden sonra bu söylemini rafa kaldırarak, hiçbir hüküm giymemiş milletvekillerinin yemin etmemesini olağan karşılayan İKİ YÜZLÜ ANLAYIŞINI şiddetle reddediyor

Madde 13- Altını çizerek bir kez daha belirtmek istiyorum ki, CHP tutuklu milletvekillerinin yeminden sonra da yargılanmalarına karşı çıkmamakta, dokunulmazlık veya af istememektedir. CHP sadece ve sadece hukukun üstünlüğünü, TBMM’de halkın iradesinin egemen olmasını, evrensel hukukun gereği olarak seçilen milletvekillerinin yeminlerini ederek yasama görevine katılmalarını istiyor.

Madde 14 - Masumiyet karinesi, hak mücadelesinde insanlık tarihinin en büyük kazanımlarının başında gelmektedir. Mevcut durum bu en temel insan hakkının en ağır ihlalidir. Biz yasama faaliyetinin saygınlığı bakımından da bu tutumu almaktayız.

Madde 15 - CHP 24. dönem yasama faaliyetinin bu koşullarda, yargının takdiri altında kaldığı inancındadır. CHP Yasama organının ve 550 milletvekilinin bağımsız olmayan yargının hukuk dışı takdirine ve bu takdirin kapsama alanı içinde olmasına karşı çıktığı için haklı ve hukuki tavrını sürdürmektedir.

Madde 16 - CHP, Türkiye’nin itibarının sadece içerde değil, dışarıda da zedelenmemesi ve yaşanan sorunların aşılması için tüm çözüm önerilerine açıktır. Genel Başkan olarak bunu bir kez daha altını çizerek vurguluyorum. Çünkü, sorun sadece CHP’nin değil, Türkiye’nin sorunudur. (Vatan)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler