YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şah Fırat Operasyonu'nda gözden kaçan ayrıntı!
Tarihçi-yazar Koray Şerbetçi, Şah Fırat Operasyonu'nun aslında askeri strateji bilimi açısından ne anlama geldiğini analiz etti. Şerbetçi'ye göre Türkiye aslında Şah Fırat operasyonunu yaparak inisiyatifi İngilizlerin elinden aldı!
Şah Fırat Operasyonu'nda gözden kaçan ayrıntı!
26 Şubat 2015 / 07:35 Güncelleme: 26 Şubat 2015 / 07:40

Şah Fırat operasyonuna ilişkin sosyal medyada herkesin ağzına geleni söylemesinin sonuca ulaşmak açısından yanlış olduğunu belirten Koray Şerbetçi, konuya askeri stratejiler ve tarihsel bağlamda yorum getirilmesinin daha faydalı olacağını savundu.

Şerbetçi, Ortadoğu'da DEAŞ'ın bir maşa olduğunu artık herkesin bildiğini vurgulayarak, "İngiliz aklı"na ve "stratejisi"ne işaret etti. İngiliz İmparatorluğu'nun ana stratejisinin "düşmanı uzun vadede yıpratmak, düşmanını parçalayarak güçsüz kılmak ve hiç beklemediği yerden vurarak onu savaşa çekmek" olduğunun altını çizen Koray Şerbetçi, Türkiye'nin aslında Şah Fırat operasyonunu yaparak inisiyatifi İngilizlerin elinden aldığını belirtti.

Koray Şerbetçi Ortadoğu'daki durumu ve Süleyman Şah'a yapılan operasyonu birçok yönüyle şöyle analiz etti:

Sıkıntı bence, bu meselelerin sosyal medyada, bilen bilmeyen herkes tarafından vıcık vıcık hale getirilmesinden kaynaklanıyor.

Ortada diplomatlar var, yürütme organı (hükümet) var, bir de askerler var. Bu operasyon bunlarla yapıldı.

Demoktarik tıp olmaz

Heredot bize Babil'i anlatırken "Babil'de hekimler yoktur" diyor. Mesela benim karnım ağrıdı, gidiyorum Babil'in meydanına, oturuyorum orada. Belli bir yer var hastalar oraya oturuyor. Gelen geçen bana "ne oldu" diyor. Ben de "karnım ağrıyor" diyorum. Oradaki adam diyor ki, "benim kardeşimin de ağrımıştı, şu otu kullanmıştı, onu kullan". Öbürü geliyor, "benim bacanağım bu otu kullanmıştı, bunu kullan" diyor.

Ben bir yazımda buna "demokratik tıp" demiştim. Demokratik tıp olur mu? Olmaz. Bazı konular herkesin söylediğine göre olmaz. Bazı konuların uzmanları vardır. Mesela, tıpta demokrasi olmaz. Hekimin otoritesi vardır. Kendini hekime bırakırsın, dediğini yaparsın, yapma dediğini de yapmazsın.

Bu teknik bir mesele

Bu olay da buna dönüştü. Herkesin bir fikri var: "Bizimdi, çekildik, kaybettik, kazandık, zafer, hezimet, almalıydık..." Bu bu kadar da vıcık vıcık olacak, Babil'deki tıp gibi değil. Bu konunun uzmanları var. Askerler var, diplomatlar var, hükümet var ve bu olayın bir sürü boyutu var. Askeri boyutu var, dışişleri boyutu var, tarihi boyutu var, uluslararası hukuk boyutu var... 4-5 boyutta konuşulması gerekirken, "zafer mi hezimet mi" deniyor. Tek boyuta indirmesi sıkıntı yaratıyor. Bu teknik bir mesele.

Amerikalı generaller halen Çinli general Sun Tzu'nın kitabını okutuyorlar. Milattan önce yaşamış. Askerlik felsefesinin kurucusudur Sun Tzu. Onun Tao Paradoksu diye bir savaş taktiği var. Diyor ki, "kendini tanı, düşmanını tanı, asla yenilmezsin".

Tao Paradoksu da şudur: Düşmanın seni hazır zannediyorken, geri çekil. Düşmanın seni zayıf zannediyorken hücum et. Asla düşmanına fırsat verme.

Karakozak'taki Süleyman Şah Türbesi, savunma anlamında stratejik bir yer ama çok elverişli bir yer değil. Etrafını kuşatsa DEAŞ, 40 askerle ne kadar direneceksiniz?

Türkiye siyaseten ne yapmak istiyor?

Savaş siyasetin bir uzantısıdır. Siyasette ne yapmak istiyorsunuz? Savaşa girmek istiyor musunuz? İstemiyorsunuz. O halde, bunun uzantısı olarak savaşa girmemek için tedbir alacaksınız.

Süleyman Şah askeri açıdan Türkiye'nin zayıf karnı mıydı? Evet.

Oraya bir saldırı yapılsaydı Allah korusun. DEAŞ askerlerimizi esir alsaydı, katletseydi, buna karşılık vermeyecek miydik, verecektik. İşte Türkiye burada Sun Tzu'nun Tao Paradoksu'nu gerçekleştirdi. Askeri açıdan zayıf karnını kapattı. Çünkü bunun politik devamı gelecekti.

İngiliz imparatorluğunun stratejisi

Şimdi ilginç bir şey söyleyeyim. İnsanların sosyal psikolojisini anlamadan siyasi olayları anlamak mümkün değil. İngilizlerin 19. yüzyılda zirveye varmış, 20 yüzyılda 2. Dünya Savaşı'na kadar devam etmiş o İngiliz İmparatorluğu'nun stratejisine baktığımız zaman şöyle bir şey var:

Düşmanını uzun vadede yıpratmak. İngilizler doğrudan ani saldırı yapmazlar. Düşmanını uzun vadede yıpratırlar. Düşmanının gücünü dağıtırlar. Üçüncüsü olarak da, düşmanını hiç beklemediği yerden vurarak savaşa dahil ederler.

DAEŞ'in maşa olduğunu biliyoruz

Bugünkü durum buna uyuyor mu uymuyor mu? DAEŞ'in maşa olduğunu, arkasında kimlerin olduğunu biliyoruz. İngilizler Şah Fırat'a kadar inisiyatifi elde tutmuştur. Askerlik stratejisinin kanunudur. İnisiyatifi elde tutan kazanır. Şimdi ise Türkiye zayıf karnını kapatarak inisiyatifi tuttu.

Koray Şerbetçi bu açıklamaları  24 TV'deki Bıçak Sırtı programında yaptı.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler