YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Said Nursi'nin talebesinden Erdoğan'a destek
Said Nursi'nin talebelerinden Çantacı Necmi olarak anılan Necmi İlgen, cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'ı destekleyeceğini açıkladı.
Said Nursi'nin talebesinden Erdoğan'a destek
26 Temmuz 2014 / 23:25 Güncelleme: 26 Temmuz 2014 / 23:23

Bediüzzaman Said Nursi, siyasetten uzak durmaları konusunda ikazına rağmen
talebelerinin beyanatlarda bulunması ile ilgili soruya cevap veren Necmi İlgen, nunun bir tezat olmadığını söyledi.

İlgen, oy vermenin siyasete destek vermenin siyaset olmadığını ifade etti.

İlgen'in açıklamaları şöyleydi:

Oy veren bütün millet siyaset mi yapıyor?

"Hiçbir tezadı yok bunun şöyle ki; Bediüzzaman Hazretleri siyasete girmemiş, siyaset demek siyasete girmek demek vatandaştan oy istemek karşısına çıkıp oyunuzu bana verin ben sizi şöyle yapacağım böyle idare edeceğim vs. tarzında konuşmaktır. Yoksa bir rey vermek (oy vermek), bir partiye oy vermek siyaset değildir. O zaman doksan yaşındaki bir ihtiyar annemizde siyaset yapıyor demektir, o zaman bütün millet siyaset yapıyor demektir.

Milletin oyu var bakıyor bu benim memleketimi vatanımı idare edebilir kapasitesi var kabiliyeti var ahlakı düzgün ben oyumu buna vereceğim. Bu ise sahtekârdır, çalar zaten bunun babası da çalmıştı daha öncesi de çalmıştı onun için ben buna vermiyorum der.
Bu siyaset değildir, bu vatandaşlıktır, vatanını sevmektir vatanına sahip çıkmaktır

Akif’in dediği gibi:

Sahipsiz vatanın batması haktır

Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.

"Ekmeleddin'i seçtirmek isteyen Halk Partisi Üstad'a yapmadığını bırakmadı"

Vatana nasıl sahip olunur kalkıp ta küre-i arza sarılacak değiliz vatandaki insanlara sahip çıkacağız sağlam adam yetiştireceğiz sağlam insanları başımıza getireceğiz ki bizi güzel idare etsinler.

Bediüzzaman Hazretlerine Halk Partisi senelerce zulüm etti, hapse attı, on dokuz defa zehirletti, Türkiye’nin her tarafına dolaştırdı, sürgün etti. Aldı Van’dan getirdi. Burdur'a Burdur’dan Isparta’ya Isparta’dan Barla’ya Barla’dan Eskişehir’e Eskişehir’den Kastamonu’ya Kastamonu’dan Denizli’ye Denizli’den Emirdağ’ına Emirdağ’ından Afyon’a böyle bütün Türkiye’yi dolaştırdı. Halk Partisi (CHP) bu parti işte Ekmeleddin’i seçmek isteyen parti bunu böyle yaptı.

"Bir müslümanın bu mukayeseyi iyi yapması lazım"

Ondan sonra Demokrat parti geldi, rahmetli Menderes geldi ve o zamanlar ben hatırlıyorum Meclis'te İnönü dedi ki büyük İnönü:

- “ İhtiyarladıkça enerjisi artan Said Nursi’ye dur demeyecek misin?”
Menderese çıktı, dedi ki:

-“ Yeter o piri faniye yapılan zulümler yeter senin devri sabıkında yapılan zulümler yeter.”
Dedi ve ona karşı çıktı.

Ve Bediüzzaman Menderes’e ne dedi.

İslam kahramanı dedi, ezanı serbest bıraktı.

Menderes namazda kılmazdı rahmetli bazen kılardı belki ama Üstad ona "İslam kahramanı" dedi.

Bu gün ki kardeşimiz (Recep Tayyip Erdoğan) namazda kılıyor, oruçta tutuyor, Kuran’da okuyor hanımını da örtüyor artık bunun mukayesesini bir Müslüman yapması lazım. Müslüman diyorum yani kalbinde imanı olan, kafası çalışan bir insanın bunun mukayesesini yapması lazım.

Bakın bir şey gördüm okudum internette Türk solu diye bir mecmua Bediüzzaman için ne diyor (haşa) o hür adam değil sefil adamdır.

Yazıklar olsun, böyle bütün dünyanın kabul ettiği, herkesin korktuğu sustuğu, konuşamadığı ezanların dahi okunmadığı bir zaman ‘’Başımdaki saçlarım kadar başlarım olsa her gün biri kesilse, Kur’an’a feda olan bu başı ehli zındıka ya eğmeyeceğim! Dünyayı başıma ateş yapsanız hakikat-ı Kur’an’a feda olan bu baş size eğilmeyecektir! Teslim-i silah etmeyecektir !’’ diyor.

"Üstad, Atatürk'ün teklifini geri çevirdi"

Ve Mustafa Kemal kendisine Çankaya’da bir köşk, şark valisi umumiliği, birde milletvekilliği veriyor. Üstad diyor ki : "Ben Ahirete çalışacağım, gel Ahirete beraber çalışalım. Sana da ilişmem" diyor. Hakikaten ilişmedi. İlişenlere de iştirak etmedi.

Eğer Bediüzzaman (sümme haşa!) Dünyaya hevesli olsaydı bu verilen fırsatları kaçırmazdı alırdı. Ama dünyaya bakmıyor.

Ben diyor: ‘’Ahirete çalışıyorum. Ben bu insanların imanlarını kurtulup, imanla Allah’ın huzuruna gitmelerini istiyorum. Yoksa burada onları ihmal edip, onlardan istifade edip imanlarına hiç hizmet vermemek çok büyük bir zulümdür. Bazılarını gördük biz. Adamın parasını aldı ama imanına hiç hizmet etmedi, sadece parasını aldı.

Said Nursi'nin oy sandığına gidişi

Onun için sevgili kardeşlerim Üstad Hazretleri 1950 senesinde seçim yapılıyor.

Diyor ki talebelerine :

‘’ Söyleyin sandığı buraya göndersinler rey vereceğim.’’

Gidiyorlar savcı diyor ki :

‘’Olmaz, sandık özel yere gelmez. ’’

O zaman Üstad diyor :

‘’Siz gelmezseniz ben gelirim.’’

Kalkıyor talebeleriyle gidiyor oy verecek rey verecek o zamanlar reydi şimdi oy diyorlar o zaman reydi. Ondan sonra diyor ki :

‘’ Demokratların sandığı hangisi? ’’

Koskoca Bediüzzaman seçimin gizli yapıldığını bilmiyor mu?

Koskoca Bediüzzaman biliyor ama reyini açıktan veriyor.

‘’Demokratların sandığı hangisidir? ’’ Diyor.

Demokrat demek ne demek?

Ahrarlar diyor, hürriyetçiler, insanlara hürriyet hakkı tanıyan o gün demokrattır bugün AKP’dir

(Adalet ve Kalkınma Partisi).

Şimdi güzel bir ekip gelmiş dinine, vatanına, milletine, Kur’an’ına, şeriatına sahip çıkan bir ekip gelmiş biz reyimizi oraya veriyoruz ve oraya vereceğiz ve bütün Mü’minleri de oraya vermesini tavsiye ediyoruz.

"Türk solu denen pespaye dergi"

Bakın ne diyor. O Türk solu denilen o pespaye mecmua ,

‘’Bediüzzaman’a sefil diyor. Neden Ekmeleddin’e evet diyoruz.’’
Bak bak bak. Şimdi düşünün bu adam tamamen dalkavukluk yapıyor dalkavukluk. Kardeşler bir hakikat vardır.

Mesela savaşta, birliğini kaybettin. Acaba benim birliğim nerededir?

Düşman topları nereye ateş ediyorsa senin birliğin orasıdır. Bunu bil, senin birliğin orasıdır.
Sormuşlar bize bizim dış siyasetçilerimize Ruslar demişler siyasetinizi nasıl tavsif ediyorsunuz? Biz size bakarız demiş. Siz neyi yap derseniz onu yapmayız neyi yapma derseniz onu yaparız. İşte böyle demek ki biz şimdi uyanmamız lazım. Hepsi bir arada toplanmışlar eski sakatlar hepsi bir arada toplanmışlar, onun için ben şuna şaşıyorum Risale-i Nur okuyup ta ben reyimi Ekmeleddin’e vereceğim diyen bazı Nur Talebeleri var 3-5 tane onlara bu mesajı buradan gönderiyorum o kardeşlerime.

’’Dikkat edin sizin Üstadınıza sefil diyen bir mecmua, ötekini medh ü sena ediyor. Artık sizin durumunuz meydanda artık kime vermeniz gerektiğinizi buradan anlayabilirsiniz.’’

Cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi destekleyecek?

Birde bu siyasi konular kafamızı karıştırıyor. Soruyorlar bana Abi oyumuzu kime vereceğiz filan. Kime vereceğiz sorulur mu nereye vereceğin belli zaten nereye vereceğin belli. Bütün şer güçler bir tarafa toplanmış, bir tarafta da bizim takım. Bugüne kadar bu insanlar bu Türkiye’ye on bir, on iki senedir ne kadar güzellikler yaptı Allah aşkına.
Bana geçen gün birisi diyor ki; Peki ağabey sen bu yolsuzlukları hoş mu görüyorsun?
Bak kardeşim dedim; kim yolsuzluk yaptıysa Allah cezasını versin, zaten verir. Amma ben kim yolsuzluk yaptı nasıl yolsuzluk yaptı onu görmedim. Fakat yapılan yolları görüyorum. Ben bütün Türkiye’yi geziyorum yapılan yolları görüyorum. Bugün Diyarbakır de, Bitlis de, Mardin de, Siirt de öyle yollar var ki belki İstanbul da yok. Onun için bütün Şark’ı ihya ettiler Allah razı olsun. Ben bunlara dua ediyorum benim on tane reyim olsa onunu da Tayyip Erdoğan’a vereceğim. Allah’ın izni ile çünkü görünen bir şey var. Eğer biz bunu göremezsek, bu yapılanları göremezsek Allah bunu da elimizden alır. Çünkü Diyor ki; Nimet şükrü görmezse gider. Şükür, nimeti ziyadeleştirir gafleti dağıtır. Üstadım öyle diyor. Ben dersi ondan öyle alıyorum.

"Asayişi bozacak kim olursa olsun bizim karşımızdadır"

Sonra biz asayiş istiyoruz. Asayişin teminini istiyoruz. Asayişi bozmaya kalkacak kim olursa olsun, bizim karşımızdadır. Benim karşımdadır kim olursa olsun. Çünkü bir yerde asayiş olmazsa orda Kur’an din iman hizmeti de olmaz. Evvela asayiş olacak. Onun için biz bu görünen bu idareden memnunuz. Allah Razı olsun. Ufak tefek arızalar belki ufak tefek haksızlıklar olabilir, olabilir ama biz onların da çözülmesi için çalışacağız.

Üstad diyor ki Bediüzzaman Hazretleri; Bir Hükümetin icraatının hayırları çoksa dua edeceksin hürmete layıktır. Çünkü iyilikleri kötülüklerine tamiratı tahribatından fazla ise o hürmete layıktır. Zaten Cenabı Allah’ta Kur’an-ı Kerimde öyle. Adalet terazisinde mükellefinin amalini tartacak eğer sevapları ağır gelirse Cennete gidecek, günahları ağır gelirse Cehenneme gidecek yanmaya biraz. Eğer ikisi eşit kalırsa Araf’ta kalacak elliye elli olursa Araf’ta kalıyor, bir zaman sonra belki cennete gider onları bilemiyoruz. Amma bildiğimiz bir şey varsa hasenatı seyyiatına üstünse hürmete layıktır. Bu şahısta olsa, dernekte olsa, askerde olsa, hükümette olsa böyle bakacağız. Bizim ölçümüz Kur’an’i dir, Şer-i dir, Sünnete göre bakacağız yoksa bana ufak bir hareket yaptı ufak bir yanlış yaptı diye onun bütün iyiliklerini silmek garaz damarıyla bakmak çok yanlıştır.

Bir insan diyor bir şeye garaz damarıyla bakarsa göremez. Şeytanı melek görür meleği de şeytan görür. İşte karşımızda toplantılar bir tarafta bu var, Allah akıl vermiş ben kabre tek başıma gideceğim. Cemaatle beraber gitmeyeceğim ben. Kabre tek başıma gireceğim ben. Allah bana akıl vermiş. Ben görüyorum bu kırmızıdır bu siyahtır bu beyazdır, bu ekmektir bu sudur bu şeftalidir bu kayısıdır görüyorum. Ben bunu idrak ediyorum. Öyle ise ben bunu da görüyorum.

"Ben bu hükümetin neler yaptığını iyi biliyorum"

Bak sağlık hususunda neler yaptılar. Ben gidiyorum hastaneye hangi hastaneye gidersem gideyim. Beni, bakıyorlar kimliği veriyorum ilaçlarımı veriyorlar. Ben öyle zamanlar yaşadım ki ben 77 yaşındayım. Kuyrukta bekliyorduk ilaç alacağız diye. Rezil ediyordu milleti Allaha şükür bak şimdi. Bütün bunları görmezlikten gelmek, ondan sonra bakın kızlarımız okullara gidiyordu başları neler peruk takıyorlardı zavallı tam okula girerken başını açıyordu. Şimdi başlarını örtmek için serbest ettiler. İmam hatipli talebelerimize hat koymuşlardı, üniversiteye giremesinler diye, Devlet kadrolarına giremesinler diye, hep kendileri orada dolaşsın diye, hat koymuşlardı.

Şimdi bu zat o hattı kaldırdı. Milletvekili bayanları bile meclise girmesini sağladı. E bütün bunlar daha çok ben siyasi olmadığım için sayamıyorum yani çok güzellikler yaptı. Artık bunu görmemezlikten gelmek, bunu yıpratmaya çalışmak, başka bir alternatif çıkarmak, başka bir deneyim yapmak çok yanlış bir şeydir. Onun için benim bütün arkadaşlara tavsiyem, kardeşlerime, beni tanıyanlara beni adam yerine koyanlara, hepsine tavsiyem : ‘’ TAYYİP Erdoğan’dır’’ yani. Benim on tane parmağıma on tane imkân verse yüksek seçim kurulu onunu da Tayyip’e basacağım. İki kere iki dört ister çarp ister topla. Bizim havamız görüşümüz fikriyatımız budur yani...

 

HABER7

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler